Nisan 2024

ELEKTRİKLİ ARACA AİT ELEKTRİK TÜKETİM BEDELİ GİDERİNİN, GİDER KISITLAMASI KAPSAMINDA OLUP OLMADIĞI HAKKINDA

Uncategorized

 

ELEKTRİKLİ ARACA AİT ELEKTRİK TÜKETİM BEDELİ GİDERİNİN, GİDER KISITLAMASI KAPSAMINDA OLUP OLMADIĞI HAKKINDA

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü

 

Sayı

:

E-17192610-120[GV-23-1040]-32915

06.02.2024

Konu

:

Elektrikli araca ait elektrik tüketim bedeli giderinin, gider kısıtlaması kapsamında olup olmadığı

 

İlgi

:

 

 

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, serbest muhasebeci mali müşavirlik faaliyeti ile iştigal ettiğiniz, envanterinize kayıtlı elektrikli aracınıza ait elektrik tüketim bedeli giderlerin tamamının kazancınızın tespitinde indirim konusu yapılıp yapılamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

– “Serbest meslek kazancının tarifi” başlıklı 65 inci maddesinde; “Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.

Serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.”…”,

– “Serbest meslek kazancının tespiti” başlıklı 67 nci maddesinin birinci fıkrasında; “Serbest meslek kazancı bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır.”,

– “Mesleki Giderler” başlıklı 68 inci maddesinde, “Serbest meslek kazancının tespitinde aşağıda yazılı giderler hasılattan indirilir.…”,

5. Kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri.(Şu kadar ki binek otomobillerine ilişkin giderlerin en fazla %70’i ve kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 5.500 Türk lirasına (2024 yılı için 26.000) kadarlık kısmı ile binek otomobillerinin iktisabında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 115.000 Türk lirasına (2024 yılı için 690.000) kadarlık kısmı gider olarak dikkate alınabilir.)…”,hükümleri yer almaktadır.

Öte yandan, 311 seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “Binek Otomobillerin Giderleri ve Amortismanlarının Vergi Matrahından İndirilmesi” başlıklı beşinci bölümünde, konu ile ilgili olarak ayrıntılı açıklamalara yer verilmiş olup anılan Tebliğin “Binek otomobillere ilişkin tamir, bakım, yakıt ve benzeri cari giderler” başlıklı 14 üncü maddesinde;

“(1) Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, binek otomobillere ilişkin giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.

(2) İşletmeye veya envantere dâhil olup ticari veya mesleki faaliyette kullanılan binek otomobillerin giderleri sınırlandırılmakta olup, bu sınırlama esas itibarıyla faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerinin kiralanması veya çeşitli şekillerde işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere binek otomobillerin giderlerini kapsamaktadır.

(3) Birinci fıkra kapsamındaki giderler genel olarak taşıtların tamir, bakım, yakıt, sigorta ve benzeri cari giderleridir.

(4) Yapılan giderlerin işletmeye veya envantere kayıtlı ya da kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.…”,

(6) 1/1/2020 tarihinden önce iktisap edilen veya kiralama yoluyla edinilen binek otomobillere ilişkin Kanunun yürürlük tarihinden sonrasına tekabül eden giderlerin en fazla %70’i, gelir ve kurumlar vergisi açısından safi kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilecektir.”,açıklamalarına yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalara göre, serbest meslek faaliyetinizin ehemmiyet ve genişliği ile mütenasip olması kaydıyla mali müşavirlik faaliyetinizde kullanılan; söz konusu elektrikli araca ilişkin elektrik tüketim bedeli giderlerinin %70’inin, tevsik edilmesi kaydıyla, serbest meslek kazancının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

(*)     Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**)   İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

https://www.verginet.net/dtt/11/ozelge-2024-3.aspx

YURT DIŞINDAN ALINIP YİNE YURT DIŞINA SATILAN MALLAR İÇİN FİNANSMAN GİDER KISITLAMASI YAPILIP YAPILMAYACAĞI HAKKINDA

Uncategorized

Tarih : 19.06.2023
Yayın Dönemi : Temmuz 2023

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı

Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

 

Sayı

:

E-64597866-125-12593

19.06.2023

Konu

:

Yurt dışından alınıp yine yurt dışına satılan mallar için finansman gider kısıtlaması yapılıp yapılmayacağı hk.

İlgi:

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, firmanızın uluslararası ticaret kapsamında demir-çelik ticareti yaptığı, yurt dışından satın aldığı malları Türkiye’ye getirmeden yurt dışında başka bir müşteriye sattığı, alım-satım işlemlerinin uluslararası bir ticaret bankası aracılığıyla yapıldığı, uluslararası ticarete konu evraklarda, alıcıdan malı alan ve satıcıya satan şirket olarak firmanızın adının yer aldığı, şirketinizin alım satıma taraf olanları bir araya getirdiği ve kazancının alış – satış fiyatı arasındaki fark olduğu, satıcı firmanın satışa konu mala ilişkin faturayı firmanız adına düzenlediği, mal bedelini ise ticarete taraf olan yurt dışı bankanın satıcı firmaya ödediği ve firmanız adına kredi açarak bu işlemi gerçekleştirdiği, malı satın alan firmanın mal bedelini bankaya ödediği zaman kredinin kapatıldığı, firmanız tarafından kullanılan bu kredilerin; uluslararası ticaret kapsamında malların bankalara rehni karşılığında finansman amacıyla kullanıldığı ve yurt içi ihtiyaçlar kapsamında kullanılmadığı belirtilerek;

-Faaliyetlerinizin dış ticaret sermaye şirketlerinin işlemleri niteliğinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği,

-Finansman gider kısıtlaması uygulanıp uygulanmayacağı,

-Uluslararası ticarete yönelik oluşan finansman giderlerinin malların satılan mal maliyeti içerisinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği,

-Kullanılan kredilerin yabancı kaynak olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği,

-Alım satım işlemleri dolayısıyla oluşan kur farklarının (alıcı-satıcı cari hs.) bir bütün olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususlarında Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6 ncı maddesinde, kurumlar vergisinin bir hesap dönemi içinde elde edilen safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanunun “Kabul Edilmeyen İndirimler” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde ise; kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’unu aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan kısmının kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınamayacağı, belirlenecek oranı sektörler itibarıyla farklılaştırmaya Cumhurbaşkanının, bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığının yetkili olduğu hükümlerine yer verilmiştir.

Konuya ilişkin yayımlanan 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin;

“11.13. Finansman gider kısıtlaması” başlıklı bölümünde;

“6322 sayılı Kanunun 37 nci maddesiyle 1/1/2013 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere 5520 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (i) bendiyle; kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’unu aşmamak üzere Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan kısmı kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) olarak kabul edilmiştir.

“11.13.4. Gider kısıtlaması kapsamına giren yabancı kaynaklara ilişkin gider ve maliyet unsurları” başlıklı bölümünde ise;

“Gider ve maliyet unsurlarından yatırımın maliyetine eklenenler gider kısıtlaması kapsamı dışındadırlar. Finansman gider kısıtlaması kapsamında yatırım olarak kabul edilen kıymetlerin maliyet bedelinin hangi unsurlardan oluştuğu Vergi Usul Kanununun 262 nci maddesinde belirlenmiştir. Bu madde ve bu maddeye ilişkin Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde yapılan açıklamalar çerçevesinde, zorunlu olarak ya da mükellefin ihtiyarında maliyete eklenen yabancı kaynaklara ait gider ve maliyetler gider kısıtlamasına konu olmayacaktır.

Bir gider veya maliyet unsurunun gider kısıtlamasına konu edilmesi için bunların yabancı kaynak kullanımına ve bu kaynağın kullanım süresine bağlı olarak doğmuş olması gerekmektedir. Teminat mektubu komisyonları, tahvil ihracı ile ilgili olarak yapılan baskı ve benzeri giderler ile ipotek masrafları gibi herhangi bir yabancı kaynak kullanımına bağlı olmaksızın yapılan giderlerin gider kısıtlamasına konu edilmesi söz konusu değildir. Aynı şekilde bir finansman gideri olmayıp finansman geliri azalması niteliğinde olan erken ödeme iskontoları veya peşin ödeme iskontoları da finansman gider kısıtlaması kapsamı dışındadır.

Satış bedelinin belirli bir vade sonunda ödenmesine ilişkin olarak, mükelleflerin Vergi Usul Kanununa göre düzenlenen bilançolarında izlenen “satıcılar” vb. hesaplar için finansman gideri hesaplanmaması halinde bu işlemler için ayrıca ayrıştırma yapılarak satış bedelinin belirli bir kısmı gider kısıtlamasına tabi tutulmayacaktır. Diğer yandan söz konusu hesaplarda yer alan tutarların Vergi Usul Kanununun 280 inci maddesi kapsamında değerlemesinden kaynaklanabilecek kur farkı giderleri ise gider kısıtlaması kapsamında değerlendirilecektir.

Kredi sözleşmelerine ilişkin olarak ödenen damga vergisi veya banka havale ücretlerine ilişkin ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisi gibi bir yabancı kaynağın kullanım süresine bağlı olarak doğmayan gider ve maliyet unsurları finansman gider kısıtlaması uygulamasına tabi olmayacaktır. Bu giderlerden kredi faizleri üzerinden hesaplanan banka ve sigorta muameleleri vergisi gibi bir yabancı kaynağın işletmede kullanım süresine bağlı olarak doğanların ise finansman gider kısıtlaması uygulamasına konu edileceği açıktır.

Ayrıca, işletmelerce banka vb. kurumlardan temin edilen kredilerin, bu işletmelerin üzerinde herhangi bir finansman yükü kalmaksızın grup şirketlerine aktarılması halinde, bu kredilere ilişkin finansman giderinin, krediyi devralan ve fiilen kullanan şirket bünyesinde gider kısıtlamasına tabi tutulması gerekmektedir.

Öte yandan, imalatçı veya tedarikçi şirketlerle imzalanan aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden aynı değerle alınıp aynı değerle ihracatı gerçekleştirilen, malın üretimi veya tedarikine ilişkin tüm yükümlülüklerden doğrudan ve münhasıran imalatçı veya tedarikçi şirketlerin sorumlu olması ve ihracattan doğan finansman yükünün aracılı ihracat sözleşmesinin tarafı olan imalatçı veya tedarikçi şirketlere aktarılması kaydıyla, bu işlemler nedeniyle dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri nezdinde finansman gider kısıtlaması uygulanmayacaktır.

Ancak, dış ticaret sermaye şirketleri ve sektörel dış ticaret şirketlerinin kendi nam ve hesabına yurt içinden satın aldıkları malların satışından doğan finansman giderleri finansman gider kısıtlamasına tabi tutulacaktır.”açıklamaları yer almaktadır.

Diğer taraftan, ihracat: 2004/12 sayılı Dış Ticaret Sermaye Şirketi Statüsüne İlişkin Tebliğ ile “Dış Ticaret Sermaye Şirketi” statüsü verilmesi, geri alınması ve Dış Ticaret Sermaye Şirketlerinin sorumlulukları belirtilmiştir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre; dış ticaret sermaye şirketi niteliklerini haiz olmayan Şirketinizin, yatırımın maliyetine eklenenler hariç olmak üzere, kullandığı yabancı kaynakların öz kaynakları aşan kısmına ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’luk kısmının 1/1/2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi kazançlarınıza uygulanmak üzere kurum kazancınızın tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.

VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN:

213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

– 215 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasında, “2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz. …”,

– 227 nci maddesinin birinci fıkrasında, “Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.”,

– 229 uncu maddesinde, “Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır.”,

– 231 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde, “Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev’i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.”,

– 258 inci maddesinde, “Değerleme, vergi matrahlarının hesaplanmasiyle ilgili iktisadi kıymetlerin takdir ve tesbitidir.”,

– 259 uncu maddesinde, “Değerlemede, iktisadi kıymetlerin vergi kanunlarında gösterilen gün ve zamanlarda haiz oldukları kıymetler esas tutulur.”,

– 262 nci maddesinde, “Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifade eder.

Aşağıda sayılan giderler de maliyet bedeline dâhil edilir:

a) İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; gümrük vergileri, gümrük komisyonları, yükleme, boşaltma, nakliye ve montaj giderleri,

b) İktisadi kıymetin iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile doğrudan ilgili; resim ve harçlar, noter, tapu, mahkeme, değer tespiti, danışmanlık, komisyon ve ilan giderleri,

c) İktisadi kıymetin finansmanında kullanılan kredilere ait faiz giderleri ve bunlara ilişkin kur farklarının; emtiada emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, diğer iktisadi kıymetlerde ise iktisadi kıymetin envantere alındığı hesap döneminin sonuna kadar olan kısmı ile söz konusu kredilere ilişkin giderler (Faiz giderleri ile kur farklarının diğer kısımlarını maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.),

ç) İktisadi kıymetin stoklara veya envantere alındığı tarihe kadarki depolama ve sigorta giderleri,

d) Gayrimenkullerde mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler.

Gayrimenkullerle doğrudan ilgili olması şartıyla, bunların envantere alındığı hesap dönemi sonuna kadar alınan hibeler maliyet bedelinden indirilir.

İktisadi kıymetin (emtia hariç) iktisap edilmesi veya değerinin artırılması ile ilgili olan özel tüketim vergisi, indirilemeyecek katma değer vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonunu maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.

Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilidir.”,

– 274 üncü maddesinde, “Emtia, maliyet bedeliyle değerlenir. …”,

– 280 inci maddesinde, “Yabancı paralar borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayicinin takarrüründe muvazaa olduğu anlaşılırsa bu rayiç yerine alış bedeli esas alınır.

Yabancı paranın borsada rayici yoksa, değerlemeye uygulanacak kur Maliye Bakanlığınca tespit olunur.

Bu madde hükmü yabancı para ile olan senetli veya senetsiz alacaklar ve borçlar hakkında da caridir. …”hükümleri yer almaktadır.

Ayrıca, anılan Kanunun 281 inci maddesinde, alacakların mukayyet değerleriyle değerleneceği, mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit alacakların değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınacağı; 285 nci maddesinde, borçların mukayyet değerleriyle değerleneceği, mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit borçların değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır.

Bunun yanı sıra;

– 238 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin “B- Dönem Sonu Stoklarının Değerlemesi ile İlgili Hususlar” başlıklı bölümünde, “… emtianın satın alınıp işletme stoklarına girdiği tarihe kadar oluşan kur farklarının maliyete intikal ettirilmesi zorunludur. Stokta kalan emtia ile ilgili olarak daha sonra ortaya çıkacak kur farklarının ise, ilgili bulundukları yıllarda gider yazılması veya maliyete intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır.

İşletmelerin finansman temini maksadıyla bankalardan veya benzeri kredi müesseselerinden aldıkları krediler için ödedikleri faiz ve komisyon giderlerinden dönem sonu stoklarına pay vermeleri zorunlu bulunmamaktadır. Buna göre mükellefler söz konusu ödemelerini doğrudan gider olarak kaydedebilecekleri gibi, diledikleri takdirde stokta bulunan emtiaya isabet eden kısmı maliyete dahil edebileceklerdir.”,

– 536 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 4 üncü maddesinde, “(1) 20/4/1976 tarihli ve 15565 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 130 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde ve 27/12/1998 tarihli ve 23566 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 217 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen hükümler gereğince, değerleme günü itibarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığınca kurların ilan edilmediği durumlarda T.C. Merkez Bankasınca ilan edilen kurlar esas alınır.

(2) Bu şekilde yapılacak değerlemelerde efektif cinsinden yabancı paralar için efektif alış kuru (efektif alış kurunun bulunmaması halinde döviz alış kuru), döviz cinsinden yabancı paralar içinse döviz alış kuru uygulanır.”açıklamalarına yer verilmiştir.

Diğer taraftan, 253 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin “Yurt Dışında Faaliyette Bulunan Mükelleflere Yaptırılan İş ve Hizmetler Karşılığında Alınan Bedellerle İlgili İşlemler” başlıklı bölümünde, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlardan aldıkları muteber belgeleri gider olarak defterlerine kaydedebildikleri, yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükelleflerin, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında belgelerde yazılı bedelleri, belgelerin düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında gösterecekleri, ancak inceleme sırasında inceleme elemanınca lüzum görülmesi halinde, mükelleflerin bu belgelerini tercüme ettirmek zorunda oldukları belirtilmiştir.

Bu bağlamda, yurt dışından yapılan alımlar nedeniyle yüklenilen tutarların işin mahiyetine göre gider veya maliyet unsuru olarak kayıtlara intikali için, esas itibariyle, mezkûr Kanununun 229 ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerle tevsik edilmesi icap etmekte olup, aksi durumda gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınabilmesi, ancak yurt dışından alınacak, ilgili ülke vergi mevzuatı çerçevesinde geçerli bir belge ile tevsikini gerektirmektedir.

Buna göre, somut durumda;

1- Yurtdışı firmadan mal alımlarınız ile ilgili olarak, yurtdışı firma tarafından şirketiniz adına fatura veya ilgili ülke vergi mevzuatına göre muteber bir belge düzenlenmesi, fatura veya söz konusu belgede yazılı bedelin Türk Lirası karşılığının kayıtlarınıza intikalinde, belgenin düzenlendiği günde T.C. Merkez Bankasınca ilan edilen döviz alış kuru esas alınarak hesaplanan Türk Lirası karşılığının dikkate alınması,

2- Yurtdışındaki firmaya mal satışlarınız ile ilgili olarak, şirketiniz tarafından, alıcı adına genel hükümler çerçevesinde fatura düzenlenmesi, fatura muhteviyatı tutarın Türk Lirası karşılığının kayıtlarınıza intikalinde, faturanın düzenlendiği tarihte T.C. Merkez Bankasınca ilan edilen döviz alış kurunun esas alınarak hesaplanan Türk Lirası karşılığının dikkate alınması,

3- Mal alışlarınıza/satışlarınıza ilişkin fatura/belge muhteviyatı tutarların, kısmen veya tamamen sonraki bir tarihte ödenmesi/tahsili halinde, borç/alacak tutarının değerleme günleri (hesap dönemi ve geçici vergi dönem sonları) itibarıyla 213 sayılı Kanunun 280 inci maddesine uygun olarak yabancı para değerlemesine tabi tutulması ve oluşan kur farklarının ilgili dönemde kayıtlara intikal ettirilmesi,

4- Söz konusu emtia alımlarınızın finansmanında kullanılmak üzere uluslararası bir ticaret bankasından kullanılan kredilere ilişkin olarak; söz konusu kredilere ilişkin komisyon, dosya masrafı v.b. giderler ile emtianın satın alınıp işletme stok kayıtlarına alındığı tarihe kadar oluşan kur farkları ve faiz giderlerinin maliyete intikal ettirilmesi; stok kayıtlarında yer alan emtia ile ilgili olarak daha sonra ortaya çıkan kur farkları ve faiz giderlerinin, ilgili bulundukları yıllarda gider veya maliyet olarak kayıtlara intikal ettirilmesi; stok kayıtlarında yer almayan emtia ile ilgili olarak daha sonra ortaya çıkan kur farkları ve faiz giderlerinin ise ilgili bulundukları yıllarda gider olarak kayıtlara intikal ettirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, tek düzen muhasebe sisteminin uygulanmasına ilişkin açıklamalar, 26.12.1992 tarihli ve 21447 mükerrer sayılı Resmi Gazete´de yayımlanan 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve daha sonra bu konuda yayımlanan diğer tebliğlerde yapılmış bulunmaktadır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

https://www.verginet.net/dtt/11/ozelge-2023-6.aspx?ozID=3694

NE KADAR SAMİMİ: SERVET VERGİSİ ÇAĞRISI

Uncategorized

 

Serbest Kürsü

Caner Samancı

Son günlerde Türkiye gündemine de giren servet vergisi tartışmaları, uzun bir süredir dünyanın da gündeminde. Geçmiş yıllarda cılız sesler ile dillendirilen bu bu talebin, multi-milyarderler tarafından dünya liderlerine açık çağrı niteliğine taşıyan ‘Gururla Öde’ başlıklı mektupla son yapılan Davos Forumunda önemli konu başlıkları arasında yerini aldığını biliyoruz.
Bu çağrının alt metnine baktığımızda ise, ne yazık ki, üzerine çalışılmamış kuru bir ‘temenni’den öteye gidemediğini görüyoruz. Hangi servet sahiplerinin, hangi servet unsurları üzerinden, hangi oranda vergilendirilmesi gerektiği, servetin nasıl tanımlandığı belirtilmemesi ve çoğaltılabilecek birçok cevapsız soru; esasen çağrının bir samimiyet testinden geçmesini gerekli kılıyor.

Pareto etkisi: 20’ye 80 kuralı

İtalya’nın %80 zenginliğinin nüfusun %20’sine ait olduğunu ileri süren İtalyan ekonomist Vilfredo Pareto’dan adını alan pareto etkisi, dünyanın birçok ülkesinde ve hatta küresel GSYH ölçümlerinde dahi etkinliğini kanıtladı. (Bkz: 1992 Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Raporu) Aradan geçen 30 yılda pareto etkisi teoreminin dünya nüfusunun %80’i aleyhine bir ‘Pareto Yanılsaması’na dönüştüğünü gözlemliyoruz.

Bu dönüşümün en büyük gerekçesine baktığımızda karşımıza vergi cennetleri çıkıyor. Özellikle son 30 yılda yalnızca kişisel servetler değil, şirket merkezleri ve hakim hissedarlıkları da yoğun bir şekilde vergi avantajı sağlayan ülkelere doğru yönelim içerisinde. Birçok ülkenin gayrisafi hasılasından yüksek değerlemelere sahip şirket karlarının vergiden ari olarak büyük hissedarların off-shore banka hesaplarına aktarılması adaletsizliğin kartopu etkisiyle büyümesine sebebiyet veriyor.

Küresel gelir dağılımı eşitsizliğinin müsebbibleri, yalın bir servet vergisi çağrısı ile bu eşitsizliğin giderilmesine yönelik sorumluluklarından kurtulamazlar. Servet vergisine yönelik devletlere olan çağrıya karşılık olarak muhatap devletler; ilgililerden öncelikle varlıklarını kaynak ülkelere geri getirmesine yönelik ‘karşı çağrı’ ile cevap vermelidir. Bu karşı çağrıya riayet edilmemesi durumunda servet vergisi tartışmalarının sağlıklı bir zeminde yapılmasına olanak bulunmuyor.

Türkiye örneği

Bizim gündemimize dönecek olursak; servet vergisi niteliği taşıyan Ek MTV’ye yönelik tartışmalar tazeyken ve deprem dolayısıyla bazı Kurumlar Vergisi mükelleflerine getirilen Ek Vergi’ye karşı itirazlar ve henüz kesinleşmemiş idari davalar ortadayken yeni bir servet vergisi tartışmasına hazır olmadığımız söylenilebilir. Onun yerine, servet vergisinden beklenen maksat kaynakların optimum dağılımını sağlamak ise, birkaç senedir kaldırılması gündemde olan kurumlara sağlanan vergi istisnalarına yönelik olarak, sermayenin üzerindeki vazgeçilen vergi yükünün istihdama ve iktisadi kalkınmaya etkileri yönünden somut/ölçülebilir çalışmalar yapmak; topu taca atmak yerine kamu-özel sektör işbirliğinin yansıması bakımından iyi bir başlangıç adımı niteliği taşıyacaktır.

https://www.dunya.com/ekonomi/pos-calismiyor-diyen-radara-girdi-maliye-ibana-ceza-yazmaya-hazirlaniyor-haberi-722823

‘POS ÇALIŞMIYOR’ DİYEN RADARA GİRDİ: MALİYE ‘IBAN’A CEZA YAZMAYA HAZIRLANIYOR

Uncategorized

‘POS çalışmıyor’ diyen radara girdi: Maliye ‘IBAN’a ceza yazmaya hazırlanıyor

Kredi kartı ödemesi kabul etmeyip IBAN’a havale isteyenlere yönelik yeni bir çalışma başlatıldı. Banka hesapları üzerinde çalışarak parayı takip eden vergi müfettişleri hesabına sürekli farklı kişilerden havale gelen banka hesabı sahiplerine cezalı tarhiyatlar uygulayacak.

Son dönemde bazı işletmelerin vergi kaçırmak amacıyla fiş ve fatura düzenlememek için müşterisinden IBAN yoluyla tahsilat yapmak istediği anlaşıldı. Hürriyet’in haberine göre, bu durumun yapılan tahsilatlar yönüyle hem KDV hem de gelir ve kurumlar vergisi yönüyle vergi kaybına yol açtığı belirtildi.

Kaynaklar, alınan bir mal ya da hizmet karşılığı olarak IBAN hesabına para gönderilen kişilerin yasa dışı bir faaliyette de bulunmaları halinde bu hesaba para gönderenlerin tamamı için aynı suçla itham edilme riski taşıdığına dikkat çektiler. Örneğin vatandaşın gönderdiği IBAN’ın yasa dışı bahis faaliyetinde bulunan bir güzellik merkezi olabileceğine dikkat çekildi.

Maliye yetkilileri vatandaşları uyararak, “Aynı zamanda alınan mal veya hizmet karşılığında fatura veya fiş alınmadığı zaman tüketici şikâyetine dayanak oluşturacak bir belge de ortada olmayacak” değerlendirmesi yaptılar.

IBAN yoluyla ödeme

Son dönemde küçük esnaf başta olmak üzere, bütün sektörlerde bu durumun yaygın olduğunu vurgulayan kaynaklar, özellikle hizmet sektöründe stok problemi bulunmadığı için müşterilerin IBAN yoluyla ödemeye yönlendirildiğini, tespit edilen sayının oldukça fazla olduğunu kaydettiler.

https://www.dunya.com/ekonomi/pos-calismiyor-diyen-radara-girdi-maliye-ibana-ceza-yazmaya-hazirlaniyor-haberi-722823

ARAÇ SAHİPLERİ DİKKAT!

Uncategorized

ARAÇ SAHİPLERİ DİKKAT! 1 OCAK’TA BAŞLIYOR… İŞTE YENİ DÜZENLEME

Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın akaryakıt sektöründe usulsüz fatura kullanımından kaynaklanan vergi kayıplarının önüne geçilmesi amacıyla 1 Ocak 2025’te zorunlu hale getireceği ‘Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi’ne (UTTS) ilişkin olarak UTTS Taşıt Montaj Firmalarına yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi.

Akaryakıt sektöründe usulsüz fatura uygulamalarının ve vergi kayıplarının önüne geçmeyi hedefleyen Gelir İdaresi Başkanlığı’nın hayata geçireceği Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS) için geri sayım sürüyor. Akaryakıt istasyonlarında plaka bilgilerinin elle girişini önleyerek plakaların sisteme otomatik olarak aktarılmasını sağlayacak olan UTTS’nin kurulum ve işletmesinden Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü sorumlu olacak.

Yapılan açıklamaya göre halihazırda, Türkiye’de trafiğe kayıtlı 29 milyon taşıtın yaklaşık 8 milyonu kiralama, işletmeye kaydetme ya da işte kullanma yolu ile akaryakıt harcamalarını gider göstererek vergi indirimi elde eden vergi mükelleflerine hizmet veriyor. 5 Ekim 2023 tarihli UTTS Tebliği ile söz konusu taşıt gruplarına UTTS’ye dahil olma zorunluluğu getirildi. Aksi halde, Tebliğe göre 1 Ocak 2025’ten itibaren söz konusu taşıtların akaryakıt alımlarında UTTS kapsamında düzenlenmeyen akaryakıt satış belgeleri vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılacak ve vergi beyanlarında gider olarak gösterilemeyecek. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü UTTS projesinin devreye alınma sürecinde akaryakıt sektöründeki ilgili paydaşlar ile düzenli olarak bilgilendirme toplantıları yapıyor. Darphane geçtiğimiz hafta, UTTS Yetkili Taşıt Montaj Firması olmak için başvuru yapabilecek firmaların temsilcileriyle bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. Otomotiv ana sanayi firmaları, sektör dernekleri, yetkili ve özel servislerin temsilcilerinin katıldığı toplantıda Darphane yetkilileri sistemin işleyişi, yetkilendirilecek Taşıt Montaj Firmalarının sistem kapsamında yürütecekleri görev ve sorumluluklar, firmaların ve alt bayilerinin sisteme ön kayıt koşulları ile yetkilendirme süreci ve takvimi hakkında bilgi verdi.

TAŞIT TANIMA BİRİMİ (TTB) CİHAZLARININ 2024 SONUNA KADAR TAKILMASI ZORUNLU
UTTS Tebliği 5 Ekim 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanmıştı. Gelir İdaresi Başkanlığı’nca yayınlanan ‘Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne göre kiralama yoluyla edinilen veya işletmeye dâhil olan ve işte kullanılan taşıtlara 31 Aralık 2024 tarihine kadar Taşıt Tanıma Birimi (TTB) takılması zorunluluğu getirildi. Akaryakıt istasyonu işleten mükelleflerin ise 31 Aralık 2024 tarihine kadar akaryakıt istasyonlarında en az bir pompa ünitesinin tabanca aparatlarına Taşıt Tanıma Okuyucu (TTO) cihazı taktırmaları zorunlu hale geldi.

Sistemin kurulum ve işletim esasları, yetkili firma işlemleri ve UTTS kullanılarak yapılacak akaryakıt satışlarında belge düzeni de 5 Ekim 2023 tarihinde yayınlanan tebliğ ile belirlenmişti.

USULSÜZ FATURA UYGULAMASINA SON
Araçların yakıt depo girişine takılacak olan ‘Taşıt Tanıma Birimi’ (TTB) (elektronik etiket) cihazında dijital olarak saklanan plaka bilgisi akaryakıt alımı esnasında yakıt pompa tabancasına takılı ‘Taşıt Tanıma Okuyucu’ cihaz tarafından otomatik olarak okunarak güvenlikli haberleşme yolu ile Yeni Nesil Pompa Ödeme Kaydedici Cihaza iletilecek. Böylece, akaryakıt giderlerinin beyanında kullanılan fiş ve faturalara plaka bilgileri otomatik olarak işlenecek. UTTS ile taşıt plakalarının sisteme elle işlenmesinden kaynaklanan usulsüz fatura uygulaması da engellenecek.

TTB CİHAZI TAŞITTAN SÖKÜLDÜĞÜNDE KULLANILAMAZ HALE GELECEK

TTB’ler araçtan söküldüğünde kullanılmayacak ve yeniden taktırılması gerekecek. Ayrıca taşıtların sahiplik ve/veya plaka bilgisinin değişmesi durumunda da taşıtlara yeni TTB takılacak.

TAŞITLARA TTB MONTAJI SADECE YETKİLENDİRİLMİŞ FİRMALAR TARAFINDAN YAPILACAK
Taşıt Tanıma Birimi’ cihazının taşıtlara montaj işlemleri sadece Darphane tarafından yetkilendirilecek olan Taşıt Montaj Firmaları tarafından gerçekleştirilebilecek. Motorlu Taşıt Yetkili Servisleri, Motorlu Taşıt Özel Servisleri ve Taşıt tanıma ve/veya taşıt takip sistemleri montaj servisi firmaları UTTS Yetkili Taşıt Montaj Firması olmak için başvurabilecekler.

15 MİLYAR LİRALIK VERGİ KAÇAĞI ÖNLENECEK
Akaryakıt harcamalarını gider gösteren, vergi mükellefi statüsünde olan gerçek ve tüzel kişilerin taşıtlarının UTTS’ye geçme zorunluluğu bulunuyor. Bu kapsama girmeyen taşıtlar gönüllü olarak UTTS’ye kayıt yaptırabilecek. Yeni sistem ile yıllık yaklaşık 15 milyar Türk Lirası’nı bulduğu tahmin edilen vergi kaybının önlenmesi amaçlanıyor.

https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/arac-sahipleri-dikkat-1-ocakta-basliyor-iste-yeni-duzenleme-42445699

YENİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARDAN “BİLGİ FİŞLERİ” DÜZENLENMESİNE DAİR USUL VE ESASLARA İLİŞKİN TEKNİK KILAVUZ

Uncategorized

YENİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARDAN “BİLGİ FİŞLERİ” DÜZENLENMESİNE DAİR USUL VE ESASLARA İLİŞKİN TEKNİK KILAVUZ

İÇİNDEKİLER:

İÇİNDEKİLER…………………………………………………………………………………………………………………. 1

  1. YENİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZ UYGULAMASI…………………………………………………………….. 2
  2. YENİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLAR BİLGİ FİŞİ DÜZENLEME ESASLARI……………………………….. 3
  3. YENİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARDAN BİLGİ FİŞİ DÜZENLENMESİ GEREKEN DURUMLAR……. 3
  4. BİLGİ FİŞLERİ ÜZERİNDE BULUNMASI GEREKEN BİLGİLER……………………………………………………… 3
  5. BİLGİ FİŞLERİNİN İRSALİYE YERİNE KULLANILABİLMESİ…………………………………………………………. 4
  6. BİLGİ FİŞLERİ İLE POS SLİPLERİN BÜTÜNLEŞİK OLMASI…………………………………………………………. 5
  7. BİLGİ FİŞLERİNİN İŞLEMLERİN MAHİYETİNE UYGUN OLARAK DÜZENLENMESİ VE MALİ BELGE’YE

DÖNÜŞTÜRÜLMESİ ZORUNLULUĞU…………………………………………………………………………………… 5

  1. YENİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARDA YAPILACAK KAYIT………………………………………………. 5
  2. İŞLEM TÜRLERİ İTİBARİYLE DÜZENLENECEK BİLGİ FİŞLERİ VE FORMATI……………………………………. 6

DÜZENLENECEK BİLGİ FİŞLERİ………………………………………………………………………………………… 6

  1. ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARDA GERÇEKLEŞTİRİLECEK TEKNİK UYARLAMA…………………………… 11

BİLGİ FİŞLERİ ÖRNEKLERİ……………………………………………………………………………………………….. 12

 

1. YENİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZ UYGULAMASI

Bilindiği üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun Mükerrer 257’nci maddesiyle Bakanlığımıza tanınan yetkiye dayanılarak; 15.06.2013 tarih ve 28678 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 426 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile satışı yapılan malları aynen veya işlendikten sonra satışını yapanlar dışındaki kimselere satan veya aynı kimselere hizmet veren birinci ve ikinci sınıf tüccarlara (perakende teslimde bulunan veya hizmet ifa eden) Vergi Usul Kanununa göre fatura vermek zorunda olmadıkları mal satışları veya hizmet ifalarının belgelendirilmesinde (6.12.1984 tarihli ve 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihaz Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanuna göre kullanmak zorunda oldukları ödeme kaydedici cihazların yerine) “Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları” kullanma mecburiyeti getirilmiş olup, mezkûr Genel Tebliğin “Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanma Mecburiyetinin Başlama Tarihleri” başlıklı 4 numaralı bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde ise Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz kullanımı zorunluluğu kademeli olarak düzenlenmiştir.

Buna göre;

  1. 3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihaz Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanun ve ilgili mevzuatına göre ödeme kaydedici cihaz kullanmak zorunda olan mükelleflerden, faaliyetlerinde seyyar EFT-POS cihazı kullananlar 10.2013 (427 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile değişen tarih) tarihinden itibaren yeni nesil ödeme kaydedici cihazlardan EFT-POS özellikli cihazları kullanmak zorunda olup kapsama dâhil olan mükelleflerin bu tarihten sonra kullandıkları tüm seyyar EFT-POS cihazlarının yeni nesil ödeme kaydedici cihaz özelliği bulunması gerektiği, 
  1. Yol kenarı otopark hizmeti veren mükelleflerin 10.2013 (427 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile değişen tarih) tarihinden itibaren yeni nesil ödeme kaydedici cihazlardan EFT-POS özelliği olanlarını kullanmak zorunda oldukları, 
  1. Basit/Bilgisayar bağlantılı yeni nesil ödeme kaydedici cihazları kullanmak zorunda olan mükelleflerin ise yeni nesil ödeme kaydedici cihaz kullanma mecburiyetlerinin (3100 sayılı Katma Değer Vergisi Mükelleflerinin Ödeme Kaydedici Cihazları Kullanmaları Mecburiyeti Hakkında Kanuna dayanılarak çıkarılan ilgili mevzuata göre muaf tutulanlar hariç) 01.2016 tarihinde başlayacağı, bu mükelleflerin bu tarihten önce de Bakanlığımızca onaylanmış yeni nesil ödeme kaydedici cihazları alarak kullanabilecekleri ve ayrıca bu mükelleflerin istemeleri hâlinde EFT-POS özelliği olan yeni nesil ödeme kaydedici cihazları da kullanabilecekleri, 

yönünde açıklamalara yer verilmiştir. 

Yeni nesil ödeme kaydedici cihazların (YN ÖKC) teknik ve fonksiyonel özellikleri ile bu cihazlar kullanılmak suretiyle düzenlenecek fişlere ait açıklamalar, konuya dair Başkanlığımız internet sitesinde yayınlanan “YN ÖKC TEKNİK KILAVUZU 1-2” ile ÖKC üretici onayı başvurusunda bulunan üretici firmalar ile paylaşılan “GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI   MESAJ   PROTOKOLÜ   (GMP)   SPESİFİKASYONLARI   1-2”

dokümanlarında yapılmıştır.

Bu kılavuz ile söz konusu teknik kılavuzlar ve dokümanlarda yapılan açıklamalar çerçevesinde; YN ÖKC kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen mal ve hizmet satışlarında; YN

ÖKC’lerden ÖKC fişleri haricinde BİLGİ FİŞLERİ” nin düzenleneceği durumlar ve bilgi fişlerinin düzenlenmesi sırasında uyulması gereken usul ve esasları hakkında, ÖKC kullanan mükellefleri bilgilendirmek amacıyla hazırlanmıştır.

2. YENİ     NESİL     ÖDEME     KAYDEDİCİ     CİHAZLAR     BİLGİ     FİŞİ DÜZENLEME ESASLARI

Bu Kılavuzun birinci bölümünde belirtilen teknik kılavuz ve dokümanlarda yapılan açıklamalar çerçevesinde; YN ÖKC kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler nedeniyle; YN ÖKC’lerden bilgi fişlerinin tanziminde aşağıda yer alan açıklamalar çerçevesinde hareket edilmesi gerekmektedir.

3.       YENİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARDAN BİLGİ FİŞİ DÜZENLENMESİ GEREKEN DURUMLAR

Mükellefler YN ÖKC kullanmak suretiyle gerçekleştirilen;

  1. Fatura ile belgelendirilen satışlarında,
  1. Yemek fişi/yemek kartı karşılığı verdikleri mal satışı ve hizmet ifalarında,
  1. Mal teslimi veya hizmetin ifasından önce ön tahsilat (avans) mahiyetinde aldıkları tutarların belgelendirilmesinde,
  1. Otopark giriş işlemlerinde,
  1. Fatura tahsilatı işlemlerinde,
  1. GİB tarafından belirlenecek benzeri diğer işlemlerde,

YN ÖKC’den bilgi fişi düzenleyerek müşterilerine vereceklerdir.

EFT-POS özellikli YN ÖKC kullanma mecburiyeti bulunan otopark giriş işlemlerinde ödemenin yöntemi ve belgenin türüne bağlı kalınmaksızın her hal ve şartta “BİLGİ FİŞİ” düzenlenecektir.

4.   BİLGİ FİŞLERİ ÜZERİNDE BULUNMASI GEREKEN BİLGİLER

Bilgi fişleri üzerinde;

  • Satıcının adı soyadı/unvanı, adresi, telefon numarası, vergi kimlik numarasının,
  • Bilgi fişinin tarih, saat ve fiş numarasının,
  • Bilgi fişinin üst kısmında ve fiş numarasından sonra gelmek üzere “BİLGİ FİŞİ” ibaresinin,
  • e-Fatura veya e-Arşiv faturalı satışlara ait bilgi fişlerinde, avans bilgi fişlerinde müşterinin vergi kimlik numarası veya TC kimlik numarasının,
  • Matbaadan bastırılan fatura ile belgelendirilecek satışlarda müşterinin vergi kimlik numarası veya TC kimlik numarası ile düzenlenen Fatura/İrsaliyenin seri ve sıra numarasının,
  • Satış türü alanlarına (Faturalı, e-Faturalı, e-Arşiv Faturalı, Avans, Yemek Fişi/Yemek Kartı, Otopark Giriş, Fatura Tahsilatı vb. ) ilişkin ibarelerin,
  • Otopark giriş işlemlerine ait bilgi fişlerinde vergi kimlik numarası veya TC kimlik numarası yerine müşterinin araç plaka bilgisi, araç giriş tarihi ve saatinin,
  • İşlemlere ait tutar, KDV oranı, KDV Tutarı bilgilerinin (Avans, Otopark Giriş bilgi fişlerinde hariç) ve türleri itibariyle ödeme yönteminin (Nakit, Kredi/Banka Kartı, Yemek Fişi/Yemek Kartı vb.),
  • Fatura Tahsilatı bilgi fişlerinde tahsil edilen faturanın; kurumu, tarihi, numarası, abone numarası, tutarı ve varsa alınan ücret (komisyon) tutarının,
  • İrsaliye yerine geçen bilgi fişlerinde (mal nevi miktarı ve tutarının detaylı belirtildiği e-Faturalı veya e-Arşiv faturalı satışlar için) işlemlere ait bilgilerden sonra gelmek üzere “İRSALİYE YERİNE GEÇER” ibaresinin ve imza bölümünün,
  • Avans bilgi    fişlerinde    “FATURASI   SONRADAN   DÜZENLENECEK” ibaresinin ve ayrıca satıcı ile müşteriye ilişkin imza bölümlerinin,
  • Banka kartı veya Kredi kartı ile belgelendirilen satışlara ait bilgi fişlerinde Z No, Ekü No ve MF kodundan önce bankacılık işlem bilgilerinin,
  • İrsaliye yerine geçen bilgi fişleri haricindeki bilgi fişlerinde bankacılık işlem bilgilerinden önce “MALİ DEĞERİ YOKTUR” ibaresinin,
  • İrsaliye yerine geçmeyen bilgi fişlerinde (mal nevi miktar ve tutarının detaylı belirtilmediği e-Fatura ve e-Arşiv faturalı satışlar ile matbaadan bastırılan fatura ile belgelendirilen satışlara ait bilgi fişlerinde) Mali Değeri Yoktur ibaresinden sonra gelmek üzere “İRSALİYE YERİNE GEÇMEZ” ibresinin,
  • Yemek Fişi/Yemek Kartı Bilgi Fişlerinde Z No, Ekü No ve MF kodundan önce yemek fişi/kartı firmasına ait bilgilerin,
  • En sonunda olmak üzere Z No, Ekü No ve MF kodunun, yer alması gerekmektedir.

5.   BİLGİ FİŞLERİNİN İRSALİYE YERİNE KULLANILABİLMESİ

Bilgi Fişi, 433 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre e-Fatura ve e- Arşiv Faturası uygulamasına geçen mükellefler tarafından irsaliye yerine geçen belge olarak da kullanılabilir.

Bunun için bilgi fişinin satış anında düzenlenmesi ve satıcı veya yetkilisi tarafından imzalanması gerekmektedir.

İrsaliye yerine geçen bilgi fişinde (ekte örneğine yer verilen 2 No.lu bilgi fişi) satılan malın cinsinin, miktarı ile diğer satış bilgilerinin, imzalanacak bölümün ve “İRSALİYE YERİNE GEÇER” ibaresinin bulunması zorunludur. İrsaliye yerine geçen bilgi fişlerinde “MALİ DEĞERİ YOKTUR” ibaresi bulunmayacaktır.

Mal satış detay bilgilerinin yazılmadığı Bilgi Fişleri irsaliye yerine geçmez.

6.   BİLGİ FİŞLERİ İLE POS SLİPLERİN BÜTÜNLEŞİK OLMASI

Ödemelerin banka/kredi kartı ile yapılması halinde YN ÖKC’den düzenlenecek bilgi fişi ile POS slibi birleştirilerek tek bir belge olarak yazdırılacaktır. Bilgi fişi 2 nüsha halinde basılabilecek, istenmesi halinde bir nüshası satıcıda kalacaktır.

Faturalı (e-Fatura/e-Arşiv Faturası ile belgelendirilen satışlar dahil) satışlarda faturanın işlem anında müşteriye verilmesi halinde YN ÖKC’de düzenlenen bilgi fişlerinin (banka veya kredi kartı ile yapılan tahsilatlar hariç) çıktısının verilmesi mecburiyeti bulunmamaktadır. Söz konusu bilgi fişleri YN ÖKC’lerin EKÜ’sünde kayıt altında tutulabilecektir. Tahsilatın banka veya kredi kartı ile yapılması halinde POS slip bilgilerini de ihtiva eden bilgi fişinin müşteriye verilmesi mecburiyeti her hal ve şartta bulunmaktadır.

Faturalı satışlarda, fatura satış anında veya en geç yasal süresinde düzenlenmelidir. YN ÖKC’ler bilgi fişlerinin düzenlendiği tarihi dikkate alarak süresinde fatura düzenlenmesi hususunu periyodik olarak satıcıya hatırlatmalıdır.

7.      BİLGİ FİŞLERİNİN İŞLEMLERİN MAHİYETİNE UYGUN OLARAK DÜZENLENMESİ VE MALİ BELGE’YE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ ZORUNLULUĞU

Bilgi fişlerinin mükellefler tarafından, işlemlerin mahiyetine uygun olarak bu kılavuzda belirtilen şekilde düzenlenmesi ve daha sonradan mali değeri olan ÖKC fişine veya fatura vb. belgelere dönüştürülmesi zorunludur.

Bilgi fişlerinin, işlemlerin mahiyetine uygun olarak düzenlenmediğinin veya ÖKC fişi veya fatura ile belgelendirilmesi gereken bilgi fişi tanzim edilmiş işlemlere ilişkin olarak düzenlenmesi gereken ÖKC fişi veya faturanın düzenlenmediğinin, (sadece bilgi fişinin düzenlenmiş olduğunun) tespiti halinde vergi mevzuatında belirlenen cezai işlemler tatbik edilecektir.

8.       YENİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARDA YAPILACAK KAYIT 

Düzenlenen bilgi fişlerinin bir örneği, mali değeri bulunan ÖKC fişlerinde olduğu gibi YN ÖKC’nin elektronik kayıt ünitesi (EKÜ)’nde kaydedilmesi zorunludur.

Bilgi fişi için tüm bilgiler “X” ve “Z” raporlarında “Faturalı Satış Sayısı”, “Faturalı Satış Toplam Tutarı”, “Avans İşlem Sayısı”, “Avans İşlem Toplam Tutarı”, “Yemek Fişi/Kartı İşlem Sayısı”, “ Yemek Fişi/Kartı İşlem Tutarı” ve “Otopark Giriş İşlem Sayısı”, alanlarında gösterilir.

9.    İŞLEM TÜRLERİ İTİBARİYLE DÜZENLENECEK BİLGİ FİŞLERİ VE FORMATI

9.1.       FATURALI SATIŞLARA İLİŞKİN OLARAK YENİ NESİL ÖDEME KAYDEDİCİ CİHAZLARDAN DÜZENLENECEK BİLGİ FİŞLERİ 

YN ÖKC kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen satışların, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 232. Maddesinde fatura düzenlenmesi mecburiyeti bulunan vergi mükelleflerine yapılmış olması veya müşterinin nihai tüketici olmakla beraber fatura istemesi ya da satış tutarının fatura düzenleme haddini aşması halinde; satıcının müşteriye fatura vermesi zorunludur.

Bu şekilde düzenlenen/düzenlenecek faturalara istinaden YN ÖKC’den aşağıdaki örneklere ve açıklamalara uygun bilgi fişleri düzenlenecektir.

Fatura (e-Fatura ve e-Arşiv faturasının kağıt çıktısı dahil), sevk irsaliyesi veya irsaliyeli faturanın, satış anında düzenlenerek müşteriye verilmesi ve tahsilatın banka veya kredi kartı ile yapılmamış olması halinde YN ÖKC’de oluşturularak EKÜ’de kayıt altına alınması zorunluluğu bulunan bilgi fişinin ayrıca kağıt çıktısının alınması ve müşteriye verilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.

  • SATICININ E-FATURA UYGULAMASINA KAYITLI OLMADIĞI DURUMLARDA 

Müşteriye matbaa baskılı seri-sıra numaralı kağıt faturanın verilmesi gerekmektedir. YN ÖKC’den ise faturalı satışlarda (faturası önceden düzenlenen satışlara ilişkin sonradan yapılan tahsilatlar dahil) ekte örneği belirtilen bilgi fişi (1 No.lu) verilecektir. Verilen bu bilgi fişinin irsaliye yerine kullanılması mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle, satıcı müşteriye irsaliye yerine geçmek üzere ya irsaliyeli fatura ya da fatura ve irsaliyeyi ayrı ayrı düzenleyerek vermesi gerekmektedir.

  • SATICININ E-FATURA UYGULAMASINA KAYITLI OLDUĞU DURUMLARDA
    • Müşteri Mükellef ve e-Fatura Uygulamasına Kayıtlı Olmadığı Durumda 

9.1.1. bölümünde belirtilen şekilde işlem yapılacaktır.

  • Müşteri Mükellef ve e-Fatura Uygulamasına Kayıtlı Olduğu Durumda 

Müşteriye e-Fatura elektronik ortamda tanzim edilip elektronik ortamda iletilmesi gerekmektedir. YN ÖKC’den ise e-faturalı satışlara ait ekte örneği belirtilen bilgi fişi (2 veya 3 No.lu) verilecektir.

Satıcı bu durumda aşağıdaki 3 yöntemden birini tercih ederek irsaliye veya irsaliye yerine geçen belge düzenleyebilecektir.

  1. Müşteriye sevk irsaliyesi yerine geçen bilgi fişi imzalanarak verilebilir (2 No.lu Bilgi Fişi).
  2. 433 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 15. bölümü uyarınca satış anında irsaliye yerine geçen e-Faturanın kağıt çıktısı imzalanarak müşteriye
  3. Müşteriye seri sıra numaralı sevk irsaliyesi belgesi

Not: e-Fatura uygulamasına kayıtlı olan mükellefler, YN ÖKC kullanarak gerçekleştirdikleri satışlarda öncelikle müşterisinin e-Faturaya kayıtlı olup olmadığını e-Fatura uygulamasından sorgulayacaklardır.

  • Müşteri Nihai Tüketici Olduğu Durumda 

9.1.1. bölümünde belirtilen şekilde işlem yapılacaktır.

  • Satıcının e-Arşiv Faturası Uygulamasına Kayıtlı Olduğu Durumlarda
    • Müşteri Mükellef ve e-Fatura Uygulamasına Kayıtlı Olmadığı Durumda

e-Arşiv Faturası uygulamasına geçen mükelleflerin e-Fatura uygulamasına kayıtlı olmayan vergi mükelleflerine gerçekleştirmiş oldukları mal ve hizmet satışlarında; alıcının isteğine bağlı olarak; e-Arşiv uygulaması üzerinden tanzim edecekleri e-Arşiv Faturasını elektronik ortamda iletecekler veya kağıt çıktısını imzalayarak vereceklerdir. YN ÖKC’den ise işlem anında e-Arşiv Faturalı satışlara ait ekte örneği belirtilen bilgi fişi (2 veya 3 No.lu) düzenlenecektir.

Satıcı aşağıdaki 3 yöntemden biri tercih ederek irsaliye veya irsaliye yerine geçen belge düzenleyebilecektir.

  1. Müşteriye YN ÖKC’den sevk irsaliyesi yerine geçen bilgi fişi imzalanarak verilebilir (2 No.lu Bilgi Fişi)
  2. 433 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin 7.1. bölümü uyarınca satış anında irsaliye yerine geçen e-Arşiv Faturasının kağıt çıktısı imzalanarak müşteriye
  3. Müşteriye seri sıra numaralı sevk irsaliyesi belgesi düzenlenerek
    • Müşteri Mükellef ve e-Fatura Uygulamasına Kayıtlı Olduğu Durumda

9.1.2.2. bölümünde belirtilen şekilde işlem yapılacaktır.

  • Müşteri Nihai Tüketici Olduğu Durumda

9.1.3.1. bölümünde belirtilen şekilde işlem yapılacaktır.

  • Faturada Bilgi Fişlerine İlişkin Olarak Bulunacak Bilgiler

Faturalı ( anlaşmalı matbaa işletmelerinde bastırılan seri ve sıra numaralı) satışlarda, düzenlenen bilgi fişlerinde bulunan Tarih, Fiş No, Z No, YN ÖKC Seri No bilgilerinin fatura üzerine yazılması zorunludur.

e-Faturalı satışlarda bu bilgiler; e-Fatura UBL-TR formatının belirlenen elemanına (Additional Document Reference alanına) 3100 kodu ile (Document Type Code) yazılacaktır. Yazılacak bilgiler aşağıda XSD şema üzerinde gösterilmiştir.

e-Arşiv uygulaması kapsamında düzenlenen faturalarda da bilgi fişi bilgileri e-Arşiv faturasında gösterilecek ve e-arşiv raporuna kaydedilecektir.

Fatura UBL-TR şemasında ilgili alanlar seçimli (opsiyonel) alan olarak görülmesine karşın YN ÖKC üzerinden bilgi fişi düzenlenmesi halinde bu alanlar zorunlu kabul edilecektir. e-Fatura ve e-Arşiv Fatura, ilgili uygulama kılavuzlarında bulunan açıklamalara uygun olarak düzenlenmelidir.

Bilgi fişine ait bilgilerin fatura uygulamalarına taşınması işlemi otomasyon sistemine bağlantı (GMP-3), USB veya kağıt fiş nüshasından manuel olarak yapılabilir. Elektronik aktarımda açık kaynak kodlu işlenebilir veri formatı (XML) kullanılmalıdır.

9.2.  YEMEK FİŞİ/YEMEK KARTI İLE YAPILAN TAHSİLATLARA İLİŞKİN BİLGİ FİŞLERİ

Self-servis, masada yemek hizmeti veren veya kapıya teslim yapan lokanta, restoran vb. işyerlerinde, ödemenin yemek kartlarıyla harici cihazlar kullanılarak veya kupon benzeri yemek çekleri (fişleri) ile yapılması halinde; satış bedeli ile yemek fişi/kartı üreten firma

bilgisi YN ÖKC’lere kaydedilecek ve ekte örneğine yer verilen (4 No.lu) mali değeri olmayan bilgi fişi düzenlenerek müşteriye verilecektir.

Bu fişlerde müşterinin TCKN/VKN bilgileri yer almayacaktır.

Belli bir döneme ilişkin Yemek Kartı/Yemek Çeki ile yapılan tahsilatlara ilişkin olarak tanzim edilen BİLGİ FİŞLERİ’ ndeki bilgiler baz alınarak Yemek Kartı/Yemek Çeki firmaları itibariyle söz konusu tutarlar için genel esaslara uygun olarak Vergi Usul Kanununa göre fatura düzenlenecektir.

Satış bedelinin Yemek Kartı/Yemek Çeki karşılığında tahsil edilmesi halinde “MALİ DEĞERİ OLMAYAN BİLGİ FİŞİ” düzenlenecek olup, bedelin Yemek Kartı/Yemek Çeki ile tahsil edilmediği diğer yöntemlerle tahsil edildiği (Nakit veya Banka/Kredi Kartı) durumlarda ise genel esaslara uygun olarak “MALİ DEĞERİ OLAN ÖKC FİŞİ” düzenlenecektir.

9.3.  ÖN TAHSİLAT (AVANS) İŞLEMLERİNE İLİŞKİN BİLGİ FİŞLERİ

Mal ve hizmet satışının gerçekleşmesinden önce satıcı tarafından YN ÖKC kullanılması suretiyle müşteriden avans mahiyetinde tahsil edilen tutarlar için YN ÖKC’den ekte örneği belirtilen (5 No.lu) bilgi fişi iki nüsha düzenlenerek bir nüshasının müşteriye verilmesi diğer nüshasının ise satıcıda muhafaza edilmesi gerekmektedir.

Bu bilgi fişi nüshalarının üzerinde; satıcı mükellef bilgilerinin (adı soyadı/unvanı, adresi, telefon numarası, vergi kimlik numarası, vergi dairesi, mersis no, tescilli internet adresi bilgilerinin ), bilgi fişinin tarih, fiş numarası ve saatinin, tahsil edilen avans tutarının, ödeme türünün, müşterinin vergi kimlik numarası veya TC kimlik numarası ile Adı ve Soyadının ve satıcı ve müşterinin imza bölümleri bulunur.

Bilgi fişinin işlem türü kısmında “AVANS” ibaresi, Z No, Ekü No, MF kodundan önce (varsa Bankacılık işlem bilgilerinden de önce) “MALİ DEĞERİ YOKTUR- FATURASI SONRADAN DÜZENLENECEK” ibaresi ile satıcı ve müşteri nüshalarının her birinde satıcı ve müşteri imza bölümleri yer alacaktır.

Avans bilgi fişlerinin mal teslimi ve hizmet ifasının gerçekleşmesinden itibaren vergi mevzuatında öngörülen kanuni süre dahilinde faturaya dönüştürülmesi zorunludur.

Düzenlenen avans bilgi fişinde yer alan bilgiler bu dokümanın 9.1.4. bölümünde açıklandığı şekilde; mal satışı ve hizmet ifasına ilişkin düzenlenecek faturaya yazılacaktır.

Müşteriye verilen Avans Bilgi Fişinde yazılı müşteri bilgileri ile sonradan düzenlenecek faturada yer alacak müşteri bilgilerinin örtüşmesi zorunludur.

Müşteriden avans alınmış olmakla birlikte, mal teslimi veya hizmet ifasının gerçekleştirilmemesi veya işlemden vazgeçilmesi nedeniyle avansın müşteriye iade edilmesi halinde; düzenlenmiş Avans Bilgi Fişinin satıcı ve müşteri nüshalarının satıcı tarafından tanzim edilecek Gider Pusulasına eklenmesi ve Gider Pusulası üzerinde avans iadesinde

bulunulan müşterinin adı, soyadı, unvanına yer verilmesi ve müşterinin imzasının alınması koşuluyla faturaya dönüştürülmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.

9.4.  OTOPARK GİRİŞ İŞLEMLERİNDE DÜZENLENECEK BİLGİ FİŞLERİ

YN ÖKC kullanma mecburiyeti bulunan otopark işletmelerinde aracın otoparka giriş/ kayıt işlemleri sırasında YN ÖKC’den ekte örneğine yer verilen (6 No.lu) “Otopark Giriş Bilgi Fişi” düzenlenerek verilmesi gerekmektedir.

Bu bilgi fişi üzerinde; otopark işletmesinin adı soyadı/unvanı, adresi, telefon numarası, vergi kimlik numarası, tarih, saat, fiş numarası, araç plaka bilgisi ve aracın otopark giriş tarih ve saat bilgileri bulunur.

Bilgi fişinin üst kısmındaki mükellef ve fiş bilgilerinden sonra ‘OTOPARK GİRİŞ’ ibaresi, sonunda ise (Z No, Ekü No, MF Kodundan önce) “MALİ DEĞERİ YOKTUR” ibaresi bulunacaktır.

Otopark Giriş Bilgi Fişlerinin araç otoparktan çıkarken; giriş ve çıkış zamanına göre hesaplanan ücret tutarı dikkate alınarak mali değeri olan YN ÖKC fişine dönüştürülmesi gerekmektedir. Otopark hizmetinin sonunda düzenlenecek mali değeri olan YN ÖKC fişinde otopark giriş bilgi fişinin FİŞ NO’su da bulunmalıdır.

9.5.         FATURA    TAHSİLATI     İŞLEMLERİNDE     DÜZENLENECEK    BİLGİ FİŞLERİ

  • Fatura Tahsilatı İşleminde İlave Ücret Alınmaması Halinde

YN ÖKC kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen ve müşteriden ayrıca ücret/komisyon alınmadan yapılan fatura tahsilatı işlemlerinde (başka kurum veya kuruluşlara ait faturaların tahsilat merkezi ve benzeri kuruluşlarca yapılan fatura tahsilat işlemleri) YN ÖKC’den ekte örneğine yer verilen (7 No.lu) “Fatura Tahsilatı Bilgi Fişi” düzenlenerek ödemeyi yapana verilecektir.

Bu suretle düzenlenen bilgi fişindeki tutarlar üzerinden KDV hesaplanmayacak olup bilgi fişinin üst kısmındaki mükellef ve fiş bilgilerinden sonra “FATURA TAHSİLATI” ibaresi, sonunda ise “Z No, Ekü No, MF Kodu” ve bundan önce gelmek üzere “MALİ DEĞERİ YOKTUR” ibaresi bulunacaktır.

Müşteriden ilave bir ücret/komisyon alınmadan yapılan fatura tahsilat işlemlerine ait olmak üzere, faturası tahsil edilen kurum veya kuruluşlardan daha sonra ücret, komisyon, ciro primi vb. adlar altından tahakkuk eden alacaklar için genel esaslar çerçevesinde KDV’li faturanın, faturası tahsil edilen kuruma kesilmesi gerekmektedir.

Bu bilgi fişinde ayrıca tahsil edilen faturanın; ait olduğu Kurum, Tarihi, No.su, Abone No.su, Tutar bilgileri ve Tahsilatın Banka veya Kredi Kartı kullanılmak suretiyle yapılması durumunda Bankacılık işlem bilgilerine de yer verilecektir.

  • Fatura Tahsilatı İşleminde İlave Ücret Alınması Halinde

YN ÖKC kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen ve müşteriden ayrıca ücret/komisyon alınmak suretiyle yapılan fatura tahsilatı işlemlerinde (başka kurum veya kuruluşlara ait faturaların tahsilat merkezi ve benzeri kuruluşlarca yapılan fatura tahsilat işlemleri) ise bilgi fişi düzenlenmeyecek olup bunun yerine mali değeri bulunan ve genel esaslar çerçevesinde tanzim olunan ÖKC FİŞİ (ekte örneğine yer verilen 8 No.lu ÖKC Fişi) düzenlenecektir.

Bu ÖKC fişinde, fatura tahsilat tutarı üzerinden KDV hesaplanmayacak olup fatura bedeline ilave olarak müşteriden alınan ücret veya komisyon tutarı üzerinden KDV hesaplanacaktır.

 

10.         ÖDEME    KAYDEDİCİ    CİHAZLARDA    GERÇEKLEŞTİRİLECEK TEKNİK UYARLAMA

 

Bu Kılavuzda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak YN ÖKC’lerde Bilgi Fişi düzenlenebilmesi için söz konusu cihazlarda yapılacak teknik uyarlamaların, Bakanlığımızdan onay alan ÖKC firmaları veya yetkili servisleri aracılığı ile yapılması gerekmektedir.

 

BİLGİ FİŞLERİ ÖRNEKLERİ

  • LU : FATURALI SATIŞLARA AİT BİLGİ FİŞİ ÖRNEĞİ 
  • LU : E-FATURALI/E-ARŞİV FATURALI SATIŞLARA AİT BİLGİ FİŞİ ÖRNEĞİ (İRSALİYE YERİNE GEÇEN)
  • LU : E-FATURALI/E-ARŞİV FATURALI SATIŞLARA AİT BİLGİ FİŞİ ÖRNEĞİ (İRSALİYE YERİNE GEÇMEYEN)
  • LU : YEMEK FİŞİ/YEMEK KARTI İLE YAPILAN TAHSİLATLARDA DÜZENLENECEK BİLGİ FİŞİ ÖRNEĞİ
  • LU : ÖN TAHSİLAT (AVANS) İŞLEMLERİNE İLİŞKİN BİLGİ FİŞİ ÖRNEĞİ
  • LU: OTOPARK GİRİŞ İŞLEMLERİNDE DÜZENLENECEK BİLGİ FİŞİ ÖRNEĞİ
  • LU: FATURA   TAHSİLATI   İŞLEMLERİNDE   DÜZENLENECEK BİLGİ FİŞİ ÖRNEĞİ İLAVE ÜCRET/KOMİSYON ALINMAMASI HALİNDE)
  • LU: FATURA   TAHSİLATI   İŞLEMLERİNDE   DÜZENLENECEK

ÖKC FİŞİ ÖRNEĞİ ( İLAVE ÜCRET/KOMİSYON ALINMASI HALİNDE)

Kaynağın Orjinali https://fkymm.com/dosyalar/312.pdf

 

 

TEVSİ YATIRIMLARA YÖNELİK OLARAK İŞLETME DÖNEMİNDE ELDE EDİLEN KAZANÇ YÖNTEM HESAPLAMASI ESNASINDA PAY VE PAYDA DA YER ALAN TUTARLARI DİKKATE ALIRKEN VERGİ USUL KANUNUNUN GEÇİCİ 31 İNCİ MADDESİNE GÖRE DEĞERLENMİŞ TUTARLARIN DİKKATE ALINIP ALINAMAYACAĞI HAKKINDA

Uncategorized

 

Tarih : 03.01.2024
Yayın Dönemi : Şubat 2024

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı

(Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

 

ACELE

Sayı

:

E-84098128-

03.01.2024

Konu

:

İndirimli kurumlar vergisi.

İlgi:

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda özetle;

– Şirket aktifinde yer alan iktisadi kıymetlerin; Vergi Usul Kanununun geçici 31 inci maddesi kapsamında yeniden değerlemeye tabi tutulduğu, teşvik kapsamında yapılan yatırımların da yeniden değerlenen kıymetler arasında bulunduğu,

– … yılında alınan teşvik belgesine istinaden, işletme dönemine ait tevsi yatırımlarınıza ilişkin olarak 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Tebliğinde yer alan kazanç hesaplama yönteminin uygulamasında tereddütlerinizin olduğu,

– Buna göre, Şirketiniz tarafından tevsi yatırıma isabet eden kazanç tespit yöntemi olarak, Vergi Usul Kanununun geçici 31 inci maddesi hükmüne istinaden yeniden değerlenmiş tutarların dikkate alındığı yatırım tutarlarının aktife kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil) oranlanması yöntemi uygulandığı,

belirtilerek, tevsi yatırımlara yönelik olarak işletme döneminde elde edilen kazanç yöntem hesaplaması esnasında pay ve payda da yer alan tutarları dikkate alırken Vergi Usul Kanununun geçici 31 inci maddesine göre değerlenmiş tutarların dikkate alınıp alınamayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun “İndirimli kurumlar vergisi” başlıklı 32/A maddesinde,

“(1) Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Kanun ile 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Kanun kapsamında yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı olarak yapılan yatırımlar hariç olmak üzere, bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen ve Ekonomi Bakanlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulur.

(2) Bu maddenin uygulamasında yatırıma katkı tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların Devletçe karşılanacak tutarını, bu tutarın yapılan toplam yatırıma bölünmesi suretiyle bulunacak oran ise yatırıma katkı oranını ifade eder. Yatırımın tamamlanması şartıyla, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle yararlanılan kısmı hariç olmak üzere kalan yatırıma katkı tutarı, yatırımın tamamlandığı hesap dönemini izleyen yıllarda Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır.

(4) Tevsi yatırımlarda, elde edilen kazancın işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilebilmesi halinde, indirimli oran bu kazanca uygulanır. Kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi halinde ise indirimli oran uygulanacak kazanç, yapılan tevsi yatırım tutarının, dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil) oranlanması suretiyle belirlenir. Bu hesaplama sırasında işletme aktifinde yer alan sabit kıymetlerin kayıtlı değeri, yeniden değerlenmiş tutarları ile dikkate alınır. İndirimli oran uygulamasına yatırımın kısmen veya tamamen faaliyete geçtiği geçici vergi döneminde başlanır…”

hükmüne yer verilmiştir.

1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “32.2.8. Tevsi yatırımlardan doğan kazançlarda indirimli kurumlar vergisi oranı uygulaması” başlıklı bölümünde, “Tevsi yatırımlardan elde edilen kazancın işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilebilmesi halinde, bu kazanca indirimli vergi oranı uygulanacaktır. Kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi halinde ise tevsi yatırım dolayısıyla indirimli vergi oranı uygulanacak kazanç, yapılan tevsi yatırım tutarının, dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil) oranlanması suretiyle belirlenecektir.

Tevsi yatırımlardan elde edilen kazancın bu şekilde oranlama yapılmak suretiyle belirlenmesi seçimlik bir hak olmayıp, indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle mükellefçe tespit edilmesi esastır.

“Dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet” ifadesinden Vergi Usul Kanununun 313 üncü maddesi uyarınca amortisman mevzuunu oluşturan iktisadi kıymetlerin anlaşılması, dolayısıyla boş arazi-arsa ve amortismana tabi olmayan diğer kıymetlerle ilgili tutarların bu hesaplamada dikkate alınmaması; sabit kıymet tutarının hesabında ise bu kıymetlerin birikmiş amortismanları düşülmeden önceki brüt tutarlarının dikkate alınması gerekmektedir.

Öte yandan bu hesaplama sırasında işletme aktifinde yer alan sabit kıymetlerin kayıtlı değeri olarak, gerekli şartların oluşması halinde yapılan enflasyon düzeltmesi sonucu oluşan değerleri dikkate alınacaktır.

Birden fazla tevsi yatırımı bulunan kurumların oranlama yaparken sadece tevsi yatırıma konu hizmet ve üretim işletmesiyle ilgili sabit kıymetleri değil, kurumun aktifine kayıtlı olan ve amortisman mevzuunu oluşturan tüm sabit kıymetlerin toplamını dikkate almaları gerekmektedir.

Hak kazanılan yatırıma katkı tutarına birden fazla yılda ulaşılması halinde her bir dönem itibarıyla indirimli oran uygulanacak kazanç, tevsi yatırım tutarının her bir dönem sonu itibarıyla kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına oranlanması suretiyle belirlenecektir.

Ayrıca mevcut sabit kıymet tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın tespit edileceği geçici vergilendirme dönemleri için, ilgili geçici vergilendirme döneminin son günü; hesap dönemleri için ise ilgili hesap döneminin son günü itibarıyla tespit edilecek ve indirimli oran uygulanacak kazancın hesaplanmasında dikkate alınacaktır.

Tevsi yatırımlardan elde edilen kazancın ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilememesi durumunda indirimli kurumlar vergisine konu edilecek kazanç, tevsi yatırım tutarının toplam sabit kıymet tutarına bölünmesi suretiyle bulunacak oranın kurumun ticari bilanço kârı ile çarpılması suretiyle hesaplanacaktır. Ancak, indirimli kurumlar vergisi uygulanacak kazancın, kurumlar vergisi matrahını aşamayacağı tabiidir.”

açıklaması yer almaktadır.

Diğer taraftan, 7326 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle Vergi Usul Kanununun geçici 31 inci maddesine eklenen yedinci fıkrada, “Birinci fıkrada sayılan mükellefler bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla aktiflerine kayıtlı bulunan taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerini (sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmaz ve iktisadi kıymetler hariç) 31/12/2021 tarihine kadar yukarıda yer alan kapsam, şart ve hükümlere uymak koşuluyla yeniden değerleyebilirler.” hükmüne yer verilmiştir.

Buna göre, tevsi yatırımlardan elde edilen kazancın oranlama yapılmak suretiyle hesaplanmasında; pay ve paydayı oluşturan tevsi yatırım tutarı ile sabit kıymet tutarlarının Vergi Usul Kanununun geçici 31 inci maddesi kapsamında yeniden değerlenen tutarlarının dikkate alınması gerekmektedir.

Diğer taraftan, yatırım teşvik belgesi kapsamındaki iktisadi kıymetlerin Vergi Usul Kanununun geçici 31 inci maddesi uyarınca yeniden değerlemesi, yatırıma katkı tutarını değiştirmeyecek teşvik belgesine göre belirlenen indirimli kurumlar vergisine esas yatırıma katkı tutarı, yeniden değerleme kapsamında artmayacaktır.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

GİB-PDF

https://www.verginet.net/dtt/11/ozelge-2024-2.aspx?ozID=3762

KURUMLAR VERGİSİ MUAFİYETİ BULUNAN KOOPERATİFE KAYITLI OLAN ÜYELERİN ÜYELİKLERİNİ DEVİR EDERLERKEN DEVİR BEDELİ ALINMASININ KURUMLAR VERGİSİ MUAFİYETİNİ ETKİLEYİP ETKİLEMEYECEĞİ HAKKINDA

Uncategorized

Tarih : 17.01.2024
Yayın Dönemi : Şubat 2024

GİB-PDF

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Konya Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü

 

Sayı

:

E-31435689-

17.01.2024

Konu

:

Kurumlar Vergisi muafiyeti bulunan kooperatife kayıtlı olan üyelerin üyeliklerini devir ederlerken devir bedeli alınmasının kurumlar vergisi muafiyetini etkileyip etkilemeyeceği.

İlgi:

İlgide kayıtlı özelge talep formunda; Kooperatifinizin Kurumlar Vergisi Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendine istinaden muafiyetinin olduğu,  kooperatife kayıtlı üyelerinizin üyeliklerini devrederlerken gider katılımı için bir devir bedeli alınmasının kooperatifinizin kurumlar vergisi muafiyetini etkileyip etkilemeyeceği hususunda Başkanlığımız görüşü istenilmektedir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun; 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında, kooperatifler kurumlar vergisi mükellefleri arasında sayılmış, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde ise tüketim ve taşımacılık kooperatifleri hariç olmak üzere, ana sözleşmelerinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması, yönetim kurulu başkan ve üyelerine kazanç üzerinden pay verilmemesi, yedek akçelerin ortaklara dağıtılmaması ve sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hükümler bulunup, bu hükümlere fiilen uyan kooperatiflerin kurumlar vergisinden muaf olduğu (Kooperatiflerin ortakları dışındaki kişilerle yaptıkları işlemler ile kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda ortakları ile yaptıkları işlemler “ortak dışı” işlemlerdir. Kooperatiflerin faaliyetin icrasına tahsis ettikleri ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan demirbaş, makine, teçhizat, taşıt ve benzeri amortismana tabi iktisadi kıymetleri elden çıkarmaları ile yapı kooperatiflerinin kendilerine ait arsalarını kat karşılığı vererek her bir hisse için bir işyeri veya konut elde etmeleri ortak dışı işlem sayılmaz. Kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edilir. Kooperatiflerin, iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının muafiyete etkisi yoktur. Ortak dışı işlemlerden elde edilen kazançların vergilendirilmesine ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.) hükümlerine yer verilmiştir.

1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “4.13. Kooperatifler” başlıklı bölümünde, muafiyet şartları detaylı olarak açıklanmış, takip eden bölümlerde ise ortak dışı işlemler kooperatif türlerine göre ayrıntılı olarak örneklendirilmiş olup Tebliğin;

– “4.13.1.1. Sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması” başlıklı bölümünde, “Sermaye üzerinden kazanç dağıtılması sermaye şirketlerine ait bir özelliktir. Kooperatiflerin elde ettikleri kazancı ortaklarına sermaye paylarına göre dağıtması durumunda, kooperatiflerin sermaye şirketlerinden farkı kalmayacaktır. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sermaye üzerinden kazanç dağıtılmamasına ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.”,

– “4.13.1.4. Sadece ortaklarla iş görülmesi” başlıklı bölümünde, “Kooperatifler ortaklarının belirli ekonomik çıkarlarının ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarının sağlanıp korunmasını amaçladıkları için faaliyetin normal olarak sadece ortaklarla sınırlı olması gerekmektedir. Bu nedenle, bir kooperatifin kurumlar vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için ana sözleşmesinde sadece ortaklarla iş görülmesine ilişkin hüküm bulunması ve fiilen de bu hükme uyulması gerekmektedir.

Ortak dışı işlemler, sadece ortak olmayanlarla yapılan işlemleri değil, ortaklarla kooperatif ana sözleşmesinde yer almayan konularda yapılan işlemleri de kapsamaktadır.

– “4.13.3. Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerde ortak dışı işlemlerin vergilendirilmesi” başlıklı bölümünde, 7061 sayılı Kanunla 5520 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (k) bendine eklenen parantez içi hükümle 1/1/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, kurumlar vergisinden muaf kooperatiflerin ortak dışı işlemleri nedeniyle kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme oluşmuş kabul edileceği, kooperatiflerin bu iktisadi işletmelerinden ve tam mükellefiyete tabi başka bir kurumun sermayesine katılımlarından kazanç elde etmelerinin ve bu kazançların daha sonra ortaklara dağıtılmasının da muafiyete etkisinin olmayacağı ve ortak dışı işlemlerden elde edilen kazancın vergilendirilmesine ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığınca belirleneceği hüküm altına alınmıştır. 

Bu suretle kooperatiflerin, 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirecekleri ortak dışı işlemler nedeniyle muafiyetleri etkilenmeyecek; ancak bu işlemlerden elde edilen kazançlar kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacaktır. Dolayısıyla, muafiyete ilişkin diğer şartları taşıyan kooperatiflerin ortak dışı işlemlerinden elde edilen kazançları kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisine tabi tutulacak, ortak içi işlemlerinden elde edilen kazançlarının kurumlar vergisine tabi tutulması söz konusu olmayacaktır. 

Ortak dışı işlemlerle ilgili olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı oluştuğu kabul edilen iktisadi işletme adına gerekli kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir. 

Öte yandan, ortak dışı işlemlerde bulunmaları nedeniyle 1/1/2018 tarihinden önce kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis edilmiş olan kooperatiflerin, muafiyete ilişkin diğer şartları da taşıyor olmaları kaydıyla, 1/1/2018 tarihi itibarıyla kurumlar vergisi mükellefiyet kayıtları sonlandırılacaktır. Bu kooperatiflerin 1/1/2018 tarihinden itibaren gerçekleştirdikleri ortak dışı işlemlerine ilişkin olarak kooperatif tüzel kişiliğine bağlı ayrı bir iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmek suretiyle bu işlemlerden elde ettikleri kazançları vergilendirilecektir. 

Kurumlar vergisinden muaf olan kooperatiflerce, ortak dışı işlemlerden doğan kazancın ve kurumlar vergisi matrahının tespiti açısından ortak dışı işlem kapsamında bulunan ve bulunmayan hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, ortak dışı işlemlere ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının diğer işlemlerle ilişkilendirilmemesi ve kooperatif tarafından tutulan defterlere, bu ayrımı sağlayacak şekilde kaydedilmesi gerekmektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir.

Öte yandan, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 1 inci maddesinde, kooperatiflerin ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli teşekküller olduğu; aynı Kanunun 17 nci maddesinde de, kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde haklarının olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu hususlarının ana sözleşmede gösterileceği; bu hakların, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacağı hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan, kooperatif tarafından gerçekleştirilen bir işlemin ortak içi işlem olarak dikkate alınabilmesi için işlemin faaliyet amacına, diğer bir ifade ile kooperatif ana sözleşmesinde belirtilen uğraşı konusuna dahil olması ve faaliyet amacına dahil olan işin münhasıran kooperatif ortağıyla yapılması gerekmektedir.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, kooperatife kayıtlı üyelerinizin üyeliklerini devrederken gider katılımı için alınacak devir bedelinin ortaklara dağıtılmayıp kooperatif amaçları doğrultusunda harcanması halinde, yapılan bu işlem; ortak dışı işlem sayılmayacak ve kurumlar vergisi muafiyetinizi etkilemeyecektir.

Ancak, alınan devir bedellerinin üyelerinize, yönetim kurulu başkan ve üyelerine dağıtılması halinde kurumlar vergisi muafiyet şartlarından olan “sermaye üzerinden kazanç dağıtılmaması” şartı ihlal edilmiş olacağından, bu şartın ihlal edildiği tarih itibari ile kurumlar vergisi mükellefiyetinizin tesis edilmesi gerekeceği tabiidir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

https://www.verginet.net/dtt/11/ozelge-2024-2.aspx?ozID=3770

 

KOOPERATİFE AİT TAŞINMAZIN KİRALANMASI KARŞILIĞINDA YAPILAN KİRA ÖDEMELERİ ÜZERİNDEN VERGİ TEVKİFATI YAPILIP YAPILMAYACAĞI HAKKINDA

Uncategorized

Tarih : 02.02.2024
Yayın Dönemi : Mart 2024

GİB-PDF

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

 

Sayı

:

E-38418978-125[15-2023/10]-70799

02.02.2024

Konu

:

Kooperatife Ait Taşınmazın Kiralanması Karşılığında Yapılan Kira Ödemeleri Üzerinden Vergi Tevkifatı Yapılıp Yapılmayacağı

İlgi

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanuna göre kurulan S.S. … Tarım Satış Kooperatifleri Birliği ve S.S. … Tarım Satış Kooperatifinin mülkiyetinde bulunan depoların Genel Müdürlüğünüze kiralanması karşılığında yapılacak kira ödemelerinden vergi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep edildiği anlaşılmıştır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinde kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemelerinden maddenin birinci fıkrasında sayılanlarca vergi kesintisi yapılacağı hüküm altına alınmış olup 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin “15.3.2.1. “Kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında yapılan kira ödemeleri” başlıklı bölümünde de, Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, kooperatiflere ait taşınmazların kiralanması karşılığında bunlara yapılan kira ödemeleri üzerinden vergi kesintisi yapılacağı, söz konusu kira ödemeleri üzerinden yapılacak vergi kesintisinde, kooperatifin türünün, mükellef veya muaf olup olmamasının bir öneminin bulunmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

Diğer taraftan, 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanunun “Muafiyet ve İstisnalar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, sermaye ve yedek akçeleri ile taşınmaz malları ve bunların gelirleri, ihtiyaçları için satın aldıkları ve alacaklarını tahsil gayesiyle mülk edindikleri taşınmaz malları ve bunların bir önceki sahiplerine geri verilmesi işlemi ile gayrimenkullerine ilişkin cins ve nev`i, isim ve unvan değişiklikleri ile tashihleri her türlü vergi, resim ve harçtan müstesna olduğu hüküm altına alınmıştır.

Buna göre, S.S. … Tarım Satış Kooperatifleri Birliği ve S.S. … Tarım Satış Kooperatifinin mülkiyetinde bulunan gayrimenkullerin Genel Müdürlüğünüze kiralanması neticesinde anılan Birlik ve Kooperatife yapılacak kira ödemeleri üzerinden vergi tevkifatı yapılmaması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

https://www.verginet.net/dtt/11/ozelge-2024-4.aspx?ozID=3799

BAKAN MEHMET ŞİMŞEK AÇIKLADI: KİRADA YENİ DÖNEM, POS CİHAZLARI DEĞİŞİYOR

Uncategorized

Bakan Mehmet Şimşek açıkladı: Kirada yeni dönem, POS cihazları değişiyor

 

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kira sözleşmeleri ve POS cihazlarında değişikliğe gidileceğini açıkladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı televizyon programında kira sözleşmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Şimşek, “Niyetimiz tüm kira sözleşmelerini bundan sonra e-devlet üzerinden yaptırmak” dedi.

KDV, MTV ve gelir vergisinin artmayacağını ifade eden Şimşek, düşük KDV oranıyla fiş kesilmesinin önlenmesi için yeni POS cihazlarının kullanılacağını da belirtti.

“Harcamaları gözden geçireceğiz. Daha üretken, verimli alanlara yönelteceğiz. Kayıt dışılık ile mücadele edeceğiz. Çok ciddi düzenlemeler çalışıyoruz. Nokta atışı olacak.

Kayıt dışı ile mücadele ederek, bütçe açığını daha kalıcı bir şekilde kontrol altına alacağız. Kayıt dışılık hak yemek demektir.

Haziran’dan itibaren itibaren yeni bir nesil pos makinesi konulacak. Herhangi bir şehrin, çok işlek bir restoranı örneğin. Gün boyu ekmek, su gibi KDV yüzde 1 fiş kesilmiş. Bize haber verecek bu makine ile.

KİRA SÖZLEŞMELERİ E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILACAK

Niyetimiz tüm kira sözleşmelerini bundan sonra e-devlet üzerinden yaptırmak. Son 2 ayda 420 binden fazla kapı çaldık. Elimizdeki bilgilerle, fiili durumu karşılaştırdık. Bu ay sonunda kira beyannamesi verilmesi lazım.

KDV, MTV ARTMAYACAK

Vergi ile ilgili tutumuz net. Kurumlar vergisini artırmayacağız. Gelir vergisini artırmayacağız. KDV genel oranları artırmayacağız. İstistanalar varsa, indirimli olanlar var ise bunu gözden geçireceğimizi zaten söylemiştik. Motorlu Taşıtlara ilave bir oran gündemimizde değil.”

https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/bakan-mehmet-simsek-acikladi-kirada-yeni-donem-pos-cihazlari-degisiyor-2183413

Scroll to Top
Burcu YILDIZ İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir– 0531 020 5320 İZMİR Mali Müşavir Bürosu Konak / İZMİR Listesi – Mali Müşavir İzmir – Şirket Kuruluş İşlemleri
MENÜ