Nisan 2024

SGK SİGORTA PRİMİ TEŞVİKLERİNDEN HANGİ DURUMLARDA GERİYE DOĞRU YARARLANILABİLİR?

Uncategorized

SGK SİGORTA PRİMİ TEŞVİKLERİNDEN HANGİ DURUMLARDA GERİYE DOĞRU YARARLANILABİLİR?

Kayıtlı istihdamın artırılması, gönüllü uyumun ve düzenli prim ödeme kültürünün yaygınlaştırılması, bölgesel gelişmişlik farklarının ortadan kaldırılması, istihdam maliyetlerinin azaltılması, kadınlar, gençler ve engelliler gibi dezavantajlı grupların istihdamının artırılması, mesleki ve teknik eğitimin özendirilmesi, ekonomik krize bağlı işten çıkarmaların önüne geçilmesi, kültür yatırım/ girişimlerinin ve Ar-Ge faaliyetlerinin teşvik edilmesi gibi amaçlarla sigorta primi teşvik ve destekleri ile ilgili çok sayıda yasal düzenleme yapılmıştır.

Halen uygulaması devam eden 14’ü 4/a (SSK) kapsamında sigortalı çalıştıran işyerlerine, 2’si 4/b (Bağ-Kur) sigortalılarına yönelik toplam 16 adet sigorta primi teşvik ve desteği bulunmaktadır.

Bu teşvik ve destekler aşağıda belirtilmiştir.

– Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası işveren hissesinden 5 puan indirim

– Yurtdışına götürülen/gönderilen sigortalılar için uygulanan 5 puan indirim

– Sosyal güvenlik destek primi işveren hissesinden 5 puan indirim (EYT teşviki)

– 4/b (Bağ-Kur) sigortalıları için 5 puan indirim

– Genç girişimci teşviki (Bağ-Kur)

– Yatırımlarda devlet yardımları hakkında kararlar uyarınca uygulanan teşvik

– Asgari ücret desteği

– İşsizlik ödeneği alanların istihdamı halinde uygulanan prim teşviki

– Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için işsizlik sigortası primi teşviki

– Genç, kadın ve mesleki belge sahibi olanların istihdamına yönelik teşvik

– Engelli sigortalıların istihdamına yönelik teşvik

– Araştırma, geliştirme ve tasarım faaliyetlerine ilişkin teşvik

– Kültür yatırımları ve girişimlerine yönelik uygulanan sigorta primi teşviki

– Sosyal hizmetlerden faydalanan kişilerin istihdamına yönelik teşvik

– Sosyal yardım alanların istihdamına yönelik teşvik

– İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin desteklenmesine yönelik teşvik

Sigorta primi teşviklerinden geriye doğru yararlanılıp yararlanılamayacağı?

SGK’nın 18.03.2015 tarihine kadar olan uygulamasında, herhangi bir kanunda öngörülen prim teşvikinden yararlanmış olan işverenlerin sonradan bu tercihlerini değiştirerek, kendileri açısından daha avantajlı olan sigorta primi teşvikinden düzeltme yapmak (iptal/ek-asıl bildirge düzenlemek) suretiyle geriye doğru yararlanabilmekteydiler.

Ancak, 27 /3 /2018 tarihli ve 30373 sayılı 2. mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7103 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 70’inci maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na ek 17’nci madde eklenmiş olup, anılan maddenin birinci fıkrasında; “Bu kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmadığı ay/dönemlerde gerekli tüm koşulların sağlanmış olması ve yararlanılmayan ayı/dönemi takip eden altı ay içerisinde kuruma müracaat edilmesi şartlarıyla, başvuru tarihinden geriye yönelik en fazla altı aya ilişkin olmak üzere, yararlanılmamış olan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabilir veya yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimleri başka bir prim teşviki, destek ve indirimi ile değiştirilebilir” şeklinde düzenleme yapılarak geriye doğru en fazla altı ay için sigorta prim teşviklerinde düzeltme yapılarak yararlanma imkânı getirilmişti.

Daha sonra, 22/4/2021 tarihli ve 31462 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7316 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 10’uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un Ek 17’nci maddesinin birinci fıkrası “Bu kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmayan ay/dönemler için geriye yönelik prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılamaz, yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimler başka bir prim teşviki, destek ve indirim ile değiştirilemez. Şeklinde değişiklik yapılarak geriye doğru altı aylık yararlanma imkanı da ortadan kaldırılmış ve bu hüküm 1/5/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bu çerçevede, 5510 sayılı Kanun’un Ek 17’nci maddesinin birinci fıkrasına ilişkin değişiklik 1/5/2021 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdiğinden anılan maddenin birinci fıkrası kapsamında 2021/Mayıs ayı/dönemi ve sonrasına ilişkin olmak üzere;

– 5510 sayılı Kanun ve diğer kanunlarda yer alan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmayan aylar/dönemler için geriye yönelik prim teşviki, destek ve indirimlerden yararlanılması,

– Yararlanılmış olan prim teşvik, destek ve indirimin başka bir prim teşviki, destek ve indirim ile değiştirilmesi,

imkanı bulunmamaktadır.

Sigorta primi teşviklerinden geriye doğru yararlanamama uygulamasının istisnaları

5510 sayılı Kanun’un Ek 17’nci maddesinde yapılan yasal değişiklik uyarınca 2021/Mayıs ayı ve sonrası dönemde 5510 sayılı Kanun veya diğer kanunlarla sağlanan prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılabileceği halde yararlanılmayan ay/dönemler için geriye yönelik prim teşviki, destek ve indirimlerinden yararlanılması ya da yararlanılmış olan prim teşviki, destek ve indirimlerin başka bir prim teşviki, destek ve indirim ile değiştirilmesi mümkün olmamakla birlikte bu uygulamanın aşağıda belirtildiği şekilde istisnaları bulunmaktadır.

Şöyle ki;

1) 5510 sayılı Kanun’un Ek 2’nci maddesinde yer alan sigorta primi teşviki uygulamasında;

– Ekonomi Bakanlığı’nca düzenlenen teşvik belgelerine istinaden SGK’ya intikal ettirilen bilgilerin sisteme kodlanmasının ardından ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğünce/sosyal güvenlik merkezince işverenlere teşvikten yararlanılmasına ilişkin bilgilerin resmi bir yazı ile bildirilmesi,

– Ekonomi Bakanlığı’nca yatırım teşvik belgesi verilen bir işyerine birden fazla yatırım teşvik belgesinin verildiği durumlarda her bir teşvik belgesi için ayrı bir işyeri dosyasının tescil edilmesi,

– Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararlar kapsamında desteklenen tersanelerin gemi

inşa yatırımlarında, teşvikten yararlanılacak her bir gemi için ayrı bir işyeri dosyasının tescil edilmesi,

2) 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun

kapsamında sigorta prim teşvikinden yararlanacak işverenlerce, teşvikten yararlanmaya hak kazanıldığına ilişkin ilgili kurum, kuruluş, vakıf veya denetimle görevli şirketlerden alınan belgeler ile birlikte SGK’nın ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine yazılı olarak müracaat edilmesi,

3) 5225 sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu kapsamında sigorta primi teşvikinden yararlanacak işverenlerce ‘Kültür Yatırım Belgesi’ veya ‘Kültür Girişim Belgesi’ ile kurumlar vergisi mükellefi olduklarına ilişkin ilgili vergi dairesinden alınan belgelerin sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine dilekçe ekinde ibraz edilmesi, gerekmektedir.

Buna göre,

– Yukarıda belirtilen kanunlar (5510/Ek-2, 5746, 5225) kapsamında SGK’nın ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğünce/sosyal güvenlik merkezince; söz konusu teşvik belgelerine istinaden işyeri tescil işleminin yapılamaması veya geç yapılması,

– İşverenlerce ibraz edilen belgelerin ilgili sosyal güvenlik il müdürlüğünce/sosyal güvenlik merkezince uygun görülmesine rağmen sisteme tanımlama işleminin yapılamaması veya geç yapılması,

– İlgili bakanlıkça gönderilen bilgilerin işverenlere hiç bildirilmemiş veya geç bildirilmiş olması,

nedenleriyle işverenlerce, başka bir prim teşvikinden yararlanmak üzere ilgili kanun  numaralarından verilmiş muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin ilgisine göre 25510, 16322, 26322, 05746, 15746, 25225, 55225 kanun numaralarından düzenlenen muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile değiştirilerek işleme alınmasına yönelik talepte bulunulması halinde, işverenlerin iradesi dışında oluşan bu durumlar nedeniyle ilgili kanunlar gereği geriye yönelik teşvikten yararlanabileceklerdir.

2023 YILININ SON ÇEYREĞİNE İLİŞKİN AMORTİSMANLAR EKSİK Mİ AYRILDI?

Uncategorized

2023 YILININ SON ÇEYREĞİNE İLİŞKİN AMORTİSMANLAR EKSİK Mİ AYRILDI?

 

Tüm mükellefler bu konuya odaklanmış vaziyette, benim tahminim bu hafta içinde birinci geçici vergi dönemi için enflasyon düzeltmesinin yapılmayacağının açıklanacağı yönünde. Sanırım enflasyon düzeltmesinin 6 aylık periyotlarla yapılması esası benimsenecek

Değerli okurlar, hesap dönemi takvim yılı olan kurumlarda 2023 yılına ilişkin kurumlar vergisi (KV) beyannamelerinin Nisan ayı sonuna kadar verilmesi gerekiyor.

Beyan süresinin başladığı 1 Nisan’da yazdığım yazıda, bu yıla özgü olarak KV beyannamelerinin verilme süresinin normalde yapılageldiği şekilde birkaç gün uzatılmasının yeterli olmayacağını, uzun bayram ve 23 Nisan tatili ile 20 yıl sonra yapılan enflasyon düzeltmesi işlemlerini yetiştirebilmek için en az 1 ay uzatılması gerektiğini ifade etmeye çalışmıştım. Aynı gerekçelerle 2024 yılı birinci geçici vergi beyan süresinin de uzatılması gerekiyor.

Yanlış anlaşılmasın, mali müşavirler ve çalışanları son yıllarda zaten uzun tatil yapamıyorlar. Mükelleflerin mali işler kadroları, meslek mensuplarına nazaran tatil konusunda daha şanslı oldukları, tatil yapamasalar bile mevcut sürelerde faaliyet sonuçlarını ve dönem sonu işlemlerini vergi danışmanlarının/mali müşavirlerin devreye gireceği aşamaya getirmekte zorlandıkları için süre uzatımına ihtiyaç duyuluyor.

Halen süre uzatımının ilan edilmemiş olmasını endişe verici buluyorum. Birinci geçici vergi döneminde enflasyon düzeltmesi yapılıp yapılmayacağı konusunda şu ana kadar bir açıklama yapılmamış olması ise daha da endişe verici. Tüm mükellefler bu konuya odaklanmış vaziyette, benim tahminim bu hafta içinde birinci geçici vergi dönemi için yapılmayacağının açıklanacağı yönünde. Sanırım enflasyon düzeltmesinin 6 aylık periyotlarla yapılması esası benimsenecek.

Bugün tartışmak istediğim konu bunlar değil. 2023 yılı sonu itibariyle Vergi Usul Kanununun (VUK) geçici 33’üncü maddesi gereğince enflasyon düzeltmesi yapılacağı gerekçesiyle 2023 yılının son çeyreği için, VUK’nun mükerrer 298/Ç maddesine göre yeniden değerlemenin yaptırılmamış olması.

Yeniden değerleme uygulaması, enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönem sonlarında (geçici vergi dönem sonları ve hesap dönemi sonunda) mevcut amortismana tabi iktisadi kıymetler için yapılması mümkün olan bir uygulama. Bir anlamda amortismana tabi iktisadi kıymetlerle sınırlı bir kısmi enflasyon muhasebesi işlemi.

Enflasyon düzeltmesi yapıldığı dönemlerde amortismanlar, VUK’nun mükerrer madde 298/A-6 uyarınca düzeltilmiş değerler üzerinden ayrılıyor. Düzeltmenin yapılmadığı dönemlerde bu eksikliği giderebilmek için, yeniden değerleme uygulamasıyla amortismanların yeniden değerlenmiş değerler üzerinden ayrılmasına olanak sağlanıyor. Yani bir telafi uygulaması…

2023 yıl sonu itibariyle nasıl olsa enflasyon düzeltmesi yapılacağı gerekçesiyle yeniden değerleme yaptırılmaması, son üç aya ilişkin amortisman tutarlarının eksik gider yazılmasına sebebiyet veriyor. Dolayısıyla 2023 yılı kazançları yüksek tespit edilmiş oluyor. 2023 yılı için matrahı çıkan mükelleflerde bu durum fazla vergi ödenmesine neden olacaktır.

Bunu biraz açalım.

2023 yılı düzeltmesi “vergisiz” yapıldığı için kanunun “vergili” enflasyon düzeltmesi uygulanan dönemler için yeniden değerleme yapılmayacağı hükmünü Maliye yanlış yorumluyor!

VUK’nun mükerrer 298/Ç maddesinde, bu maddenin (A) fıkrasında yer alan enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği hesap dönemlerinin sonu itibarıyla amortismana tabi iktisadi kıymetler (bu niteliklerini korudukları müddetçe sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilenler hariç) ve bunlar üzerinden ayrılmış olup bilançolarının pasifinde gösterilen amortismanlar için yeniden değerlemeye yapılabileceği hükme bağlanmış bulunuyor.

Bunun nedeni yukarıda açıklamaya çalıştığım gibi, enflasyon düzeltmesi nedeniyle zaten düzeltilmiş değerler üzerinden amortisman ayrılabileceği için yeniden değerleme işlemine gerek kalmaması.

VUK’nun geçici 33’üncü maddesinin birinci fıkrasında, geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere 2021 ve 2022 hesap dönemleri (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2022 ve 2023 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) ile 2023 hesap dönemi geçici vergi dönemlerinde enflasyon düzeltmesine yapılmayacağı hükme bağlandıktan sonra; ikinci fıkrasında, mükerrer 298 inci maddenin (Ç) fıkrası uygulaması açısından, birinci fıkrada enflasyon düzeltmesi yapılmayacağı belirtilen dönemlerin enflasyon düzeltmesi şartlarının gerçekleşmediği dönem olarak değerlendirileceği hükmüne yer verildi.

İşte bu ikinci fıkra uyarınca, enflasyon düzeltmesi yapılmayan 2023 yılına ait üç geçici vergi dönemi için de yeniden değerleme yapılabildi. Yani 9 aylık kazançlar düzeltilmiş değerler üzerinden ayrılan amortismanlar esas alınarak tespit edildi.

Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin, aşağıda açıklayacağım nedenle 2023 yılı sonu itibariyle düzeltilmiş tutarları üzerinden amortisman ayrılması kabul edilmediği halde 2023 sonu itibariyle yeniden değerleme yapılmasına izin verilmedi.

Bunu yeniden değerlemeye ilişkin 537 sıra no.lu VUK Genel Tebliğinin 6/2 nci bölümündeki açıklamadan anlıyoruz. Çünkü söz konusu bölümde, mükelleflerin VUK’nun geçici 33’üncü maddesi uyarınca şartların gerçekleşmemiş sayıldığı 2022 ve 2023 hesap dönemleri geçici vergi dönemleri sonları itibarıyla da yeniden değerleme yapılabileceği belirtiliyor. Böylece dolaylı olarak 2023 yılı sonu itibariyle yeniden değerleme yapılamayacağı ifade edilmiş oluyor.

VUK’nun, geçici 33’üncü maddesinden önce 1/1/2022 tarihinde yürürlüğe giren mükerrer 298’inci maddesinin Ç fıkrasında yer alan genel hüküm, açıkça bu maddenin (A) fıkrasında yer alan enflasyon düzeltmesi yapma şartlarının gerçekleşmediği hesap dönemlerinin sonu itibarıyla yeniden değerlemeye yapılabileceğini öngördüğü ve bu fıkrada belirtilen enflasyon düzeltmesi şartlarının da “vergili” enflasyon düzeltmesi uygulamasına ait olduğu (yani 2024 ve şartların gerçekleştiği izleyen yıllar) açık olduğu halde Maliyenin ilgili tebliğde hatalı yönlendirme yaptığını düşünüyorum.

Kanun koyucunun 2023 yılının son çeyreğine ilişkin olarak güncellenmemiş değerler üzerinden amortisman ayrılmasını istemiş olabileceğini kabul edemiyorum. Maliye yayımlayacağı bir tebliğ veya sirküler ile bu haksızlığı giderebilir, eksikliği telafi edebilir.

2023 amortismanları zaten kanuna göre düzeltilmiş değerler üzerinden ayrılmalıdır!

Yukarıda açıkladığımız sonuca başka bir açıdan da ulaşabiliriz.

VUK’nun mükerrer 298/A maddesi gereğince, enflasyon düzeltmesi yapılan dönemlerde amortisman uygulamasına düzeltilmiş değerler esas alınıyor, yani düzeltilmiş değerler üzerinden amortisman gideri yazılıyor.

2023 düzeltmesi için herhangi bir geçici madde bulunmadığına göre, bu düzeltmenin de genel hüküm olan VUK’nun mükerrer 298/A maddesine göre yapılması zorunluluktur.

Nitekim enflasyon düzeltmesine ilişkin 555 sıra no.lu VUK Genel Tebliğinin 1 /2 nci maddesinde, 2023 hesap dönemi ve düzeltme şartlarının gerçekleşmesine/varlığına bağlı olarak (geçici vergi dönemleri dâhil) izleyen hesap dönemlerine ilişkin olarak enflasyon düzeltmesine tabi tutulacak mali tabloların ve VUK’nun mükerrer 298 inci maddesinin (A) fıkrası ile geçici 33 üncü maddesine göre yapılacak düzeltme işlemlerinin usul ve esaslarının belirlenmesinin bu tebliğin amacını ve kapsamını oluşturduğu ifade edilmiştir.

Yani geçici 33’üncü maddede, 2023 enflasyon düzeltmesine ilişkin uygulama esaslarına yönelik bir hükme yer verilmediğinden ve geçici 25 benzeri geçmişe ilişkin vergisiz düzeltmeye dair herhangi bir geçici madde de bulunmadığından, 2023 düzeltmesine ilişkin yasal dayanak da VUK’nun mükerrer 298/A maddesidir.

Bu maddede de açıkça amortismanların düzeltilmiş değerler üzerinden ayrılması öngörülmektedir. Buna rağmen 555 no.lu tebliğde, 2023 hesap dönemine ait vergi matrahının, düzeltme öncesi mali tablolara göre tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle 2023 hesap dönemi amortisman giderlerinin de enflasyon düzeltmesi öncesi değerler üzerinden hesaplanacağı belirtilmiştir (Madde 12/4) Bu gerekçe ile düzeltilmemiş değerler üzerinden amortisman ayrılması gerektiği görüşüne katılmıyorum.

Maliye kanunu amaçsal yorumlayarak, amortismanların düzeltilmiş değerler üzerinden ayrılmasını kabul etseydi, son çeyreğe ilişkin yeniden değerlemenin yaratacağı sonuç sağlanmış olacaktı. Yani haksızlık giderilebilecekti.

Sonuç olarak, 2023 yılının son 3 ayına ilişkin yeniden değerleme yaptırılmaması ve 2023 amortismanlarının düzeltilmiş değerler üzerinden ayrılmasına izin verilmemiş olması nedenleriyle 2023 yıl sonu itibariyle amortismanların eksik gider yazılmış olduğunu, dolayısıyla 2023 kurum kazancının yüksek oluştuğunu düşünüyorum.

Bu gerekçe ile 2023 yılı KV beyannamelerinin ihtirazî kayıtla verilmesi seçeneği değerlendirilebilir.

Erdoğan Sağlam

https://t24.com.tr/yazarlar/erdogan-saglam/2023-yilinin-son-ceyregine-iliskin-amortismanlar-eksik-mi-ayrildi,44484

İHRACAT VE ÜRETİM FAALİYETLERİNİN BİRLİKTE YAPILMASI HALİNDE 1 VEYA 5 PUAN KURUMLAR VERGİSİ İNDİRİMİ NASIL UYGULANACAK?

Uncategorized

İHRACAT VE ÜRETİM FAALİYETLERİNİN BİRLİKTE YAPILMASI HALİNDE 1 VEYA 5 PUAN KURUMLAR VERGİSİ İNDİRİMİ NASIL UYGULANACAK?

 

Nasıl ki KDV uygulamasında, mükellef lehine bir yorumla indirilemeyen KDV’nin öncelikle iade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklandığı kabul ediliyorsa, KV indirim uygulamasında da benzer bir yaklaşım sergilenebilir

 

Değerli okurlar, 15 Nisan 2024 tarihinde yazdığım yazıda 2023 yılında kurumlar vergisi (KV) oranının ihracat yapan kurumların sadece ihracattan elde ettikleri kazançlarına 5 puan, sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyetiyle uğraşan kurumların sadece üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına ise 1 puan indirimli uygulanacak olmasını bazı açılardan irdelemiştim.

Bu indirim, 2022 kazançlarından başlamak üzere iki tür kazanç için de 1 puan şeklinde yürürlüğe konulmuş, ancak 2023 yılı kazançlarından geçerli olmak üzere ihracat kazançlarında 5 puana çıkarılmıştır. Yani ihracat ve imalat kazançları için farklılaştırılmıştır.

Bugün biraz detaya gireceğim.

İhracat ve imalat kazançları için 2023 yılında uygulanacak KV oranları

Kurumlar vergisi oranı, kurumların 2023 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına (özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2023 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına) uygulanmak üzere yüzde 25’tir.

Buna göre, ihracatçı ve imalatçı kurumların başka indirimli oran olanakları yoksa ihracat ve/veya imalat kazanlarına uygulanacak oran şöyledir:

Bu 1 ve 5 puanlık indirimli oranlar, kurumların varsa diğer indirim hakları uygulandıktan sonraki kurumlar vergisi oranı üzerine uygulanır. Örneğin ihracatçı ve imalatçı kurumların payları Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda ilk defa işlem görmek üzere en az yüzde 20 oranında halka arz edildiği için 2 puan indirim hakkı varsa, önce 2 puan indirim, sonra 1 veya 5 puan indirim uygulaması yapılır. Kanun bunu açıkça hükme bağlamıştır.

İhracat ve üretim faaliyetlerinin birlikte yapılması halinde 1 veya 5 puanlık indirimli uygulaması nasıl yapılacak?

Kurumların hem imalat hem de ihracat kazançları varsa 1 veya 5 puan indirimden hangisinin öncelikle uygulanacağına dair kanunda hüküm yoktur.

Eğer imalat faaliyetiyle uğraşan kurum ürettiği malları bizzat veya dış ticaret sermaye ya da sektörel dış ticaret şirketleri aracılığıyla ihraç ediyorsa, kazanç hem 1 puan hem de 5 puan indirime tabi olacağı için önceliğin 5 puan indirime verileceği açıktır.

Ancak imalatçı kurumların ürettikleri ürünlerin bir kısmını yurt içine bir kısmını ise yurt dışına satmaları halinde, yurt dışına satılan ürünlere ilişkin kazanca 5 puan, yurt içine yapılan satışlardan hesaplanan kazanca ise 1 puan indirim uygulanması gerekir.

İhracat kazançlarına ilişkin indirimin 5 puana çıkarılmasından önce hem ihracat hem de üretim faaliyetinden doğan kazançlar için 1 puanının geçerli olduğu tarihte yayımlanan tebliğde ihracat ve imalat faaliyetinin birlikte yapılması halinde indirim uygulamasının nasıl yapılacağı aşağıdaki şekilde açıklanmıştı:

Sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden mükelleflerin ürettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançlarına kurumlar vergisi oranı, üretilen ürünlerin yurt içinde ve yurt dışında satılmasına göre ayrım yapılmaksızın, üretim faaliyetinden elde edilen kazanç olarak bu Kanunun 32’nci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 1 puan indirimli uygulanacaktır.

Bu Kanunun 32’nci maddesinin gerek yedinci gerekse sekizinci fıkraları bir bütün olarak değerlendirilecek olup mükellefler tarafından bu kapsamda üretilen ürünlerin satışından elde edilen kazancın bir kısmı veya tamamı ihracattan kaynaklansa bile bu kazanca üretim faaliyetinden elde edilen kazanç olarak kurumlar vergisi oranı zaten 1 puan indirimli olarak uygulanacağı için, bu kazancın ihracata isabet eden kısmına ikinci defa indirime yol açacak şekilde ayrıca 1 puan indirim uygulanmayacaktır.”

İhracat ve imalat kazançlarının her ikisi içinde 1 puan indirim uygulandığı dönemde indirimin bir bütün olarak değerlendirilmesi ve kazancın bir kısmı veya tamamının ihracattan kaynaklansa bile üretim faaliyetinden elde edilen kazanç olarak kabul edilmesinin mükellef aleyhine bir sonucu yoktu.

Ancak ihracat kazançları için indirim 5 puana çıkarıldıktan sonra ihracatçıların 4 puan indirim hakkını yok eden böyle bir yaklaşım kanuna aykırıdır, kabul edilemez. Bu konuda Maliyeye verilmiş bir yetki de yoktur.

Bu nedenle üreticilerin ürettikleri ürünleri yurt içinde satışından doğan kazançlarına 1 puan, ihraç etmelerinden doğan kazançlarına ise 5 puan indirim uygulanacaktır. Kanunda bu iki indirim arasında bir öncelik sırası düzenlenmemiş olduğu için de mükellefler kendileri için daha avantajlı olan 5 puan indirimi öncelikle uygulayabilirler. Buna yasal bir engel yoktur. Mükellef hakları bunu gerektirir.

Tebliğdeki açıklama yeni düzenleme karşısında yok hükmündedir.

Burada önemli olan üreticilerin üretip ihraç ettikleri ürünler için 5 puan indirime ilaveten üretim kazancı gerekçesiyle ayrıca 1 puan indirimden yararlanmamaları gerektiğidir. Çünkü kanunda bu kazançların ihracata isabet eden kısmı için 5 puan indirimden faydalananlara ayrıca 1 puan indirim uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir.

Maliyenin acilen tebliğdeki bugün için hatalı açıklamaları ve örnekleri düzeltmesi gereklidir. Aksi durumda birçok ihtilaf yaşanması kaçınılmazdır.

Tebliğdeki bazı örneklerin nasıl değiştirilmesi gerektiği yönündeki önerilerimi aşağıdaki tabloda görebilirsiniz.

Esasen matrahın kurum kazancından düşük olduğu durumlarda, indirim uygulamasının yukarıdaki 2.örnekte olduğu şekilde orantı yoluyla değil, daha yüksek indirim oranına öncelik verilmek suretiyle yapılmasının daha adil olacağını düşünüyorum.

Nasıl ki KDV uygulamasında, mükellef lehine bir yorumla indirilemeyen KDV’nin öncelikle iade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklandığı kabul ediliyorsa, KV indirim uygulamasında da benzer bir yaklaşım sergilenebilir.

Bu anlayışla 2. örneği çözersek; ihracattan elde edilen kazanç matrahtan düşük olduğu için ihracat kazancının tamamı (1.500.000 TL) üzerinden kurumlar vergisi 5 puan indirimle yüzde 20 oranında, kalan 500.000 TL’lik matrah 900.000 TL’lik üretim kazancından düşük olduğu için bu tutar üzerinden 1 puan indirimle yüzde 24 oranında kurumlar vergisi hesaplanacaktır. Bu yaklaşım kabul edilecek olursa bu örnekte genel oran uygulanmayacaktır.

KKEG ve indirim/istisna tutarlarının indirim uygulamasına etkisi konusunda da Maliyenin tebliğdeki yaklaşımına katılmıyorum. Kanaatimce her bir KKEG unsuru ile indirim veya istisna tutarlarının hangi kazanç unsuru ile (1 veya 5 puan indirime tabi ya da indirime tabi olmayan diğer kazançlar şeklinde) ilgili olduğu kolaylıkla tespit edilebilir.  Buna göre yapılacak hesaplama çok daha sağlıklı sonuçlar verecektir.

Yazı uzadığı için bu konuyu burada kesiyorum, başka bir yazımda detaylandırmaya çalışacağım.

Tüm mükellef yetkilileri ve mali müşavirlere kurumlar vergisi hazırlıklarında kolaylıklar diliyorum. Böyle giderse muhasebeci ve mali müşavir olmayı isteyecek kimse bulamayacağız!

Erdoğan Sağlam

https://t24.com.tr/yazarlar/erdogan-saglam/ihracat-ve-uretim-faaliyetlerinin-birlikte-yapilmasi-halinde-1-veya-5-puan-indirimli-kurumlar-vergisi-orani-uygulanacak-kazanc-nasil-hesaplanacak,44512

VERGİ YASALARININ GERİYE YÜRÜTÜLMESİ TARTIŞMA YARATTI

Uncategorized

VERGİ YASALARININ GERİYE YÜRÜTÜLMESİ TARTIŞMA YARATTI

Ek verginin iptal talebini reddeden Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararı vergi kanunlarının geriye yürütülmesi tartışması başlattı. TÜRMOB, bu karar ile birlikte anayasal vergilendirme ilkeleri, evrensel hukuk ilkeleri, mülkiyet hakkının ortadan kaldırılabileceğine dikkat çekerken, vergi kanunlarının geriye yürütülmesinin önünün açıldığını düşünüyor.

Anayasa Mahkemesi, depremin olumsuz etkilerinin giderilmesi amacıyla kurumlar vergisine bir defaya mahsus ek vergi getirilmesini öngören düzenlemenin iptal talebini reddetti. Yüksek mahkemenin bu kararı, hukuk sisteminde kanunlarının geriye yürütülmemesi ilkesinin zedelenmesi tartışması başlattı.

TÜRMOB, bu karar ile birlikte anayasal vergilendirme ilkeleri, evrensel hukuk ilkeleri, mülkiyet hakkının ortadan kaldırılabileceğine dikkat çekerken, vergi kanunlarının geriye yürütülmesinin önünün açıldığını düşünüyor. Güncel Grup Yönetim Kurulu Başkanı YMM Yılmaz Sezer, bu kararın yabancı yatırımcıya en çok ihtiyaç duyulan dönemde, yatırımcıları şaşkına çevirdiğini bildirdi. Buna karşılık Yeni Ekonomi Danışmanlık AŞ Kurucu Ortağı YMM Nazmi Karyağdı ise yatırım kararı verildikten sonra yapılan vergisel değişikliklerin yatırım ortamını olumsuz etkilemekle birlikte olağanüstü durumların devleti olağan olmayan çözümlere zorladığını aktardı. Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Av. Mehmet Gün de olağanüstü durumlarda ‘geriye yürümezlik’ ilkesinin işlemeyebileceği değerlendirmesinde bulundu.

Güncel Grup Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Sezer: “Yabancı yatırımcılar açısından endişe yaratıyor”

Kanunların geriye yürümezliği ilkesi hukukun genel kabul görmüş ilkelerinin başında yer almasına rağmen, Anayasa Mahkemesi vermiş olduğu son kararlar ile bu hukuk genel kurulanı yok saymıştır.

Vergi gelirlerinin yetersiz olması sonucu maliye bakanlığının hukuk genel teamüllerine aykırı davranarak vergi toplaması ve anayasa mahkemesinin de bu uygulamayı haklı ve yerinde görmesi günümüz Türkiye’sinde başka bir tartışmayı gündeme taşımaktadır. Çünkü vergi çok hassas bir konudur ve ancak kanunla konulur ve kanunla kaldırılır. Yaşanılan son olayda ise genel hukuk kuralı yok sayılmıştır. Ekonominin sıkıntılı olduğu, vergi gelirlerinin toplanamadığı, bütçenin ciddi açık verdiği günümüz Türkiye’sinde; bundan sonra da yine benzer hukuk ihlalleri yapılarak, kanunsuz ya da kanunların ve hukuk kurallarının yok sayılarak vergi toplanılmaya çalışıldığı bir sürece mi giriliyor diye düşünmeden edemiyoruz. Tabi bu durum özellikle yabancı yatırımcılar açısından büyük bir endişe yaratmaktadır. Bir yandan yabancı yaptırımcı çekmek isteyip, (yabancı yatırımcıya ihtiyacımız varken) var olan hukuk kurallarını ihlal ederek onları şaşkına çevirmek sanırım yeni bir politika gereği. Kanunsuz ve hukukun genel kurallarına aykırı vergi toplamaz. Bunun sonuçlarını kısa ve uzun vadede millet olarak çok pahalıya öderiz.

Yeni Ekonomi Danışmanlık AŞ Kurucu Ortağı Nazmi Karyağdı: “Olağanüstü durumlar devleti olağanüstü çözümlere zorluyor”      

Vergilendirmenin en temel ilkelerinden biri “yasaların geriye yürütülmemesi” ilkesidir. Bu ilke aynı zamanda “hukuk güvenliği” ve “hukuk devleti” ilkelerinin de bir anlamda sağlayıcısıdır. Yatırım kararları verilip iş planları yapıldıktan sonra sıklıkla yapılan vergisel değişikliklerin ülkelerin yatırım ortamını olumsuz etkilediği bir gerçektir. Ancak olağanüstü durumlar, devletleri olağan olmayan çözümlere zorlamaktadır. Hele ki ek kaynağa ihtiyaç olduğu dönemlerde bu durum kaçınılmaz hale gelmektedir. Geçen yıl 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta yaşadığımız depremler sonucunda ortaya çıkan büyük yıkımın yaralarının sarılması ve hayatın yeniden olağan akışına dönmesi Devletin acil önlemler almasını zorunlu kıldı. Mali güce göre vergi ödeme ilkesini göz önünde bulundurarak getirilen ek verginin, geçmiş yılın ekonomik faaliyeti üzerinden alındığı bir bilinen gerçektir. Nitekim AYM’de bu durumu kararında açıkça ifade ediyor. AYM’nin doğal afetler, savaş ve seferberlik hâli, siyasi, ekonomik ve sosyal kriz durumlarında toplanmak zorunda kalınan vergilerde “geriye yürümezlik” ilkesini bir anlamda askıya alması kamu yararı açısından sağlam bir gerekçeye dayanmaktadır.

Daha İyi Yargı Derneği Başkanı Av. Mehmet Gün: “Olağanüstü durumlarda ilke işlemeyebilir” 

“Vergi ile ilgili konularda, ‘geriye gitmezlik’ ilkesi olağanüstü durumlarda işlemeyebilir. Nitekim, 6 Şubat deprem felaketi nedeniyle çıkarılan vergiler bakımından deprem, olağanüstü hal sayılabilir.”

“AYM olağanüstü durumda mülkiyet hakkı ihlalinin göz ardı edilebileceğini değerlendirdi”

EKONOMİ Yazarı YMM Abdullah Tolu

Kanunların yürürlüğe girmeden önceki dönemler için yeni kanun hükümlerinin uygulanmaması hukuki güvenlik ilkelerinden biri olan “kanunların geriye yürümezlik ilkesi” olarak değerlendirilir. Hukuk sistemimiz için çok önemli bir teminattır bu ilke. Diğer ilkeler ise belirlilik ve kıyas yasağı’dır.

Hukuki bir sonuç doğduktan sonra vergi yükünü artıran düzenlemelerin uygulanması gerçek geriye yürüme olarak adlandırılır. Ancak, hukuki sonuç doğmadan vergi yükünün artırılması ise gerçek olmayan geriye yürüme’dir. Hukukumuzda temel kural gerçek geriye yürüme geçersiz, gerçek olmayan geriye yürüme ise geçerlidir.

7440 sayılı Af Yasası’nın 10/27. Maddesinde yer alan ek vergi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı olduğu iddia edildi ve bu Yasa’nın muhtelif hükümleri Anayasa Mahkemesine taşındı.

Anayasa Mahkemesi ise 19 Nisan 2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararında kamu yararının gözetildiği ve bu nedenle de mevcut düzenlemenin geriye yürüyebileceğine hükmetti.

Bu durum, olağanüstü koşullarda yasa koyucuya benzer düzenlemelerin yapılabileceğini ve deprem gibi olağanüstü durumlarda kamu harcamalarının finanse edilmesi anlamında ek vergi yükü getirilebileceğine, bu nedenle de, Anayasanın diğer muhtelif hükümlerinin normal dönemlerde işlediği gibi işlemeyeceğini göstermektedir.

Anayasa Mahkemesi bu kararıyla deprem gibi olağanüstü dönemlerde geriye yürümenin olabileceğini, ölçülülük ilkesine takılmamayı ve dolayısıyla da mülkiyet hakkının ihlali hükümlerinin de göz ardı edilmesi gerektiğini kamu yararı üst perdesinin altında değerlendirmiştir.

19 Nisan’da yayımlandı

Geçtiğimiz yıl yaşanan deprem felaketinin ardından çıkarılan 7440 sayılı Kanun ile afetzedelerin acil ihtiyacının karşılanması, bölgenin yeniden inşası amacıyla 2022 hesap dönemine ilişkin bir defaya mahsus olmak üzere yüzde 10 ek kurumlar vergisi alınması hükme bağlanmıştı. Ek vergi, çeşitli istisnalardan yararlanan mükellef ere ise yararlandıkları istisna tutarının yüzde 5’i kadar uygulanmıştı. Ek vergiye ilişkin İstanbul 1. Vergi Mahkemesi iptal istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuş, Mahkeme de başvuruyu 19 Nisan’da Resmi Gazete’de yayımlanan kararı ile reddetmişti.

1999’da da reddedilmişti

1999 depreminin hemen ardından çıkarılan 4481 sayılı Kanun ile, deprem nedeniyle ortaya çıkan kamu finansman ihtiyacının giderilmesi amacıyla gelir ve kurumlar vergisi matrahları ile belli miktarın üzerindeki ücretler, bina, arsa, arazi, motorlu taşıtlar ve cep telefonları üzerinden bir defalık ek vergi getirilmişti. Bu ek vergilerin iptali istemiyle de AYM’ye başvurulmuş ve mahkeme iptal taleplerini reddetmişti. Aynı şekilde geçen yılki depremden sonra alınan ek MTV’ye yönelik iptal başvurusu da reddedilmişti.

Hüseyin GÖKÇE/ ANKARA

https://www.ekonomim.com/ekonomi/vergi-yasalarinin-geriye-yurutulmesi-tartisma-yaratti-haberi-739508

IBAN’INI KULLANDIRANA HAPİS CEZASI

Uncategorized

 

IBAN’INI KULLANDIRANA HAPİS CEZASI

Bankaya gidip bildirimde bulunmamış ve IBAN’ını kullandırdığı anlaşılan kişi için ya bir yıla kadar hapis cezası ya da beş bin güne kadar adli para cezası kesilecek

 

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek kayıt dışılıkla mücadele kapsamında tüm tuşlara aynı anda basmaya başladı. Bastığı bu tuşlardan bir tanesi de kendi banka hesabını başkalarına kullandıranlarla alakalıdır.

Bakan Şimşek, kişisel hesaplara (IBAN) gelen paraların nereden ve niçin geldiğinin sorgulanma süreci için vergi idaresine talimat verdi. Ve böylece bir tür kazıma yöntemiyle vergi idaresi kayıp ve kaçakla mücadele etmek adına binlerce hesabı takibe aldı.

Ne oluyor?

Vergi idaresi, şu aralar mal ve/veya hizmet satışı yapan kişilerin/şirketlerin, bu satış dolayısıyla alması gereken parayı kredi kartı ya da nakit olarak al(a)madığı durumlarda ilgisiz kişilerin banka hesaplarına transfer yoluyla gönderilmesi sonucu ortaya çıkan kaybı sorgulamakta. Örneğin bir tüccar, bir malı ya da hizmeti birine satarken ürünün parasını ya nakit ya da kredi kartıyla alabilmektedir. Bunun karşılığında da tüccar, yasaların izin verdiği hadler ve koşullar doğrultusunda ya fiş ya da fatura düzenlemek zorundadır.

Buraya kadar bir sorun yok ancak satıcı bazen sattığı ürünü kredi kartı komisyonundan ve dolayısıyla da gelir/kurumlar vergisi ile KDV’den kaçmak için alıcıdan, verdiği bir IBAN numarasına parayı göndermesini istemektedir. Böylece mal/hizmet satışı görüntüde olmamış sayılacak ve vergi de ödenmemiş olacaktır.

Paranın geldiği IBAN ise ya o işletmede çalışan birine ya işletme sahibinin çocuğu, eşi gibi yakınlarından birine ya da güvendiği başka birine ait olabilmektedir. Hatta işletme sahibiyle hiçbir akrabalık bağı olmayan başka birine de ait olabilmektedir.

Tam da bu noktada Hazine ve Maliye Bakanlığı, bu şekilde para gelen IBAN sahiplerini incelemeye başladı. Bu IBAN denetim işlemi, Vergi Dairesi Başkanlıklarının olduğu yerde vergi dairesi başkanlığı ­-29 ilde vergi dairesi başkanlığı bulunmaktadır- olmayan yerlerde ise defterdarlıklar vasıtasıyla yapılacak.

Malı/hizmeti satan için idari para cezası var

Malı ve/veya hizmeti satan kişilerden öncelikle alınmayan ­kurumlar, gelir, KDV gibi vergiler alınacak. Akabinde alınmayan bu vergilerin bir (1) katı kadar da vergi ziyaı cezası ile düzenlenmeyen faturalar için düzenlenmesi gereken fatura tutarının yüzde 10’u kadar da özel usulsüzlük cezası kesilecek. Ancak kesilecek bu yüzde 10’luk tutar 2024 yılı için 3 bin 400 TL’yi geçmiyorsa 3 bin 400 TL, şayet üstünde ise o tutar kesilecek. Örneğin, bu şekilde satılan ancak faturası kesilmeyen ürünün fiyat 25 bin TL ise bunun yüzde 10’u 2 bin 500 TL olacak ama 2024 yılı için asgari 3 bin 400 TL’yi geçmediği için 3 bin 400 TL kesilecek. Ya da satılan ürünün fiyatı 60 bin TL ise 60 bin TL’nin yüzde 10’u 6 bin TL’dir ve bu tutar da asgari ceza tutarı olan 3 bin 400 TL’nin üstünde olacağından bu işlem için 6 bin TL özel usulsüzlük cezası kesilecektir. Bu şekilde kesilecek özel usulsüzlük cezası da 2024 yılı için en fazla 1 milyon 700 bin TL olacaktır. Ayrıca alınmayan vergiler üzerinden her ay için aylık yüzde 3,5 gecikme faizi de alınacak

IBAN’ını kullandıran için idari para cezası var

IBAN’ını kullandıran için ise daha vahim bir durum var; hem vergi ve idari para cezası hem de hapis cezası. Daha vahim olan ise basında dolaşan haberlere göre IBAN’ını kiralayan binlerce kişinin olmasıdır.

Zaten hiç kimse de IBAN’ını bir karşılık olmadan “tanımadığı” birine kiralamayacağına göre IBAN sahiplerinin komisyon aldığı varsayılacak ve aldığı varsayılan ya da gerçekte aldığı komisyon dolayısıyla gelir ve katma değer vergisi ile idari para cezaların yanı sıra gecikme faizi de istenecek.

Aldığı komisyon tutarının ne kadar olduğu belli olmadığı için Danıştay ve vergi idaresi nezdinde genel olarak en az yüzde 2 olarak uygulanmaktadır. Yani IBAN’ını kiraladığı varsayılan kişinin hesabında -normalin dışında- 20 milyon TL’lik bir işlem hacmi varsa bunun en az yüzde 2’si kadar (en az 400 bin TL) komisyon aldığı varsayılıp bu tutar üzerinden ödemesi gereken vergiler ile cezalar kesilecektir.

IBAN’ını kullandıran için hapis cezası da var

IBAN’ını kullandıranların akıbetini öğrenmek için önce 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’sonra da Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik’e bakmak lazım.

Buna göre 5549 sayılı Kanun’un 15’inci maddesine göre IBAN’ını başkasına kullandıracak kişinin bunu gidip yükümlüye bildirmesi gerekiyor. Kanun’da geçen yükümlü kavramından bankacılık, sigortacılık, bireysel emeklilik, sermaye piyasaları, ödünç para verme ve diğer finansal hizmetler ile posta ve taşımacılık, talih ve bahis oyunları alanında faaliyet gösterenler; döviz, taşınmaz, değerli taş ve maden, mücevher, nakil vasıtası, iş makinesi, tarihi eser, sanat eseri ve antika ticareti ile iştigal edenler veya bu faaliyetlere aracılık edenler ile noterler, spor kulüpleri ve Cumhurbaşkanınca belirlenen diğer alanlarda faaliyet gösterenler anlaşılmalıdır.

Süreç şöyle işleyecek

Bu inceleme/kazıma işlemi genel olarak vergi dairesi nezdinde işleyecek. Ancak konuya vergi müfettişleri de dahil edilip incelemenin boyutu genişletilecek. Bu arada vergi dairesi müdürlerinin de inceleme yetkisi olduğundan inceleme açısından hukuken bir sorun bulunmamaktadır.

İncelemeye yetkili kişi yani vergi dairesi müdürü ya da vergi müfettişi, IBAN’ını başkasına kullandırtan kişiyi tespit edip incelemeye alacak ardından düzenlediği vergi suçu raporuyla önce savcılığa sonra da MASAK’a bilgi verecek.

Savcılık ise gelen bu raporu baz alarak iddianameyi oluşturacak. Bu kişilerin suçlanacağı madde ise 5549 sayılı Kanun’un 15’inci maddesidir. Bu maddeye göre yükümlüler nezdinde veya aracılığıyla yapılacak kimlik tespitini gerektiren işlemlerde, kendi adına ve fakat başkası hesabına hareket eden kimse, bu işlemleri yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini yükümlülere yazılı olarak bildirmediği takdirde altı aydan bir yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.

Bu maddenin gerekçesinde ise işlemin esas sahibinin kimliğinin gizli tutulmasının önlenmesi amaçlanmıştır cümlesi bulunmaktadır. Ve böylece IBAN’ını kullandıran kişi, bankaya (yükümlüye) gidip kim için kullandırdığını yazıyla bildirirse bu bildirim sonucunda bu madde uyarınca ceza işlemi uygulanmayacaktır. Ama hesaptaki para hareketinden sonra bildirmenin pek bir önemi maalesef bulunmamaktadır.

Özetle bankaya gidip bildirimde bulunmamış ve IBAN’ını kullandırdığı anlaşılan kişi için ya bir yıla kadar hapis cezası ya da beş bin güne kadar adli para cezası kesilecek.

Ayrıca IBAN’ı kullanan iş yeri sahibi de (tüccar vs) TCK madde 38 uyarınca bu suçu azmettiren olarak işlenen suçun cezası ile cezalandırılacaktır.

Verilecek adlî para cezasının miktarı, bir (1) gün karşılığı olarak en az 20 ve en fazla 100 Türk Lirasıdır.

Nihayet; hapis cezasının süresi 1 yılın altında olduğu için burada CMK madde 171 uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilecektir. Yine söz konusu ceza TCK madde 50 kapsamında seçenek yaptırımlara çevrilebilecek, TCK madde 51 kapsamında ertelenebilecek ve yine sanık hakkında CMK madde 231/5 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecektir.

https://t24.com.tr/yazarlar/murat-bati/iban-ini-kullandirana-hapis-cezasi,44519

Murat Batı

@prof_batimuratbati

@t24.com.tr

TÜRK PATENT VE MARKA KURUMUNCA 2024 YILINDA UYGULANACAK ÜCRET TARİFESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ

Uncategorized

24 Nisan 2024 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 32526
TEBLİĞ

Türk Patent ve Marka Kurumundan:

TÜRK PATENT VE MARKA KURUMUNCA 2024 YILINDA UYGULANACAK

ÜCRET TARİFESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ

(BİK/TÜRKPATENT: 2024/1)

 

MADDE 1- (1) Türk Patent ve Marka Kurumunun (TÜRKPATENT) vereceği hizmetler karşılığında ödenecek TÜRKPATENT ücretlerinin türü ve tutarı, 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 sayılı cetvellerde gösterilmiştir. TÜRKPATENT ücretlerine, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 8 sayılı tarifesinin I/2, I/3, I/4, I/5 ve I/6 nolu sütunlarında gösterilen Harçlar ve Katma Değer Vergisi dahil değildir. Talep edilen hizmetle ilgili olarak ödenecek toplam ücret, TÜRKPATENT ücretine KDV ve varsa harç ilave edilerek hesaplanır.

(2) 3/9/2016 tarihli ve 29820 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan E-Devlet Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi kapsamında kimlik doğrulamasıyla yapılan taleplere ilişkin ücretlendirmeler bu Tebliğin ekinde yer alan cetvellerde gösterilmiştir.

(3) Bu Tebliğ, 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 381 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine dayanılarak hazırlanmıştır.

MADDE 2- (1) 22/12/2016 tarihli ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ve 24/4/2017 tarihli ve 30047 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte belirlenmiş olan süreler içinde, bir işlemle ilgili ücretin ödenmemesi halinde başvuru geri çekilmiş sayılır.

(2) 6769 sayılı Kanunda, Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte, mülga 24/6/1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede belirlenmiş olan süreler içinde, bir işlemle ilgili ücretin ödenmemesi halinde işlem hüküm ve sonuç doğurmamış sayılır.

(3) 22/4/2004 tarihli ve 5147 sayılı Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanun ve 30/12/2004 tarihli ve 25686 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelikte belirtilen ücretin ödenmemesi halinde, talep yapılmamış sayılır.

MADDE 3- (1) TÜRKPATENT, sınai mülkiyet haklarına ilişkin işlemlerin yürütülmesinde yurt içi ve yurt dışındaki kuruluşların hizmetlerinden yararlanabilir. Bu suretle yararlanılacak hizmetler için ücretler, TÜRKPATENT’in yapacağı hizmetlerin karşılığı ücretlerle birlikte TÜRKPATENT tarafından tahsil edilir ve ilgili kuruluşlara ödemeler TÜRKPATENT tarafından yapılır.

(2) 10/1/2017 tarihinden önce yapılan patent ve faydalı model başvuruları, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun geçici 1 inci maddesi uyarınca mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre sonuçlandırılır. Bu kapsamda ödenmesi gereken ücretler 6769 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca talep edilir.

(3) Patent, faydalı model ve entegre devre topoğrafyalarına ilişkin işlemlerle ilgili olarak ödenecek ücretlerin türü ve tutarı 1 sayılı cetvelde gösterilmiştir. Cetvelde yer alan;

a) Entegre Devre Topoğrafyaları;

1) Birleşme, bölünme veya ayni sermaye koyma borcu gibi yapısal değişikliklere ilişkin işlemi kayıt ve yayım ücreti: Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin altıncı fıkrasındaki ücreti,

2) Devir işlemi kayıt ve yayım ücreti: Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 15 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

3) Entegre devre topoğrafyası başvuru ücreti: Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 8 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

4) Entegre devre topoğrafyası sicil sureti düzenleme ücreti: Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 22 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

5) Entegre devre topoğrafyası tescil belgesi düzenleme ücreti: 5147 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

6) Entegre devre topoğrafyası tescil belgesi sureti düzenleme ücreti: Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 21 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

7) Entegre devre topoğrafyası tescil belgesi yeniden düzenleme ücreti: Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 19 uncu maddesindeki ücreti,

8) Entegre devre topoğrafyası zorunlu lisans talep ücreti: Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

9) Lisans işlemi kayıt ve yayım ücreti: Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

10) Miras yoluyla intikal işlemi kayıt ve yayım ücreti: Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 16 ncı maddesindeki ücreti,

11) Rehin işlemi kayıt ve yayım ücreti: Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 18 inci maddesindeki ücreti,

b) Faydalı modeller;

1) Birleşme, bölünme veya ayni sermaye koyma borcu gibi yapısal değişikliklere ilişkin işlemi kayıt ve yayım ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki ücreti,

2) Devir işlemi kayıt ve yayım ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 125 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

3) Ek süre talebi ücreti: Mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 162 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

4) Faydalı model başvuru ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 119 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

5) Faydalı model başvurusunun patent başvurusuna değiştirilmesi talebi ücreti: Mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 167 nci maddesindeki ücreti,

6) Faydalı model belgesi onaylı sureti düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

7) Faydalı model dosyası yerinde inceleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 107 nci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

8) Faydalı model belgesi düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 122 nci maddesinin birinci fıkrasındaki ve mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 162 nci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

9) Araştırma raporu düzenlenmesi ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 120 nci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti ve mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 160 ıncı maddesinin son fıkrasındaki ücreti,

10) Hakların yeniden tesisi ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 115 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

11) İşlemlerin devam ettirilmesi ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 114 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

12) Lisans işlemi kayıt ve yayım ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 116 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

13) Lisans verme teklifi kayıt ve yayım ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 117 nci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

14) Miras yoluyla intikal işlemi kayıt ve yayım ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 129 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

15) Mücbir sebep ücreti: Mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 134 üncü maddesinin son fıkrasındaki ücreti,

16) Patent başvurusunun faydalı model başvurusuna dönüştürülmesi talebi için araştırma ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 112 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki ücreti,

17) Rehin/teminat işlemi kayıt ve yayım ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 127 nci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

18) Rüçhan hakkı belgesi düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 85 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

19) Vadesinde ödenmeyen yıllık ücret: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

20) Yıllık ücret için telafi ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 106 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki ücreti,

21) Rüçhan hakkı talebi ücreti (her bir rüçhan için): Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 84 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

22) 2 nci ilâ 10 uncu yıl sicil kayıt işlemi ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 106 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti ve mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 173 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

23) Patent İşbirliği Antlaşması kapsamında ulusal aşamaya faydalı model olarak giren başvurunun ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 119 uncu maddesinin birinci fıkrasında atıf yapılan, aynı Yönetmeliğin 73 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

24) Patent İşbirliği Antlaşması kapsamında ulusal aşamaya faydalı model olarak giren başvurunun yapılması için ek süre ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 119 uncu maddesinin birinci fıkrasında atıf yapılan, aynı Yönetmeliğin 73 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

25) Patent İşbirliği Antlaşması kapsamında ulusal aşamaya girişte faydalı model olarak başvuru yapma hakkının tesisi için verilen ek süre ücreti (33 aydan sonra ulusal safhaya giren başvurular için): Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 119 uncu maddesinin birinci fıkrasında atıf yapılan, aynı Yönetmeliğin 73 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki ücreti,

26) Yayımlanmış faydalı model başvuruları veya faydalı modeller için sicil sureti ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 135 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki ücreti,

c) Patentler;

1) Avrupa patenti fasikülü Türkçe çevirisi için ek süre ücreti: 9/1/2001 tarihli ve 24282 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 12 nci maddesinin beşinci fıkrasındaki ücreti,

2) Avrupa patenti fasikül yayım ücreti: Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki ücreti,

3) Avrupa patenti başvurusu istemlerinin yayım ücreti: Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 10 uncu maddesindeki ücreti,

4) Avrupa patent başvurusunun veya Avrupa patentinin düzeltilmiş Türkçe çevirisinin yayım ücreti: Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 16 ncı maddesi uyarınca, Avrupa Patenti veya başvurusu sahibi tarafından verilen düzeltilmiş Türkçe çevirinin yayımı için ödenmesi gereken ücreti,

5) Avrupa patentinin itiraz veya kısıtlama işlemi sonucu değişen fasikül yayım ücreti: Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 14 üncü maddesindeki ücreti,

6) Birleşme, bölünme veya ayni sermaye koyma borcu gibi yapısal değişikliklere ilişkin işlemin kayıt ve yayım ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki ücreti,

7) Devir işlemi kayıt ve yayım ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 125 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

8) Ek süre talebi ücreti: Mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki ücreti,

9) Ek patent belgesi düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun 123 üncü maddesinin on üçüncü fıkrasında atıf yapılan ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasındaki ücreti ve mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 124 üncü maddesinde atıf yapılan ücreti,

10) Faydalı model başvurusunun patent başvurusuna dönüştürülmesi talebi için araştırma ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 113 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki ücreti,

11) Lisans işlemi kayıt ve yayım ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 116 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

12) Lisans verme teklifi kayıt ve yayım ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 117 nci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

13) Miras yoluyla intikal işlemi kayıt ve yayım ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 129 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

14) Mücbir sebep ücreti: Mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 134 üncü maddesinin son fıkrasındaki ücreti,

15) Araştırma raporu düzenlenmesi ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 97 nci maddesinin birinci fıkrasındaki ve mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 56 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

16) 2 nci ve 3 üncü inceleme raporu düzenlenmesi ücreti: Mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62 nci maddesinin yedinci ve dokuzuncu fıkralarındaki ücreti,

17) İnceleme raporu düzenlenmesi ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 102 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki ve mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 62 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki ücreti,

18) Patent başvurusunun faydalı model başvurusuna değiştirilmesi talebi ücreti: Mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 65 inci maddesindeki ücreti,

19) Patent başvuru ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 71 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

20) Patent belgesi düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasındaki ve mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 60 ıncı maddesinin beşinci fıkrasındaki ve 62 nci maddesinin on üçüncü fıkrasındaki ücreti,

21) Patent belgesi onaylı sureti düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

22) Patent dosyası yerinde inceleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 107 nci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

23) Patent İşbirliği Antlaşması kapsamında başvuru yapma hakkının tesisi için verilen ek süre ücreti (33 aydan sonra ulusal safhaya giren başvurular için): Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 73 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki ücreti,

24) Patent İşbirliği Antlaşması kapsamında Kabul Ofisi olarak yapılan başvurular için rüçhan hakkı belgesi düzenleme ücreti: 7/7/1995 tarihli ve 4115 sayılı Kanunla katılım sağlanan Patent İşbirliği Antlaşmasına Dair Yönetmeliğin 17.1 inci maddesinin (b) fıkrasındaki ücreti,

25) Patent İşbirliği Antlaşması kapsamında ulusal aşamaya giren başvurunun ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 73 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

26) Patent İşbirliği Antlaşması kapsamında ulusal aşamaya giren başvurunun yapılması için ek süre ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 73 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

27) Hakların yeniden tesisi ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 115 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

28) İşlemlerin devam ettirilmesi ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 114 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

29) Rehin/teminat işlemi kayıt ve yayım ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 127 nci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

30) Rüçhan hakkı belgesi düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 85 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

31) Vadesinde ödenmeyen yıllık ücret: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

32) Yıllık ücret için telafi ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 106 ncı maddesinin dördüncü fıkrasındaki ücreti,

33) Rüçhan hakkı talebi ücreti (her bir rüçhan için): Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 84 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

34) 2 nci ilâ 20 nci yıl sicil kayıt ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 106 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki ve mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 173 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

35) Yayımlanmış patent başvuruları veya patentler için sicil sureti ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 135 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki ücreti,

ifade eder.

(4) Türk Patent ve Marka Kurumunun, Patent İşbirliği Antlaşması (PCT) kapsamında Uluslararası Araştırma ve Ön İnceleme Otoritesi (ISA/IPEA) olarak yürüttüğü işlemlere ilişkin olarak TÜRKPATENT’e ödenmesi gereken ücretler, Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) tarafından ilan edilen ve ödemenin yapıldığı tarihte geçerli olan PCT ücret tablosunda belirlenen ücretlerdir. Bu kapsamda TÜRKPATENT tarafından verilen hizmetlere ilişkin ödenecek ücretlere KDV dahildir.

(5) Patent ve faydalı model başvurularının e-Devlet üzerinden yapılan araştırma taleplerinin toplam sayısı ile patent başvurularının e-Devlet üzerinden yapılan inceleme taleplerinin sayısı esas alınarak aynı yıl içinde;

a) Gerçek kişiler için 10’ar adede kadar,

b) Üniversiteler için 100’er adede kadar,

yapılan araştırma ve inceleme taleplerinde cetvellerde yer alan ücretler uygulanır.

(6) Kurum tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde, patent başvurularının araştırma raporlarının şekli eksikliği bulunmayanların talep tarihinden; şekli eksikliği bulunanların eksikliğin giderildiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde düzenlenmesi için araştırma raporu düzenlenmesi ücretine ilave olarak cetvelde yer alan acil araştırma raporu düzenleme ücreti uygulanır.

MADDE 4- (1) 10/1/2017 tarihinden önce yapılan marka başvuruları 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun geçici 1 inci maddesi uyarınca mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre sonuçlandırılır. Bu kapsamda ödenmesi gereken ücretler 6769 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca talep edilir.

(2) Markalara ilişkin işlemlerle ilgili olarak ödenecek ücretlerin türü ve tutarı 2 sayılı cetvelde gösterilmiştir. Cetvelde yer alan;

a) Birleşme, bölünme veya ayni sermaye koyma borcu gibi yapısal değişikliklere ilişkin işlem ücreti: 6769 sayılı Kanunun 148 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendindeki ücreti,

b) Devir-kısmi devir işlemi kayıt ücreti: 6769 sayılı Kanunun 148 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki ücreti,

c) Koruma süresi sona eren marka yenileme ücreti: 6769 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki ücret ile yenileme talebinin kısmi olması halinde Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki ücreti,

ç) Lisans kayıt ve lisans yenileme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendindeki ücreti,

d) Madrid Protokolü uyarınca sonraki belirleme ve diğer taleplerin WIPO’ya bildirilmesi ücreti: 6769 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki ücreti,

e) Madrid Protokolü uyarınca uluslararası marka başvurusunun WIPO’ya bildirilmesi ücreti: 6769 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki ücreti,

f) Madrid Protokolü uyarınca yer değiştirme ve dönüştürme ücreti: 6769 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendindeki ücret ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 27 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendindeki ücreti,

g) Marka başvurusu ek sınıf ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendindeki ücreti ve mülga 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki ücreti,

ğ) Marka başvurusu bölünme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 17 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki ücreti ve mülga 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki ücreti,

h) Marka bilgilerine ilişkin resmî yazı düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 135 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki ücreti,

ı) Marka sicil sureti düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 135 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

i) Marka tescil belgesi sureti düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki ücreti,

j) Marka tescil ücreti: 6769 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasındaki ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti ve mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 12 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

k) Marka yenileme ücreti: 6769 sayılı Kanunun 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki ücret ile yenileme talebinin kısmi olması halinde Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki ücreti,

l) Miras yoluyla intikal işlemi kayıt ücreti: 6769 sayılı Kanunun 148 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 129 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki ücreti,

m) Rehin işlemi kayıt ücreti: 6769 sayılı Kanunun 148 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 127 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki ücreti,

n) Yayımlanan marka başvurularına itiraz ücreti: 6769 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki ücreti ve mülga 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

o) Rüçhan hakkı belgesi düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesindeki ücreti,

ö) Rüçhan hakkı kayıt ücreti: 6769 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki ve 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ücret ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendindeki ücreti ve mülga 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki ücreti,

p) Sınıflandırma listesi düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin dördüncü fıkrasındaki ücreti ve mülga 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 11 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki ücreti,

r) Tek sınıflı marka başvuru ücreti: 6769 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendindeki ve Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendindeki ücreti ve mülga 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki ücreti,

s) Tanınmışlık tespiti talebi inceleme ücreti: 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları ile 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen tanınmış markaların ve tanınmışlık düzeyinin belirlenmesine ilişkin talepler kapsamındaki ücreti,

ş) Marka iptal talebi ücreti: 6769 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi gereğince yapılan talepler için alınacak ücreti,

ifade eder.

MADDE 5- (1) 10/1/2017 tarihinden önce yapılan coğrafi işaret başvuruları 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun geçici 1 inci maddesi uyarınca mülga 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre sonuçlandırılır. Bu kapsamda ödenmesi gereken ücretler 6769 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca talep edilir.

(2) Coğrafi işaret ve geleneksel ürün adlarına ilişkin işlemlerle ilgili olarak ödenecek ücretlerin türü ve tutarı 3 sayılı cetvelde gösterilmiştir. Cetvelde yer alan;

a) Coğrafi işaretler;

1) Coğrafi işaret başvuru ücreti: 6769 sayılı Kanunun 37 nci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (l) bendindeki ücreti,

2) Coğrafi işaret tescil belgesi düzenleme ve sicil kayıt ücreti: 6769 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasındaki, Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 41 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ve Mülga 555 Sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 10 uncu maddesindeki ücreti,

3) Coğrafi işaret tescil belgesi sureti düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki ücreti,

4) Coğrafi işaret sicil sureti düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 135 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki ve mülga 555 Sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 12 nci maddesindeki ücreti,

5) Coğrafi işaretin tescile konu özelliklerinde değişiklik talebi ücreti: 6769 sayılı Kanunun 42 nci maddesinin birinci fıkrası ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 42 nci maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendindeki ücreti,

6) Coğrafi işaret başvurusu yapan veya tescil ettirende değişiklik talebi ücreti: 6769 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 43 üncü maddesinin altıncı fıkrasının (ç) bendindeki ücreti,

7) Coğrafi işaret itiraz inceleme ücreti: Mülga 555 Sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 8 inci maddesindeki ücreti,

b) Geleneksel ürün adları;

1) Geleneksel ürün adı başvuru ücreti: 6769 sayılı Kanunun 37 nci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 35 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (h) bendindeki ücreti,

2) Geleneksel ürün adı tescil belgesi düzenleme ve sicil kayıt ücreti: 6769 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrası ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 41 inci maddesinin birinci fıkrasındaki ücreti,

3) Geleneksel ürün adı tescil belgesi sureti düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki ücreti,

4) Geleneksel ürün adı sicil sureti düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 135 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

5) Geleneksel ürün adının tescile konu özelliklerinde değişiklik talebi ücreti: 6769 sayılı Kanunun 42 nci maddesinin birinci fıkrası ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 42 nci maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendindeki ücreti,

6) Geleneksel ürün adı başvurusu yapan veya tescil ettirende değişiklik talebi ücreti: 6769 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 43 üncü maddesinin altıncı fıkrasının (ç) bendindeki ücreti,

ifade eder.

MADDE 6- (1) Tasarımlara ilişkin işlemlerle ilgili olarak ödenecek ücretlerin türü ve tutarı 4 sayılı cetvelde gösterilmiştir. Cetvelde yer alan;

a) Birleşme, bölünme veya ayni sermaye koyma borcu gibi yapısal değişikliklere ilişkin işlem ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendindeki ücreti,

b) Devir işlemi kayıt ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki ücreti,

c) İlave her tasarım için tasarım tescil başvuru ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 53 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

ç) Lisans kayıt ve lisans yenileme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 69 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendindeki ücreti,

d) Miras yoluyla intikal işlemi kayıt ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 129 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki ücreti,

e) Rehin işlemleri kayıt ve yayım ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 127 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki ücreti,

f) Rüçhan hakkı belgesi düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasındaki ücreti,

g) Rüçhan hakkı kayıt ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 48 inci maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendindeki ücreti,

ğ) Tasarım tescil başvuru ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 48 inci maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendindeki ücreti,

h) Yayım erteleme talebi ücreti (her bir tasarım için): Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 48 inci maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendindeki ücreti,

ı) Yayım ücreti (her bir 8×8 cm. alan için): Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 48 inci maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendindeki ücreti,

i) Yenileme başvuru ücreti (ilave her bir tasarım için): Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 67 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının (b) bentlerindeki ücreti,

j) Yenileme başvuru ücreti (Tek tasarım için): Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki ücreti,

k) Tescil belgesi sureti veya sicil sureti düzenleme ücreti: Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki ve 135 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

l) 6 ay süre uzatımı ile yenileme başvuru ücreti (tek tasarım için): 6769 sayılı Kanunun 69 uncu maddesinin dördüncü fıkrasındaki ücreti,

m) 6 ay süre uzatımı ile yenileme başvuru ücreti (ilave her bir tasarım için): 6769 sayılı Kanunun 69 uncu maddesinin dördüncü fıkrasındaki ücreti,

ifade eder.

MADDE 7- (1) 10/1/2017 tarihinden önce yapılan marka, patent ve faydalı model, endüstriyel tasarım, coğrafi işaret başvurularına Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı nezdinde yapılan itirazlar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun geçici 1 inci maddesi uyarınca mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, mülga 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve mülga 555 sayılı Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre sonuçlandırılır. Bu kapsamda ödenmesi gereken ücretler 6769 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesi uyarınca talep edilir.

(2) Kurum kararlarına yapılan itirazlara ilişkin işlemlerle ilgili olarak ödenecek ücretlerin türü ve tutarı 5 sayılı cetvelde gösterilmiştir. Cetvelde yer alan;

a) Patent verilmesi kararı yayıma itiraz ücreti: 6769 sayılı Kanunun 99 uncu maddesi ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 105 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen ücreti,

b) Entegre devre topoğrafyası karara itiraz ücreti: Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanunun Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 12 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen ücreti,

c) Marka karara itiraz ücreti: 6769 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki ve mülga 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 49 uncu maddesindeki ücreti,

ç) Coğrafi işaret karara itiraz ücreti: 6769 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 39 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki ücreti,

d) Coğrafi işaret yayıma itiraz ücreti: 6769 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 39 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki ücreti,

e) Geleneksel ürün adı karara itiraz ücreti: 6769 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 39 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki ücreti,

f) Geleneksel ürün adı yayıma itiraz ücreti: 6769 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 39 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki ücreti,

g) Tasarım tescili yayıma itiraz ücreti (her bir tasarım için): 6769 sayılı Kanunun 67 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 64 üncü maddesinin üçüncü, dördüncü ve sekizinci fıkralarındaki ve mülga 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 37 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki ücreti,

ifade eder.

MADDE 8- (1) Patent vekilliği ve marka vekilliği işlemleriyle ilgili olarak ödenecek ücretlerin türü ve tutarı 6 sayılı cetvelde gösterilmiştir. Cetvelde yer alan;

a) Marka vekilliği sicil kayıt ücreti: 7/4/2021 tarihli ve 31447 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınav, Sicil ve Disiplin Yönetmeliğinin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendindeki ücreti,

b) Marka vekilliği sicil kayıt yenileme ücreti: Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınav, Sicil ve Disiplin Yönetmeliğinin 15 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendindeki ücreti,

c) Marka veya patent vekilliği belgesinin yeniden düzenlenmesi ücreti: Marka ve Patent Vekilliği Yeterlik Sınavında başarılı olan ve ilgili vekillik siciline kaydını yaptıran vekile Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınav, Sicil ve Disiplin Yönetmeliğinin 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince verilen belgenin yeniden düzenlenmesinin istenilmesi halinde gerekli olan ücreti,

ç) Patent vekilliği sicil kayıt ücreti: Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınav, Sicil ve Disiplin Yönetmeliğinin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendindeki ücreti,

d) Patent vekilliği sicil kayıt yenileme ücreti: Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınav, Sicil ve Disiplin Yönetmeliğinin 15 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendindeki ücreti,

e) Patent Vekilliği Sınavı Ücreti: Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınav, Sicil ve Disiplin Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki ücreti,

f) Marka Vekilliği Ücreti: Patent Vekilliği ve Marka Vekilliği Sınav, Sicil ve Disiplin Yönetmeliğinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki ücreti,

ifade eder.

MADDE 9- (1) TÜRKPATENT ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında 21/12/2021 tarihinde imzalanan İşbirliği Protokolü kapsamında, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı faaliyet gösteren okul ve kurumlar ile bu okul ve kurumlarda öğrenim gören öğrenciler 1 ve 4 sayılı cetvellerde yer alan 1.01.01, 1.01.48, 1.01.49, 1.01.50, 1.01.51, 1.02.01, 1.02.30, 1.02.31, 4.01.01, 4.01.02 ve 4.01.03 sayılı ücretlerden muaftır.

(2) TÜRKPATENT tarafından, üniversite öğrencilerine yönelik olarak düzenlenen yarışmalar kapsamında yapılan başvurular 1 sayılı cetvelde yer alan 1.01.01, 1.01.48, 1.01.49, 1.01.50 ve 1.01.51 sayılı ücretlerden muaftır.

MADDE 10- (1) Ücret ödemeleri, Türk Patent ve Marka Kurumunun elektronik başvuru sistemi üzerinden tahakkuk oluşturmak suretiyle Kurumun hesabına yatırılarak veya kredi kartıyla gerçekleştirilir.

MADDE 11- (1) 31/12/2022 tarihli ve 32060 beşinci mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Patent ve Marka Kurumunca 2023 Yılında Uygulanacak Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ (BİK/TÜRKPATENT: 2023/1) yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 12- (1) Bu Tebliğ yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

MADDE 13- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı yürütür. 

Eki için tıklayınız.

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2024/04/20240424-4.htm

E-DEFTERDE YENİ DÖNEM

Uncategorized

E-DEFTERDE YENİ DÖNEM

ELEKTRONİK BELGE DÜZENLENMEMESİNE İLİŞKİN 2024 YILI ÖZEL USULSÜZLÜK CEZA TUTARLARI

Uncategorized

ELEKTRONİK BELGE DÜZENLENMEMESİNE İLİŞKİN 2024 YILI ÖZEL USULSÜZLÜK CEZA TUTARLARI

   

Vergi Usul Kanunu 353. madde kapsamında 2024 yılı için uygulanacak özel usulsüzlük cezaları 556 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile güncellendi. 

GERİYE DÖNÜK E-FATURA VEYA E-ARŞİV FATURA DÜZENLEME

Uncategorized

 

GERİYE DÖNÜK E-FATURA VEYA E-ARŞİV FATURA DÜZENLEME

 

Sosyal içerik üreticilerinin vergilendirilmesi

Uncategorized

Sosyal içerik üreticilerinin vergilendirilmesi

Günümüz dünyasında bazı kişiler de internet ortamındaki sosyal paylaşım ağları ile akıllı telefon veya tabletler için geliştirilen uygulamalardan kazanç elde edebiliyorlar. Sosyal içerik üreticilerinin (influencer) gelirleri arasında reklam, sponsorluk ve satış gelirleri, bağışlar, hediyeler, bahşişler ve ücretli abonelik gelirleri ön plana çıkıyor. Akıllı telefon ve tablet uygulamalarından ise satış ve reklam gelirleri, uygulama içi satış gelirleri, abonelik ve sponsorluk gelirleri elde edilebiliyor.

Aslına bakılırsa bu faaliyetlerden elde edilen gelirlerin hepsinin gelir vergisi uygulaması açısından “ticari kazanç” olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Bu da ticari kazanç sahibi olarak mükellefiyet kaydı, defter tutma, beyanname verme gibi birçok vergisel yükümlülüğün yerine getirilmesini içeriyor.

Ancak bu platformlardan gelir elde edenlerin gelirlerinin vergilendirilmesinin daha basit, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını sağlamak amacıyla, bu gelirlerin gelir vergisinden istisna edilmesi ve belli bir tutara kadar sadece stopaj yoluyla vergilendirilmesi için 2021 yılında bir düzenleme yapılmıştı. 2022 yılında elde edilen kazançlardan başlamak üzere uygulamaya geçti.

Biz de bu yazımızda, Meclis Genel Kurulunda 2024 bütçesi nedeniyle görüşmelerine ara verilen torba yasayla bu düzenlemede yapılması planlanan değişiklikleri de içerecek şekilde söz konusu istisna uygulamasına değineceğiz.


İstisna kapsamındaki gelirler

7338 sayılı yasa ile (RG: 26.10.2021) internet ortamında sosyal içerik üretenler ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları gelir vergisi istisnası kapsamına alınmıştı. İstisna hükmü 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanıyor.

Buna göre internet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar (reklam gelirleri, sponsorluk ve satış gelirleri, bağışlar, hediyeler, bahşişler, ücretli abonelik gelirleri gibi) ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden istisna olarak değerlendiriliyor.

Kapsam genişliyor

Yukarıda da değinmiştik. Vergi mevzuatında birçok değişiklikler içeren bir torba yasa teklifi Genel Kurul’da görüşülürken 2024 bütçe görüşmeleri nedeniyle bu teklifin görüşmelerine ara verildi. Aslında 6 ve 7 Aralık’ta yasa teklifinin 43. maddesine kadar olan hükümleri kabul edilmişti. Yazımızın konusunu oluşturan istisna hükmünde değişiklik yapan madde de kabul edilen maddeler arasında yer alıyor. Fakat teklifin tamamı kabul edilmediğinden söz konusu hüküm de henüz yürürlüğe girmedi. Bütçe görüşmelerinin 24 Aralık’a kadar kesintisiz devam etmesi planlanıyor. Hemen ardından torba teklif görüşmelerine kaldığı yerden devam edilmesini bekliyoruz.

Torba yasada internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden verilen bireysel kurs, eğitim, veri işleme ve geliştirme, ürün tanıtımı gibi hizmetlerden sağlanan kazançların da bu istisna kapsamına dahil edilmesi öngörülüyor. Ancak herhangi bir değişiklik olmazsa bu istisna uygulaması 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren elde edilen söz konusu gelirler için geçerli olacak.

İstisna belgesi alınmalı

Gerek şu an geçerli olan gerekse de yasa teklifiyle eklenmesi öngörülen faaliyetlere ilişkin istisnadan faydalanmak isteyen mükelleflerin ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki tarha yetkili vergi dairesine başvurarak “İstisna Belgesi” almaları gerekiyor. Bunun için vergi dairesine dilekçe ile başvurulabilir.

Vergi dairesine gitmeden Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde (gib.gov.tr) bulunan “Dijital Vergi Dairesi/İnteraktif Vergi Dairesi/İşlem Başlat/Vergi İşlemleri/”Sosyal İçerik Üreticiliği ile Mobil Cihaz Uygulama Geliştiriciliği İstisna Belgesi Talebi Dilekçesi (GVK Mük. 20/B Maddesi)” sekmesinden online başvuru imkânı da bulunuyor.

Bankada ayrı bir hesap

Başvuru sonrası alınan istisna belgesi ile Türkiye’de kurulu bankalardan birine başvurarak, istisna edilen faaliyetlerle ilgili hasılatın tahsil edileceği bir hesap açtırılması gerekiyor.

Mükelleflerin bankalardaki mevcut hesapları da istisna belgesinin ilgili bankaya ibrazı suretiyle, münhasıran bu faaliyetlere ilişkin hasılatın tahsili amacıyla kullanılabilir.

İster yeni hesap açılsın isterse de olan hesap bu işlemlere tahsis edilsin yukarıda belirtilen faaliyetlere ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesaplar aracılığıyla tahsil edilmesi gerekiyor.

Vergi dairesine bilgi verilmeli

Bankalarda yeni hesap açılması halinde hesap açılış tarihinden itibaren, mevcut hesabın kullanılacak olması halinde ise mevcut hesabın bu amaçla kullanılacağına dair istisna belgesinin bankaya ibraz tarihinden itibaren 1 ay içerisinde banka hesaplarına ilişkin bilgilerin (Banka adı, banka şubesi, IBAN numarası) bağlı bulunulan vergi dairesine yazılı olarak verilmesi gerekiyor. Bu bildirim de “Dijital Vergi Dairesi/İnteraktif Vergi Dairesi” üzerinden online olarak yapılabiliyor.

Banka vergi kesintisi yapacak

Bu kazançların gelir vergisinden istisna olması, vergi kesintisi (tevkifat) yapılmayacağı anlamına gelmiyor. Yasa uyarınca bankaların bu hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden aktarım tarihi itibarıyla yüzde 15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmaları gerekiyor. Bu hesapta toplanan yıllık brüt hasılatın ilgili yıl itibarıyla belirlenen tutarın (2023 yılı için 1 milyon 900 bin lira) altında kalması durumunda yapılacak başkaca bir işlem bulunmuyor. Yani bu kişiler banka tarafından %15 oranında vergi kesintisi yapılan söz konusu gelirleri için beyanname vermiyorlar hatta başka gelirleri dolayısıyla beyanname vermeleri gerektiği durumda bu gelirlerini beyannameye dahil etmiyorlar.

Örneğin 2023 yılında sosyal medyadan elde edilen yukarıda belirtilen gelirler toplamının 150 bin lira olduğunu varsayalım. Bu kişi tüm hasılatı, aldığı istisna belgesine istinaden açtırdığı banka hesabı aracılığıyla tahsil etmiştir. Hesaba yatan 150 bin lira üzerinden banka tarafından yüzde 15 oranında (22 bin 500 lira) vergi kesilmesi durumunda, bu kişi tarafından başkaca bir işlem yapılmayacak, beyanname verilmeyecek ve başka bir vergi ödenmeyecektir.

Tüm gelirlerini yukarıda belirtildiği şekilde tahsil etmeyenler bu istisnadan yararlanamıyorlar.

1 milyon 900 binden fazla kazananlar

Kazanç toplamı 2023 yılı sonu itibarıyla 1 milyon 900 bin lirayı aşan kişilerin ise bu istisnadan faydalanmaları mümkün değil. Yani şu an yürürlükte olan mevzuat kapsamındaki faaliyetlerden 2023 yılında elde edilen kazanç toplamı 1 milyon 900 bin lirayı aşan kişilerin elde ettikleri gelirlerin tamamı için yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeleri gerekiyor.

2024 Mart ayında verilecek olan bu beyannamede, yüzde 15’ten başlayıp yüzde 40’a kadar artan oranlı tarifeye göre hesaplanan gelir vergisinden, bankalar tarafından ilgili yılda kesilen vergiler düşüldükten sonra kalan tutarın vergi dairesine ödenmesi gerekiyor.

Örneğin 2023 yılında sosyal medyadan elde edilen yukarıda belirtilen gelirler toplamının 4 milyon lira olduğunu varsayalım. Bu kişi tüm hasılatını, aldığı istisna belgesine istinaden açtırdığı banka hesabı aracılığıyla tahsil etmiştir. Hesaba yatan 4 milyon lira üzerinden banka tarafından yüzde15 oranında (600 bin lira) vergi kesilmiştir. Elde edilen brüt 4 milyon liralık kazanç üzerinden varsa giderler düşüldükten sonra kalan tutarın tamamı gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir. Beyanname üzerinde hesaplanan gelir vergisinden, bankanın kestiği 600 bin lira düşüldükten sonra kalan tutar Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere iki eşit taksitte ödenecektir.

1 milyon 900 bin liralık sınır yeniden değerleme oranında artırılınca 2024 yılında geçerli olacak sınır 3 milyon lira olarak hesaplanıyor.

KDV’den de istisna

Yukarıda açıkladığımız şekilde vergilendirilen kazançlara konu teslim ve hizmetler KDV’den de istisna olarak değerlendiriliyor. Yani yukarıda belirttiğimiz şekilde vergilendirilen kazançlar üzerinden ayrıca KDV hesaplanıp vergi dairesine yatırılması gerekmiyor.
*Fatih Köprü’nün Ekonomist için hazırladığı yazıdan alınmıştır.

Makaledeki bilgi ve açıklamalardan dolayı EY ve/veya Kuzey YMM ve Bağımsız Denetim A.Ş.’ye sorumluluk iddiasında bulunulamaz. Mevzuatın sık değiştirilen ve farklı anlayışlarla yorumlanabilen yapısı nedeniyle, herhangi bir konuda uygulama yapılmadan önce konunun uzmanlarından profesyonel yardım alınmasını tavsiye ederiz.

Özet

Gelir Vergisi Kanunu’nda yapılan düzenleme ile internet üzerinde sosyal içerik üreten ve mobil cihazlar için uygulama geliştiren kişilerin kazançlarından alınan gelir vergisi istisna edilmiştir. Bu kapsamda, sosyal içerik üreticilerinin reklam, sponsorluk, satış gelirleri, bağışlar, hediyeler ve ücretli abonelik gelirleri ile mobil uygulama geliştirenlerin uygulama satışı ve reklam gelirleri gibi kazançları vergiden muaf tutulmaktadır. Ancak, bu istisna kapsamındaki gelirleri elde edenlerin yılda belirli bir miktarın üzerinde kazanç elde etmeleri durumunda, bu kazançlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Ayrıca, bu gelirlerin banka hesaplarına aktarılması durumunda bankalar yüzde 15 oranında gelir vergisi kesintisi yapmakla yükümlüdür.

 Fatih Köprü

EY Türkiye Vergi Bölümü Direktörü

https://www.ey.com/tr_tr/tax/sosyal-icerik-ureticilerinin-vergilendirilmesi

Scroll to Top
Burcu YILDIZ İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir– 0531 020 5320 İZMİR Mali Müşavir Bürosu Konak / İZMİR Listesi – Mali Müşavir İzmir – Şirket Kuruluş İşlemleri
MENÜ