Nisan 2024

İşletme Defterinden Bilançoya Geçiş

Uncategorized

İşletme Defterinden Bilançoya Geçiş
Sosyal medya platformlarında; “İşletme defterinden 2024 yıl başı itibarıyla bilanço usulüne geçen mükelleflerin enflasyon düzeltmesi yapmasına gerek yoktur, haliyle ilk geçici de enflasyon muhasebesi ile karşılaşacaktır.” şeklinde paylaşımlar gözlenmektedir.

Bu yanılgıyı da düzeltmek isteriz.

İşletme defteri esasında iken satışlarından dolayı 2024 yılı başından bilanço esasına geçen mükellefler, 2023 yılı gelir vergisi beyanlarını normal defter beyan sistemi (DBS) üzerinden gönderecek olup burada problem yoktur.
İşletme defterinden 2024 yıl başı itibarıyla bilanço usulüne geçen mükelleflerin durumuyla ilgili olarak V.U.K. 555 Seri No.lu Tebliğin Madde 8/(8) hükmünde; “Ancak, 31/12/2023 tarihi itibarıyla faal olup, 2024 takvim yılı veya sonrasında ilk defa bilanço esasına geçen mükellefler ilk düzeltme işlemlerini bilanço esasına geçtikleri tarih itibarıyla geçici 33 üncü madde ve bu Tebliğin üçüncü bölümüne göre; daha sonraki düzeltme işlemlerini de mükerrer 298 inci maddenin (A) fıkrası ve bu Tebliğin dördüncü bölümüne göre yapacaklardır. denilmektedir.

Bu hükme göre bilanço esasına geçilen tarih olan 01.01.2024 tarihi itibarıyla enflasyon düzeltmesi yapılacak ve bu düzeltme işleminde uzun süreden sonra ilk defa yapılacak enflasyon düzeltmesi hükümleri uygulanacaktır.

Örneğin; işletme defteri esasında iken satışlarından dolayı bilanço esasına geçen mükellef ilk açılış bilançosunda, mevcut stoğun maliyeti 100.000.-TL ise bu bilançoyu enflasyon düzeltmesi uygulayarak düzeltme sonucu bulunan 125.000.-TL üzerinden 01.01.2024 tarihli açılış bilançosunda gösterecektir.

Örneğe devam edelim; bu malı 5 Ocak 2024 tarihinde 145.000.-TL’na satarsa, yaptığı bu satışın kârını (145.000-100.000=) 45.000.-TL değil, bu yeni rakamı maliyet kabul ederek (145.000-125.000=) 20.000.-TL olarak hesaplayacaktır.
İlk geçici vergi beyannamesinde ise yapılacak enflasyon düzeltmesini sürekli yapılan enflasyon düzeltmesi hükümlerine göre yapacaklardır.

Yukarıdaki örnekte sözü edilen stok satılmamış ise taşıma katsayısının uygulanacağı düzeltmeye esas tutarı eski 100.000.-TL değil, açılış bilançosunda yapılan enflasyon düzeltmesi sonucu bulunan 125.000.-TL olacaktır.

 

https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7181663423775088640/

atc universe

Denetim, Vergi, Hukuk, Bilişim, Danışmanlık

 

Kurumlar vergisi beyan dönemi notları

Uncategorized

1 Nisan itibariyle başlayan kurumlar vergisi beyan dönemi, herhangi bir uzatma olmazsa, 30 Nisan akşamı sona erecek. Beyan döneminin başlangıcında, beyannamenin hazırlanmasında dikkat edilecek bazı konuları tekrar hatırlatmanın tam zamanı.

Beyannamenin süresinde verilmesi

Beyannamenin yasal süresi içinde verilmesi birçok yönüyle önemli. Beyannamenin yasal süresinde verilmemesinin usulsüzlük cezası yanında başka sonuçları da olabiliyor. Vergiye uyumlu mükelleflere getirilen %5 vergi indirimi avantajını üç yıl için yok ediyor. Zararlı bir şirketin başka bir kuruma devredilmesi durumunda, devrolunan şirketin beyannamesinin zamanında verilmemiş olması, devralan kurumun devralınan zararı mahsup etmesi olanağını ortadan kaldırıyor. Örnekler çoğaltılabilir. İhmal etmemekte yarar var.

Beyannamenin tam olarak doldurulması

Beyannamede yer alan doldurulması gereken bütün alanlar mutlaka doldurulmalı. Özellikle istisnalara ve zararlara ilişkin satırların doldurulması önemli. Kazanç olmasına rağmen indirim ve istisnalardan yararlanılmamasının, bu hakları geri getirilemez şekilde yok etme olasılığı var. Kullanılmayan bazı hakların ne beyanname sonradan düzeltilerek ne de sonraki yıllarda kullanımı olanaklı olmayabilir.

Geçmiş yıl zararlarının mahsubu, beş yıllık süre sınırlaması yanında beyannamenin tam ve doğru şekilde doldurulması koşuluna bağlı. Şekli koşullar nedeniyle, ileride geçmiş yıllara ilişkin zararların mahsubu konusunda sorun çıkabilir. Ayrıca, kazanç varsa zarar mahsubu mutlaka yapılmalı, sonradan düzeltmek kolay değil.

Taşınmaz ve iştirak hissesi satanlarda kazancın fona alınması

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan hüküm gereği, bentte yer alan şartlar çerçevesinde;

– İştirak hissesi satışından elde edilen kazancın %75’i,

– Taşınmaz satışından elde edilen kazancın, taşınmazın 15 Temmuz 2023 tarihinden önce satışı halinde % 50’si, bu tarihten sonra satılması halinde ise %25’i,

kurumlar vergisinden müstesna.

Yasa gereği, satıştan elde edilen kazancın istisnadan yararlanan kısmının, pasifte özel bir fon hesabına alınması gerekiyor. 2023 yılında taşınmaz ve iştirak hissesi satışından elde edilen kazanç varsa ve istisnadan yararlanılacaksa, kazancın istisnadan yararlanan kısmının, beyannamesinin verildiği tarihe kadar pasifte özel bir fon hesabına alınması unutulmamalı.

Yurt dışı iştirak ve şube kazançları

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre;

– Yurt dışı iştirakin anonim veya limited şirket olması, en az %10 sahiplik, en az 1 yıl süre kesintisiz elde tutma, iştirak kazancının en az %15 fiili vergi yükü taşıması (bazı faaliyetlerde kurumlar vergisi oranında) ve kazancın beyanname verme süresinin sonuna kadar Türkiye’ye getirilmesi koşullarıyla yurt dışı iştirak kazancının tamamı,

– İştirak payını elinde tutan şirketin yurt dışı iştirakin ödenmiş sermayesinin en az % 50 sine sahip olması ve kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi koşullarıyla, yurt dışı iştiraklerden elde edilen iştirak kazançlarının % 50’si,

kurumlar vergisinden müstesna. Bu istisnalardan birincisi öteden beri vardı, ikincisi ise 28 Aralık 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7491 sayılı Kanun’la geldi ve 1 Ocak 2023 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yürürlüğe girdi.

Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre; kazancın en az %15 vergi yükü taşıması (bazı faaliyetlerde bazı faaliyetlerde kurumlar vergisi oranında) ve beyanname verme süresinin sonuna kadar Türkiye’ye transfer edilmesi koşullarıyla, yurt dışı şube kazançları da kurumlar vergisinden müstesna.

Özetlediğim bu düzenlemeler gereği, 2023 yılında yurt dışı iştirak veya şube kazancı varsa, istisna koşullarının sağlanıp sağlanamadığına bir kere daha bakılmalı, halen getirilmediyse, söz konusu kazancın beyanname verme süresinin sonuna kadar Türkiye’ye transfer edilmesi sağlanmalı.

Yurtdışı inşaat işlerinden sağlanan kazançlar için kayıt

Yurt dışında yapılan inşaat, onarım, montaj işleri ile teknik hizmetlerden sağlanarak Türkiye’de genel sonuç hesaplarına aktarılan kazançlar kurumlar vergisinden istisna.

İstisnadan yararlanmak için, yurt dışında yapılan kapsamdaki işlerden sağlanan kazançların Türkiye’ye getirilmesi zorunluluğu yok. Ancak kazancın Türkiye’de genel sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi unutulmamalı.

Yenileme fonuyla ilgili iki konuya dikkat

Sabit kıymetlerin satışından elde edilen kâr, istenirse yeni sabit kıymet alımında kullanılmak üzere, satışın yapıldığı tarihi izleyen üçüncü yılın sonuna kadar bir karşılık hesabında bekletilebiliyor. Bunun için sabit kıymetin yenilenmesinin zorunlu olması veya işletmeyi yönetenlerce bu konuda karar verilmiş olması gerekiyor.

2023 yılında sabit kıymet satıp oluşan kârı yenileme fonuna koyacak kurumların iki işlemi yapmaları gerekiyor; yöneticilerin karar vermesi ve satıştan doğan kârın yenileme fonuna alınması. Daha önce yapılmadıysa, beyanname verme süresi içinde yapılması mümkün.

Dikkat çekmek istediğim bir başka konu, yenileme fonuna alınmış kârın zamanında kullanılmamış olması durumunda, satışın yapıldığı yılı izleyen üçüncü yılın kâr zarar hesabına eklenmesi gerektiği. Geçmişte ayrılmış yenileme fonu olanların konuya bakmalarında yarar var.

Şüpheli alacaklar için ilgili yılda karşılık ayırın, işi mahkemeye bırakmayın

Şüpheli alacak karşılığının ne zaman ayrılabileceği konusu açık değil. Gelir İdaresi alacak şüpheli hale geldiği yıl karşılık ayırabilirsiniz, sonraki yıllarda mümkün değil diyor. Son yıllarda verilen bazı yargı kararlarında, alacağın şüpheli hale geldiği yıl karşılık ayrılmadıysa, şüpheli olma durumu devam ediyorsa, sonraki yıllarda da ayrılabilir diyor. Ancak İdarenin görüşü paralelinde de eski tarihli çok sayıda karar var.

Önerim, siz bu tartışmaya mümkünse girmeyin, 2023 yılında şüpheli hale gelen alacaklarınız için bu yıl karşılık ayırın. İşi mahkemeye bırakmayın.

Bu arada, dava aşamasında olan alacaklarınızla ilgili dosyaları bir kere daha gözden geçirin, şüphelilik halinin devam ettiğinden ve davanın aktif olarak izlendiğinden emin olun.

Değersiz alacaklara ilişkin hesaplanan KDV’yi gelir yazmayı unutmayın

Değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen katma değer vergisi, alacağın zarar yazıldığı dönemde indirim konusu yapılabiliyor. Ancak şüpheli alacaklarla ilgili düzenleme çerçevesinde karşılık ayrılmak suretiyle gider olarak dikkate alınan KDV’nin indirim konusu yapılabilmesi için, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması gerekiyor.

Daha önce karşılık ayırdığınız bir alacağın içinde bu alacağa ilişkin KDV tutarı da var ve bu alacak 2023 yılında değersiz alacak haline gelmişse, indirim konusu yapılan KDV tutarının gelir olarak dikkate alındığından emin olun.

Faiz indirimine ilişkin banka dekontu

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 10. maddesinde yer alan düzenleme çerçevesinde, nakit sermaye artışı yapan kurumlar, faiz indirimi yapılabiliyor.

Konuyla ilgili olarak 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Kanunu Genel Tebliğinde;

– İndirimden faydalanmak isteyen sermaye şirketlerinin, sermaye artırımı tutarının nakit olarak şirketin banka hesabına yatırıldığına ilişkin olarak ilgili banka şubesi tarafından onaylanmış banka hesap özetini kâğıt ortamında veya elektronik ortamda kurumlar vergisi beyannamesi verme süresi içerisinde vergi dairelerine ibraz etmeleri gerektiği,

– Ayrıca, indirimden faydalanmak isteyen sermaye şirketlerinin, nakdi olarak artırdıkları sermaye ile indirime konu edecekleri tutara ilişkin bilgileri, kurumlar vergisi beyannamesi ekinde bildirmeleri gerektiği,

açıklaması yer alıyor.

Kurumlar vergisi beyannamesinin ekinde yer alan tablonun, indirimden yararlanılan her yıl doldurulmasında bir tereddüt yok. Ancak sermaye artışından gelen nakdin banka hesabına fiilen yatırıldığına ilişkin banka dekontunun her yıl gönderilip gönderilmeyeceği konusunda farklı görüşler var. Bence nakdin banka hesabına yatırıldığına ilişkin dekontun bir defa gönderilmesi yeterli. Aynı dekontun indirimden yararlanılan her yıl yeniden gönderilmesinin bir açıklaması yok. Zaten vergi dairesinde olan bir dekontun her yıl tekrar tekrar gönderilmesinin bir fonksiyonu da yok. Ancak yukarıda özetlediğim tebliğ açıklamasında bir defa gönderilmesi yeterli denmediği için uygulamada sorun olabiliyor.

Bu arada bir hatırlatma yapayım. 2023 yılı indiriminde dikkate alınacak faiz oranı %53,11.

Recep BIYIK

VERGİ PORTALI

https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/kurumlar-vergisi-beyan-donemi-notlari/737291

 

Serbest Bölgede Fason Üretimi 

Uncategorized

Serbest Bölgede Fason Üretimi 

           Bilindiği üzere 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun 5810 sayılı Kanunla değişik geçici 3’üncü maddesi uyarınca serbest bölgelerde faaliyette bulunmak üzere ruhsat almış mükellefin; Bu bölgelerde gerçekleştirdikleri  faaliyetleri dolayısıyla elde ettikleri kazançları, gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır.

                 Yine bu bölgelerde üretilen ürünlerin FOB bedelinin en az % 85 ‘ini yurt dışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler de gelir vergisinden müstesnadır.

                 Bu aşamada bir süredir idare tarafında tartışma yaratan yorum ise, hammaddeyi bedelsiz alan firmaların yaptığı faaliyetin üretim sayılmamasıdır.

                 Maliye Bakanlığı’nca yayınlanan (1) seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin imalat faaliyetlerine uygulanacak kurumlar vergisi istisnası ile ilgili 5.12.3.7.1 no.lu maddesinde serbest bölgede fason olarak imal ettirilen  ürünlerin satışından elde edilen kazançların istisna kapsamında  değerlendirilmeyeceği belirtilmiştir.

            Aynı tebliğde ayrıca; Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, serbest bölgelerde faaliyet gösteren mükelleflerin imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançların gelir veya kurumlar vergisinden istisna edilebilmesi için aşağıdaki 3 belge ve listenin varlığı aranışmıştır;

– Bölgelerde “imalat” faaliyetinde bulunmak üzere alınmış ruhsatın bir örneği,

– Sanayi sicil belgesi ve kapasite raporunun bir örneği,

– İmalat faaliyetinde kullanılacak araç parkını gösteren bir liste

                 Yine Maliye Bakanlığı’nca yayınlanan ve serbest bölgelerde istihdam edilen personelin ücretlerine ait gelir vergisi istisnasını konu alan (1) seri no.lu 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu Genel Tebliği’nde aynen aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir;

                 “………….

                 Yurt içinden serbest bölgeye fason imalat kapsamında  getirilen veya dahilde işleme rejimi kapsamında yurt dışından  bölgeye getirilen maddelerin bölge içinde çeşitli işlemlere tabi  tutulduktan sonra ülke içine geri gönderilen veya bu ürünlerden yurt dışına ihraç edilen ürün bedelleri, % 85 ihracat tutarının hesaplanmasında dikkate alınmayacaktır.  Bölgedeki işletmelerin fason imalat yanında ayrıca bölge  içinde üretim ve ihracat yapmaları durumunda ise, Kanunda belirtilen şartları taşıyıp taşımadıklarının tespitinde fason imalat dışında üretim yapılan ve ihraç edilen ürün bedelleri  dikkate alınacaktır.

                 ……………”

                 Bu noktada sorulması gereken soru fason imalat nedir? Yasa da tanımı olmamasına rağmen idare çok detaya girmeden, üretimde bedelsiz alınan bir hammadde olması durumunda üretimi fason saymakta ve hem ücretler üzerindeki gelir vergisi stopaj istisnasını hem de kurumlar vergisi istisnasını tartışmaya açmaktadır.                 Bu konuda oluşan bir ihtilafta, serbest bölgede “fason üretim” yaptığı iddiası ile cezaya muhatap olan mükellefle ilgili olarak Danıştay 9. Daire aşağıdaki kararı vermiştir;

“Olayda, davacının serbest bölgede gerçekleştirdiği faaliyetin imalat kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, işçilerin ücretlerinden kesilip ödenen gelir (stopaj) vergisinin ret ve iadesi talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddedildiği görülmüş ise de, istisnayı düzenleyen Yasada; imalat faaliyetinin hangi yöntemle yapılacağına ilişkin düzenleme bulunmaması, Yasa’nın öngörmediği bir sınırlamanın tebliğ ve dava konusu işlemle belirlenmesinin Anayasanın 73. Maddesinde yer alan ‘vergilendirmede kanunilik ilkesine’ aykırılık oluşturması nedeniyle” denilerek idari işlem iptal edilmiştir (Dan. 9. Daire 15.10.2018, E:2018/1187, K:2018/6263.)

                 Bize göre de, sadece hammaddeyi bedelsiz aldığı gerekçesiyle yapılan işlemleri imalat saymamak son derece yüzeysel bir değerlenmedir. Bundan daha da önemlisi, yasa hükmü aynı iken, özelge veya vergi dairesi kararları ile vergisel tabanı genişleten uygulamalar olması girişimcileri ürkütmekte, özellikle yabancı sermaye tarafında ciddi tereddütler oluşturmaktadır.

                Kamu otoritesi tabi ki, kamu çıkarının gerektirdiği her tür düzenleme ile vergisel tabanı genişletici düzenlemeler yapabilir. Ancak özelge ve vergi dairesi işlemleri ile yasada açık hüküm yok iken, hak kaybına yol açan, ilave vergi ödenmesine yol açan uygulamalardan kaçınılmasının kamu çıkarı açısından daha faydalı olacağını düşünmekteyiz.

İ. Halil Bağdınlı
Tam Tasdik, Şirket Ortağı
hbagdinli@kpmg.com

https://kpmgvergi.com/blog/serbest-bolgede-fason-uretimi/1311

 

Hastane Muhasebesi Nedir ?

Uncategorized

Hastane Muhasebesi Nedir ?

Hastane muhasebesi, bir hastanenin finansal durumunu ve işletme sonuçlarını tespit etmek amacıyla yararlı olan tarihsel ve öngörülen ekonomik verileri toplayan, ileten ve yorumlayan özel bir muhasebe sistemidir. Bir hastanenin faaliyetleri ile ilgili faydalı bilgiler, tarihsel olaylar öngörülen istatistiksel bir formla sunulur.

Hastaneler kar amacı gütmeyen kurumlar olduğu için, kamu sermayesine sahip değillerdir. Elbette bir hastane bazı kanunlar uyarınca isterse hesaplarını koruyabilir.

Genel olarak hastane gelirini, abonelikler, bağışlar, vakıflardan gelen paralar, devletten alınan hibe oluşturur. Ayrıca hasta ücretleri, ameliyat paraları, özel tedavi, özel ilaçlar gibi başka gelirler de olabilir. Gelirler için ayrı kayıtlar tutulmalı ve günlük toplam da hesap edilmelidir.

Hastane muhasebesi, sağlık işletmesi dışındaki kurumlara gelir ve giderler başta olmak üzere hastanenin finansal yapısını açıklamayı amaçlayan özel bir muhasebe türüdür.  Sağlık hizmetleri sürekli değişen yasa ve koşullara sahiptir.

Sağlık hizmetleri endüstrisinde, kalitesiz muhasebe hastanenin karına zarar verecek çok fazla riski de beraberinde getirir. Bu nedenle uygun muhasebe ve defter tutma hastanelerin mali sağlığının ve performansının ayrılmaz bir parçasıdır.

Hastane Muhasebesi Nasıl Yapılır ?

Hastane muhasebesi yapımı, farklı türde raporlar ve bilgiler içerir. Genel bilgiler, kar ve zarar hesabı veya gelir ve gider hesabı olarak bilinen mali tablo ve bilanço yardımıyla sunulur. Bu muhasebede 2 temel bilgi türü mevcuttur.

  • Bilanço; hastanenin finansal durumu ile ilgili bilgileri raporlar. Bilanço hastanenin varlık ve yükümlülükleri açısından bir ölçüdür. Bilanço formu içerisinde varlıkların, yükümlülüklerin ve net değerlerin mali durumu gösterilir.
  • Gelir ve gider tablosu; faaliyet sonuçlarına ilişkin bilgileri raporlar. Hastanenin önceki yıllar ile içerisinde bulunulan yılın bütçe karşılaştırmasını yapar. Tablonun içerisinde sermaye harcamaları, gelir giderler ve ayarlamalar bulunur. Ayarlamalar içerisinde devletten alınan hibe, silinen hasta hesaplarından tahsilat, ertelenmiş giderler gibi kalemler bulunabilir.

Hastane muhasebesi defterinde bilanço ve gelir gider tablosu dışında, abonelik kaydı da tutulur. Bu, bağış ve abonelik gibi tahsilatların kaydedilmesi için tutulur. Ayrıca ek olarak yatırım defteri de tutulabilir. Bu deftere ise yatırım türleri, bunların alım satımı, alınan faizi gibi durumlar kayıt edilir.

Genel olarak bir hastanenin gelirlerini vakıflardan ve özel kişilerden gelen bağışlar, abonelikler, hükümetten alınan hibeler oluşturur. Ayrıca hasta ve ameliyat ücretleri, özel tedavi ve ilaçlar gibi gelirler de olabilir. Benzer şekilde bir hastanenin giderlerini ise hayır işleri, tıbbi yardımlar, kira, baskı ve kırtasiye işlemleri oluşturur. Hastane muhasebesi bu gibi durumları kayıt altına almak için önemidir.

Gelir ve gider tablosu ve bilanço için ayrı ayrı defterler tutulmalıdır. Ayrıca bağış, abonelik ve tahsilatların tutulduğu Abonelik Kaydı defteri ve alım satımların, yatırımların bulunduğu Yatırım defteri de tutulmalıdır.

Hastaneler, mali performansı gösteren mali raporlar ve belgeler hazırlamalıdır. Bu raporlar, nakit akışlarını, bilançoları ve işlem tablolarını, net varlıklardaki değişiklikleri içermektedir. Performans raporlama, hastane mütevelli heyetleri, üst düzey yöneticiler ve genel halk için önemli bilgiler sağlar.

Hastane muhasebesi yapımı iki başlıkta incelenebilir: Bilanço ve Gelir – Gider. Bilanço; hastane finansal durumunu raporlar. İçerdiği bilanço tablosu ise varlıkların ve net değerlerin mali durumlarını gösterir.

Gelir – gider tablosu ya da beyanı; aya ay ve yıl yıl hastanenin para akışını raporlar. Bu rapor karşılaştırması kolay olacak şekilde düzenlenmelidir. Gelir gider tablosunun alt başlığı olan sermaye harcaması, arazi, bina, mobilya ve ekipman alımı için yapılan tüm harcamalardır. Bu harcamanın faydası uzun vadelidir.

https://www.kardemymm.com.tr/blog/hastane-muhasebesi-nedir/

 

Serbest Çalışan Doktorların Muhasebe ve Vergi İşlemleri

Uncategorized

Serbest Çalışan Doktorların Muhasebe ve Vergi İşlemleri

Doktorların serbest çalışma şekli, vergi ve muhasebe uygulamaları açısından diğer serbest mesleklerden farklı değildir. Bir işverene bağlı olmadan; kendi bilgi, deneyim ve şahsi mesaileri ile elde ettikleri hizmet gelirleri serbest meslek kazancı olarak adlandırılır. Ortada bir kazanç söz konusu olduğu için de muhasebeleştirilmesi şarttır.

Doktorlar mesleklerini serbest şekilde farklı yollarla yapabilirler. En sık rastladığımız yöntem elbette kendi muayenehanelerini açmaları. Bunun yanında, 2015 yılında çıkan kanunla özel hastanelerin kadrolarında bulunmayan doktorlardan dış hizmet alabilmesinin önü açılmıştı. Böylelikle artık doktorlar hastanelere dışarıdan hizmet sunar hale geldiler. Bu durum muayenehanesi olmayan doktorları da yoğun şekilde şirket kurmaya yönlendirdi.

Peki serbest çalışmak isteyen doktorlar ne yapmalı? Doktorların şirket kurma zorunluluğu var mı? Hangi belgeleri düzenlemeleri gerekiyor.

Bu sayfada mesleğini gerek özel muayenehanesinde gerekse de bir hastane bünyesinde serbest şekilde icra eden doktorların muhasebesel durumlarını inceleyip merak edilenleri yanıtlayacağız.

Doktorların muhasebesel sorumlulukları

Giriş bölümünde bahsettiğimiz gibi muhasebe ve vergisel açıdan doktorların diğer serbest mesleklerden farkı yoktur. Fakat burda bir noktayı aydınlatmalıyız. Doktorluk serbest meslekler listesinde yer alsa da, hizmetin icra edilme şekline göre serbest meslek sayılmaktan çıkabilir. Buna en iyi örnek; hastane bünyesinde düzenli çalışan doktorlar.

Fiili olarak kadrolu doktor gibi çalışan, belirli mesai saatlerinde hizmet veren ve başka bir mesleki faaliyeti olmayan doktorlar bazı konularda zorluk yaşayabiliyorlar. Bu çalışma şeklinin esasında maaşlı çalışma gibi olması uygulamada engeller çıkartabiliyor. Örneğin serbest meslek erbapları için sağlanan vergi avantajlarından yararlanmak istediklerinde reddedilebiliyorlar.

Doktor olarak sunacağınız hizmetin serbest meslek kapsamı dışına çıkmasına neden olan bir diğer etmen de şirket kurarak faaliyet göstermeniz. Şirket kurmanız durumunda ticari faaliyet gerçekleştiriyor olarak değerlendirilirsiniz.

Peki doktorlar şirket kurmalı mı? Hangi durumlarda serbest meslek erbabı olarak hizmet vermeli?

Doktorlar için şirket kurma zorunluluğu var mı?

Bir doktor olarak bir yere bağlı kalmadan kendi kendinize çalışma kararı aldınız. Bunun için muhasebesel tarafta iki seçeneğiniz var. Serbest meslek açılışı yapmak veya şirket kurmak.

Hangisini seçeceğiniz konusunda bir zorunluluk bulunmuyor. Dilerseniz serbest meslek erbabı olarak, dilerseniz de şirket kurarak muayenahane açabilir veya bir hastaneye dışardan hizmet sunabilirsiniz.

Bu iki seçenek arasında işinizi yapma şekliyle herhangi bir farklılık bulunmuyor. Fark gelir gider kayıtlarının tutulmasında, yani muhasebeleştirmede ve daha önemlisi vergilendirme aşamasında kendini gösteriyor.

Bu farkları “Serbest meslek erbabı şirket kurabilir mi?” yazımızda detaylı şekilde bulabilirsiniz. Kısaca söylemek gerekirse; gider gösterme, şirketten para çekme, vergi istisnaları gibi konularda önemli farklılıklar görülebiliyor.

Doktorlar fatura kesebilir mi?

Bir üst başlıkta açıkladığımız üzere doktor olarak faaliyetinizi bir şirket kurarak sürdürecekseniz; evet, fatura kesebilirsiniz.

Eğer şirket kurmayıp serbest meslek erbabı olarak faaliyet gösterecekseniz de ücretinizi serbest meslek makbuzu düzenleyerek tahsil edebilirsiniz.

Doktorların serbest meslek makbuzlarıyla ilgili merak edilen birkaç soruyu aşağıda cevaplayacağız. Fatura kesmek ve serbest meslek makbuzu düzenlemek arasındaki farkları detaylıca incelemek için ilgili yazımıza ulaşabilirsiniz.

Doktor serbest meslek makbuzu KDV oranı: %8

Doktor serbest meslek makbuzu stopaj oranı: Hastaneye kesilen makbuzlarda stopaj oranı %20’dir. Şahıslara kesilen makbuzlarda stopaj yoktur.

Doktorların tutmak zorunda oldukları defterler

Doktorların tutması gereken muhasebe defterleri yine aynı ayrıma, yani hangi resmi statüde hizmet verildiğine göre değişir. İlgili defterlerin listesini çalışma tipine göre aşağıda listeliyoruz.

Serbest meslek erbabı olarak faaliyet gösteren doktorların tutması gereken defterler: Serbest meslek kazanç defteri (fiili olarak tasdik edilmez).

Limited şirket altında faaliyet gösteren doktorların tutması gereken defterler: Yevmiye, kebir ve envanter defteri.

Serbest çalışan doktorların vergi mükellefiyeti

Her türlü mesleki gelirde olduğu gibi, doktorların sundukları hizmet karşılığında aldıkları ücretler de vergiye tabidir. Bu vergi oranı yine faaliyet tipine göre belirlenir.

Sıklıkla muayenehane vergileri olarak da sorulduğu için kısa bir notu aktarmakta fayda var. Doktorluk hizmeti karşılığında ödeyeceğiniz vergi, hizmeti nasıl ve nerde sunduğunuza göre değişmez. Özel muayenehanenizde, evinizde veya bir özel hastane çatısı altında hizmetinizi sunabilirsiniz. Vergiler hesaplanırken yalnızca ticari statünüz dikkate alınır.

Doktorlar ne kadar vergi öder

Serbest meslek erbabı olarak faaliyet gösteren doktorların ödeyeceği vergiler: KDV, muhtasar, geçici vergi ve yıllık gelir vergisi.

Limited şirket altında faaliyet gösteren doktorların ödeyeceği vergiler: KDV, muhtasar, geçici vergi ve yıllık gelir vergisi.

 

Uğraş Denetim Serbest Muhasebe & Mali Müşavirlik

https://ugrasdenetim.com/serbest-meslek/serbest-calisan-doktorlarin-muhasebe-ve-vergi-islemleri/

 

Avans Kâr Payları Ne Zaman Beyan Edilir?

Uncategorized

Avans Kâr Payları Ne Zaman Beyan Edilir?

Bu yazımda kendine mahsus bazı özellikleri dolayısıyla, avans kâr dağıtımı yoluyla elde edilen kâr paylarının beyanı üzerinde durmak istiyorum.

Ticaret Kanunu’nun 509. maddesi ile Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi olmayan sermaye şirketlerine de avans kâr payı dağıtma olanağı getirilmiş, ancak konunun ayrıntılarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığının çıkartacağı bir Tebliğle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Nitekim söz konusu Bakanlık 9.8.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Kâr Payı Avansı Dağıtımı Hakkında Tebliğ” ile konuyu düzenlemiştir (Bu Tebliğ’de daha sonra 1.9.2018, 5.1.2019 ve 18.1.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğler ile bazı değişiklikler yapılmıştır).

Anılan tebliğ’de kâr payı avansı, kâr payından mahsup edilmek üzere ara dönem finansal tablolara göre hesaplanan tutar” olarak tanımlanmıştır. Şirketlerin kâr payı avansı dağıtabilmeleri için, şirket genel kurulunca kâr payı avansı dağıtılmasına ilişkin karar alınması ve kâr payı avansı dağıtılacak hesap döneminde hazırlanan üç, altı veya dokuz aylık ara dönem finansal tablolara göre kâr edilmiş olması gereklidir.

Anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde, genel kurulca bu yönde karar alınabilmesi için sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin toplantıda hazır olması, bu nisabın toplantı süresince korunması ve toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğunun kâr payı avansı dağıtılması yönünde kullanılmış olması, limited şirketlerde ise toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğunun kâr payı avansı dağıtılması yönünde olması gereklidir.

İlgili hesap dönemi öncesinde ödenen kâr payı avanslarının, ilgili olduğu yılın net dönem kârından mahsup edilmesi şarttır. Bu işlem yapılmadan, şirket genel kurulunca kâr payı dağıtılmasına ve kâr payı avansı ödenmesine karar verilemez.

Aynı hesap dönemi içinde izleyen ara dönemlerde de kâr oluşması halinde dağıtılacak kâr payı avansı tutarı yukarıda belirtilenlerin yanı sıra önceki ara dönem veya dönemlerde ödenmiş olan kâr payı avansı tutarları da indirilerek hesaplanır. Ödenecek kâr payı avansı, bu şekilde hesaplanan tutarın yarısını geçemez.

Avans kâr payı konusu 1 sayılı Kurumlar Vergisi Uygulama Genel Tebliği’nde de ele alınmıştır. Anılan tebliğde önce stopaj konusu ele alınmış ve “Kurumlar vergisi mükelleflerince avans kâr payı dağıtımı yapılması halinde, dağıtılan kâr payları üzerinden elde edenin hukuki niteliğine göre vergi kesintisi yapılacaktır. Kesilen vergiler, avans kâr payı dağıtımının yapıldığı aya ait muhtasar beyanname ile beyan edilecektir” düzenlemesine yer verilmiştir.

Öte yandan aynı Genel Tebliğ’de; “avans kâr payı dağıtımında kurum ortakları açısından elde etme, kurumun yıllık safi kazancının kesinleşip, kârın nakden veya hesaben dağıtıldığı, diğer bir ifadeyle avansın kâr dağıtım kararı uyarınca dağıtılan kârdan mahsup edildiği tarihte gerçekleşecektir. Şu kadar ki; bu süre, ilgili hesap dönemine ilişkin beyannamenin verilmesi gereken tarihi içeren hesap döneminin sonunu geçemeyecektir.” düzenlemesine yer verilerek avans kâr payını alanlar için menkul sermaye iradı açısından elde etmenin, avans kâr payının dağıtıldığı tarihte değil, avans kâr payının kurumun yıllık safi kazancının kesinleşip, kârın nakden veya hesaben dağıtıldığı, diğer bir ifadeyle avansın kâr dağıtım kararı uyarınca dağıtılan kârdan mahsup edildiği tarihte elde edilmiş sayılacağı ifade edilmiştir. Bu şekildeki ifade, Ticaret Bakanlığı’nca yayınlanmış Kâr Payı Avansı Dağıtımı Hakkında Tebliğ ile de uyumludur.

Bu açıklamalara göre 2023 yılında avans kâr payı alan bir gerçek kişinin bu kâr payını 2023 yılı geliri olarak değil, kurumun nihai kârının ve kâr payının belirlendiği ve bu kâr payından avansın mahsup edildiği 2024 yılına göre (2024 yılında elde ettiği esası ile) 2024 yılı gelirlerinin beyan edildiği 2025 yılı Mart ayında beyan edecektir. 2023 yılında avans kâr payı pay sahibine ödenirken yapılan stopaj da 2025 yılında yapılacak beyanda mahsup konusu edilecektir. Nitekim Gelir Vergisi Kanunu’nun 121. maddesi, stopajların kesildiği yılda değil, ilgili gelirin beyan edildiği yılda mahsup edileceğini hükme bağlamıştır (2025 yılında beyan yapılırken, yararlanılabilecek istisna ve yıllık beyan koşullarının oluşup oluşmadığı konusunu geçen yazımda irdelediğimden burada tekrar etmiyorum).

Nitekim avans kâr paylarının beyanı ve stopajın mahsubu konusundaki idari anlayışta İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 27.2.2013 sayı ve 280 sayılı Özelgesi ile yukarıda açıkladığımız doğrultuda oluşmuştur. Özelge’de yapılan açıklamaya göre; “2012 yılında avans kâr payı dağıtılması halinde, 2013 yılı sonuna kadar kâr dağıtımı için karar alınarak avans kâr paylarının mahsup edilmesi gerekmektedir. Kâr payı elde eden gerçek kişi ortakların elde ettikleri kazancın kanunda belirtilen istisna haddini geçmesi durumunda, 2013 takvim yılına ait gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmekte olup, 2012 yılında avans kâr payı üzerinden kesilerek beyan edilen vergilerin gelir vergisi beyannamesinde hesaplanan vergiden mahsup edilmesi mümkün bulunmaktadır”. Bu şekilde ortaya konulan idari anlayış, Ticaret Kanunu ve bu kanuna göre çıkartılmış Tebliğ ile de uyumludur.

Bu açıklamalarımız da göstermektedir ki, avans kâr payı alanların hemen izleyen yıl beyanname vererek bir yıl öncesinden gelir vergisi ödemelerine hiç gerek yoktur.

Bumin DOĞRUSÖZ

https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/avans-kar-paylari-ne-zaman-beyan-edilir/737108

 

Enflasyon Düzeltmesi Uygulayan Şirketlerde Esas Alınacak Finansal Tablolar Ve Kâr Dağıtımı

Uncategorized

Enflasyon Düzeltmesi Uygulayan Şirketlerde Esas Alınacak Finansal Tablolar Ve Kâr Dağıtımı

Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesinin (A) fıkrası ile geçici 33’üncü maddesi uyarınca, 2023 hesap dönemi sonunda 31.12.2023 tarihli bilanço enflasyon düzeltmesine tabi tutulacaktır. Öte yandan, Kamu Gözetimi Kurumu (KGK) 23.11.2023 tarihli Duyurusuyla bağımsız denetime tabi veya TMS/TFRS’yi gönüllü uygulayan işletmelerin 31.12.2023 tarihli TMS/TFRS veya BOBİ FRS çerçevesinde enflasyon düzeltmesi yapacaklarını açıklamıştır. Keza, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsaya kote şirketlerin 31.12.2023 hesap dönemine ait yıllık finansal raporlarından başlamak üzere enflasyon düzeltmesine tabi olacağını açıklamıştır.

Vergi kanunları uyarınca yapılacak enflasyon düzeltmesinde; düzeltme öncesi “Geçmiş Yıllar Kârları”“Geçmiş Yıllar Zararları” ve “Dönem Net Karı (Zararı)” hesapları “Enflasyon Düzeltmesi Kâr ya da Zararı Hesabı’na aktarılacaktır. 2023 hesap dönemine ait vergi matrahı, düzeltme öncesi mali tablolara göre tespit edilen kârlar üzerinden hesaplanacaktır. 2023 hesap dönemi sonuna ait bilançonun, enflasyon düzeltmesine tabi tutulmasından kaynaklanan kâr/zarar farkı geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında gösterilecektir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tabi tutulmayacakgeçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmeyecektir.

Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, bağımsız denetime tabi şirketlerde yapılan enflasyon düzeltmesinde oluşacak finansal tablolar ile vergi kanunları uyarınca yapılan enflasyon düzeltmesi sonucu oluşacak finansal tablolar farklı olacak ve buna bağlı olarak gerek dönem karı gerekse geçmiş yıl kâr/zararları farklı olacaktır. Bu durumda gerek dönem karının gerekse varsa geçmiş yıl karlarının dağıtımında ya da yedek akçelerin belirlenmesinde hangi finansal tabloların ve hangi karların dikkate alınacağı belirsizlik taşımaktadır.

Karların dağıtımı ya da yedek akçelerin belirlenmesine ilişkin düzenlemeler Türk Ticaret Kanunu’nda yer almış olup, dağıtılacak kar paylarıyla ilgili ödenmesi gerekecek vergi düzenlemeleri ise vergi kanunlarında yer almıştır. Bu nedenle, vergi idaresince bugüne kadar gerek tebliğ gerekse sirküler bazında enflasyon düzeltmesine ilişkin yapılan açıklamalarda; kâr dağıtımının hangi kara göre (enflasyon düzeltmesi öncesi mi yoksa enflasyon düzeltmesi sonrası mı?) yapılacağı konusuna yer verilmemiş, ancak kar dağıtımı yapılırsa vergisel yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğine ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur.

Ticaret Bakanlığı, henüz tebliğ olarak yayımlanmamış olmasına rağmen, konuya ilişkin olarak hazırladığı Tebliğ Taslağı’nda gerek 2023 yılı hesap dönemi finansal tablolarında uygulanacak enflasyon düzeltmesine ilişkin olarak genel kurul ve yönetim organınca esas alınacak finansal tabloların belirlenmesi gerekse dağıtıma esas alınacak karlar konusunda açıklamalarda bulunmuştur. Anılan açıklamalara göre uygulama şöyle olacaktır: 

Esas alınacak finansal tablolar ve kâr dağıtımı

(1) Finansal tablolarını Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından belirlenen standartlara uygun hazırlamak zorunda olan şirketler tarafından Kanunun 88 inci maddesine göre hazırlanan (bağımsız denetim standartlarına göre hazırlanan) enflasyon düzeltmesi uygulanmış finansal tablolar esas alınacaktır.

(2) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan şirketlerde, Vergi Usul Kanunu’nun geçici 33’üncü maddesi ile 555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hükümleri uyarınca enflasyon düzeltmesine tabi tutulan finansal tablolar ile enflasyon düzeltmesine tabi tutulmamış olan finansal tablolar birlikte dikkate alınacaktır. Bu kapsamda; 

  1. a) Kanun veya şirket sözleşmesine göre net dönem kârının esas alındığı;

– kâr ve kazanç payı dağıtımlarında,

– yedek akçe ayrılmasında,

– intifa senedi sahiplerine ödeme yapılması ile

– dönem içerisinde dağıtılmış olan kâr payı avansına ilişkin hesaplamalarda

enflasyon düzeltmesi uygulanmamış finansal tablolar,

  1. b) Serbest yedek akçelerden ve dağıtılabilir diğer kaynaklardan zarar mahsubu sonrasında kalan değerlerden;

– Kâr payı dağıtımı yapılması,

– Sermaye artırımı ve azaltımı,

– Birleşme,

– Bölünme,

– Tür değişikliği,

– Sermaye kaybı ve

– Borca batık olma,

durumlarının tespitinde enflasyon düzeltmesi uygulanmış finansal tablolar, esas alınacaktır.

Ancak, birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki şirketlerde, dağıtılması öngörülen kâr payı tutarı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nu hükümlerine göre enflasyon düzeltmesi uygulanmış finansal tablolarda bulunan kâr dağıtımına konu kaynakların toplamını aşamayacaktır.

(Serbest yedek akçe; kanuni yedek akçelerin sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarısını aşan kısmı ile kanun ve sözleşme gereği ayrılanlar dışında genel kurulca ayrılmasına karar verilen yedek akçeleri ifade etmektedir.

Kâr payı ise: net dönem kârı veya serbest yedek akçeler üzerinden ortaklara ve kâra katılan diğer kimselere genel kurulca dağıtılmasına karar verilen tutarı ifade etmektedir.)

Başka bir deyişle, gerek bağımsız denetime tabi gerekse tabi olmayan şirketlerde;

– Yedek akçe ayrılmasında, enflasyon düzeltmesi uygulanmamış finansal tablolardaki net dönem kârı,

– Kâr payı dağıtımında ise, enflasyon düzeltmesi uygulanmış finansal tablolarda bulunan kâr dağıtımına konu kaynakların toplamını (net dönem karı ve serbest yedek akçeler toplamını) aşmamak kaydıyla, enflasyon düzeltmesi uygulanmamış finansal tablolardaki net dönem kârı ve/veya serbest yedek akçeler esas alınacaktır.

Yapılan bu açıklamalardan; şayet enflasyon düzeltmesi sonucunda zarar oluşmuşsa ve enflasyon düzeltmesi öncesinde finansal tabloda yer alan geçmiş yıl karları veya dönem kârı bu zarar sonucu yok olmuşsakar payı dağıtılamayacak anlamı çıkmaktadır.

Kâr payı dağıtımı konusu, bu düzenleme tebliğ olarak yayımlansa bile, halen tartışmaya açık olup, gerek 2023 yılı içinde geçmiş yıl karlarını dağıtanlar ve gerekse 2024 yılında henüz bu tebliğ yürürlüğe girmeden geçmiş yıl karlarını ve/veya 2023 yılı karlarını dağıtanlarla henüz dağıtmamış olanlar arasında farklı uygulama yaratmış olacaktır. Kanımızca, Gelir İdaresinin Sirkülerinde açıklandığı gibi, enflasyon düzeltmesi öncesi finansal tablolara göre ortaya çıkan 2023 yılı dönem karı ya da geçmiş yıl kârları dağıtılmak istenirse, yapılacak dağıtımla ilgili vergisel yükümlülükler yerine getirilmek kaydıyla, bu dağıtım yapılabilmelidir.

Akif AKARCA / Dr.Mehmet ŞAFAK

https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/enflasyon-duzeltmesi-uygulayan-sirketlerde-esas-alinacak-finansal-tablolar-ve-kar-dagitimi/737109

 

Enflasyon Düzeltmesinde Yeni Dönem Başladı.

Uncategorized

Enflasyon Düzeltmesinde Yeni Dönem Başladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart 2024 ayı için Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksini (Yİ-ÜFE) ilan etti. Bununla birlikte, uzun süreden sonra ilk defa yapılan 2023 yıl sonu enflasyon düzeltmesinin devamında, 01.01.2024-31.03.2024 dönemi için yeni dönem başladı.

İçinde bulunduğumuz şu zaman diliminde, uzun süreden sonra şartları olgunlaşan ilk defa enflasyon düzeltmesini ve hem de bu işlemin peşi sıra olgunlaşması beklenen sürekli enflasyon düzeltmesini yapacağız. Süreç dikenli, bu yüzden iyi bir yol haritasına ihtiyacımız var. Sürekli enflasyon düzeltmesi olarak da ifade ettiğimiz bu yeni dönemde yapılacak işlemler, ilk defa yapılan enflasyon düzeltmesine göre önemli farklılıklar içeriyor. Bunlara yazımızın devamında değineceğiz ama önce yeni dönemde kullanılacak katsayılara kısaca bir göz atalım.

Kullanılacak Katsayılar

Basit Ortalama Katsayısı1,05476
Mart 2024 Yİ-ÜFE / {(Mart 2024 Yİ-ÜFE + Aralık 2023 Yİ-ÜFE) / 2} formülüyle hesaplanır.

Taşıma Katsayısı1,11587
Mart 2024 Yİ-ÜFE / Aralık 2023 Yİ-ÜFE formülüyle hesaplanır.

Düzeltme Katsayısı:
Mart 2024 Yİ-ÜFE / İlgili Ay Yİ-ÜFE formülüyle hesaplanır.

Buna göre;
 Ocak 2024 Düzeltme Katsayısı: Mart 2024 Yİ-ÜFE / Ocak 2024 Yİ-ÜFE = 1,07155
 Şubat 2024 Düzeltme Katsayısı: Mart 2024 Yİ-ÜFE / Şubat 2024 Yİ-ÜFE = 1,03295
 Mart 2024 Düzeltme Katsayısı: Mart 2024 Yİ-ÜFE / Mart 2024 Yİ-ÜFE = 1
Olarak hesaplanmaktadır.

Sürekli Enflasyon Düzeltmesinde Neler Değişiyor?

Esasen kuyumcular 2024 yılından bu yana her üç ayda bir sürekli enflasyon düzeltmesi yapıyorlar. Şimdi geri kalan geniş kesim de tıpkı kuyumcular gibi sürekli enflasyon düzeltmesi yapacaklar.

Kuyumculara çok benzemekle beraber arada hiç fark yok diyemeyiz bazı farklar var. Bu farkları kısaca 2023 yıl sonu enflasyon düzeltmesinin vergisiz olmasından kaynaklanan farklar olarak adlandırabiliriz. (Örneğin; amortismana tabi olmayan kıymetlerin zararına satışı, geçmiş yıl kârlarının dağıtılması, geçmiş yıl zararlarının mahsubu gibi özel konular farklı uygulanacak)

Şimdi ilk defa (2023 yıl sonu) yapılan enflasyon düzeltmesiyle, sürekli (2024/I. Geçici Vergi) yapılan enflasyon düzeltmesi arasındaki farklara değinelim.

1- Ön Bilançonun Hazırlanması

Ön bilanço: Düzeltme öncesi bilançodur. 2023 yıl sonu bilançolarının düzeltilmesinde kullanılan yöntem değişecek bu kez ön bilanço farklı hazırlanacaktır.

Üçer aylık dönemler halinde sürekli yapılan enflasyon düzeltmesinde ön bilanço; dönem sonu işlemleri (dönem amortismanları hariç) yapıldıktan sonra üretilen ve dönem kâr/zararı geçici olarak hesaplanmış ama enflasyon düzeltmesi uygulanmamış bilançoya denir.

Dönem amortismanları, enflasyon düzeltmesi yapıldıktan sonra yeni değerler üzerinden hesaplanacaktır. Dönem kâr/zararı da enflasyon düzeltmesi yapıldıktan sonra 698 hesabın bakiyesinde göre, dönem amortismanları yeni değeri üzerinden ayrılıp gider yazıldıktan sonra yeniden hesaplanacaktır.

2- Taşıma Katsayısının Kullanılması

İlk yapılan enflasyon düzeltmesinde, Yİ-ÜFE endeksi, Aralık 2004 dönemine kadar gidebilir, sürekli yapılan enflasyon düzeltmesinde ise en fazla üç ay öncesine gidebilecektir.

İlk defa yapılan enflasyon düzeltmesinde kullanılan popüler katsayı düzeltme katsayısıydı. Bir işletmenin bilançosunda görülen kıymetlerin çoğunlukla üç ay önceden değişmeden geldikleri düşünüldüğünde, sürekli yapılan enflasyon düzeltmesinin popüler katsayısı taşıma katsayısı olacaktır.

Taşıma katsayısı; kıymetleri bir önceki (üç ay önceki 31.12.2023 tarihli) bilançodan, günümüz (31.03.2024 tarihli) bilançosuna taşımak için kullanılan bir katsayıdır.

Sadece son üç ayda yaşanan değişiklikler için ise düzeltme katsayısı kullanılacaktır. Düzeltme katsayısı sadece bu ay veya bir ya da iki ay önceki aylarda yapılan kıymet girişleri için kullanılacağı için taşıma katsayısına eşit veya ondan büyük olamayacaktır.

3- Birikmiş Amortismanların Hesaplanması

Birikmiş amortismanlar iki işlemde hesaplanacaktır:
1) Önceki bilançoda yer alan birikmiş amortismanların taşınması (A),
2) Bu dönem amortismanlarının, enflasyon düzeltmesi uygulanmış yeni değer üzerinden hesaplanması (B).

İlk defa yapılacak enflasyon düzeltmesinde «698 Enflasyon Düzeltme Hesabı» bakiyesi geçmiş yıl kar/zarar hesabına atılmaktaydı. Sürekli yapılan enflasyon düzeltmesinde ise 648/658 Hs. kanalıyla dönem kar/zarar hesabına atılacaktır.

Yukarıda sayılan (A) işlemi 698 hesaba, (B) işlemi ise dönem kâr/zarar hesabına aktarılacaktır. Enflasyon düzeltmesi uygulanmış bilançoda yer alacak olan birikmiş amortismanlar; yukarıdaki (A) ve (B) işlem sonuçlarının toplamıyla oluşacaktır.

4- Sıfırlanmış Kalemler

İlk yapılan enflasyon düzeltmesinde sıfırlanacak birçok kalem bulunmaktaydı. Bunlar:
522 Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışları (Varsa 523 de dahil)
526 Demirbaş Makine ve Teçhizat Özel Karşılık Hesabı (31.12.2023 veya öncesinde B. Amortismanlara atılmalıydı)
570 Geçmiş Yıl Kârları
580 Geçmiş Yıl Zararları (-)
590 Dönem Net Kârı
591 Dönem Net Zararı (-)

Şimdi bu kalemlerin sürekli yapılacak enflasyon düzeltmesindeki durumuna bakalım:
Bilançoda olmayacak kalemler:

Sürekli yapılacak enflasyon düzeltmesi ön bilançosunda aşağıdaki kalemler zaten bulunmayacaktır:
522 Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışları (ve 523 Hs.)
526 Demirbaş Makine ve Teçhizat Özel Karşılık Hesabı

Bilançoda olacak ve sıfırlanmayacak kalemler:

Aşağıdaki diğer hesaplar da enflasyon düzeltmesi sırasında sıfırlanmayacaktır.
570 Geçmiş Yıl Kârları
580 Geçmiş Yıl Zararları (-)
590 Dönem Net Kârı
591 Dönem Net Zararı (-)

5- Geçmiş Dönem Kârları/Zararları Tutarının Düzeltilmesi

Bu hesaplardan geçmiş yıl kârları/zararları hesabı, ilk sürekli enflasyon düzeltmesinde tek (ya geçmiş kârları ya da geçmiş yıl zararları) olacaktır. İlerleyen yıllarda yine geçmiş yıl kârları ve geçmiş zararları aynı bilançoda aynı anda yer bulabilir.

Geçmiş yıl kâr/zararı 31.02.2023-31.03.2024 arası dönem için taşıma katsayısıyla çarpılarak enflasyon düzeltmesine tabi tutulacaktır.

Örneğin: İşletmenin 2023 yıl sonu enflasyon düzeltmesi öncesinde “570 Geçmiş Yıl Kârları” hesabında 150.000.-TL var ve yapılan enflasyon düzeltmesi sonrasında bu rakam 200.000.-TL olarak hesaplanmış ise yeni değer olan bu 200.000.-TL, üç ay sonraki 31.03.2024 tarihli bilançonun enflasyon düzeltilmesinde taşıma katsayısıyla çarpılacak rakam olacaktır.

6- Dönem Net Kârı/Zararının Hesaplanması

Bu hesaplardan dönem net kâr/zarar hesabı zaten yapısı gereği öteden beri bir dönemde tek (ya kâr ya zarar) oluşmaktadır.

Bu hesabın enflasyon düzeltmesi işlemleri dört aşamada gerçekleşecektir:
Birinci aşama: Enflasyon düzeltmesine başlamadan evvel dönem sonu işlemleri (dönem amortismanları hariç) yapılacak ve dönem kâr/zararı bulunacaktır.
İkinci aşama: Enflasyon düzeltmesi yapıldıktan sonra “698 Enflasyon Düzeltme Hesabı” bakiyesi “648 Enflasyon Düzeltmesi Kârları” veya “658 Enflasyon Düzeltmesi Zararları (-)” hesabından dolaşarak dönem kâr/zarar hesabına atılacaktır.
Üçüncü aşama: Enflasyon düzeltmesi yapıldıktan sonra, amortismana tabi kıymetlerin, düzeltilmiş yeni değerleri üzerinden dönem amortismanları ayrılacak ve bunlar da amortisman gider (740-760-770) hesaplarını dolaşarak dönem kâr/zarar hesabına atılacaktır.
Dördüncü aşama: Bulunan yeni dönem dönem kârı üzerinden vergi karşılığı ayrılacak ve böylece dönem net kârı bulunacaktır.

7- Toplulaştırılmış Yöntemler

Stokların çeşitliliği, işlem hareketlerinin yoğunluğu dikkate alındığında gerçek yönteme göre daha pratik sayılabilecek toplulaştırılmış yöntemlere ihtiyaç duyulmuştu. Bu yöntem sadece stoklara uygulanmaktaydı. Bu yöntemler biraz değişiklikle uygulanmaya yine devam edecektir. Bu değişikliklerde biri; seçilen yöntemlerden üç yıllık dönüş yasağı başlıyor.

İlk enflasyon düzeltmesinde toplulaştırılmış yöntem olarak «Dönem Ortalama Düzeltme Katsayısı (Basit Ortalama Yöntemi)» veya «Stok Devir Hızı Yöntemi» kullanılmaktaydı.

Stok Devir Hızı Yöntemi Artık Yok!

«Stok Devir Hızı Yöntemi»; Stok devir hızına göre ortalama stokta kalma süresi, buna göre 31/12/2023 tarihli bilançoda görünen stokların hangi aydan kaldığı ve bu aya ilişkin düzeltme katsayısı ile 31/12/2023 tarihli bilançoda görünen stoklara ait tutarın çarpılması suretiyle düzeltmedir.

Stok devir hızı yöntemi kullanıldığında, düzeltilecek bilançoda görünen stokların çok eski aylardan kaldığı sonucu ile karşılaşılabilmektedir. Örneğin dönem başı ve dönem sonu stoku 100.000.-TL, dönem içinde satılan malın maliyeti 200.000.-TL olan stoğun 182 gün (6 ay) önceden kaldığı hesaplanmaktadır.

Bu durumda, 31.03.2024 tarihli bilançoyu düzeltilirken stoğun Eylül 2023 ayından kaldığını varsaymak gerekir. Oysa 31.12.2023 tarihinde zaten düzeltme yapmış olacağımıza göre Eylül-Aralık 2023 arasındaki süre için mükerrer düzeltme söz konusu olacaktır. Bu nedenle, uzun süre sonra ilk kez yapılan enflasyon düzeltmesinde kullanılan bu yöntemi üç ayda bir yapılan sürekli enflasyon düzeltmesinde kullanamayız.

Hareketli Ağırlıklı Ortalama Yöntemi Geldi

Sürekli yapılacak düzeltmelerde, «Stok Devir Hızı Yöntemi» yerine, «Hareketli Ağırlıklı Ortalama Yöntemi» kullanılır.

Hareketli ağırlıklı ortalama düzeltme katsayısı; enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş dönem başı stoğun ilgili dönemin sonuna taşınmış değeri ile dönem içi alış ve giderlerin enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş değerleri toplamının, dönem başı stok ile dönem içi alış ve giderlerin enflasyon düzeltmesine esas alınacak tutarlarının toplamına bölünmesi ile bulunan katsayıyı ifade eder. (Mükerrer Madde 298/A-2-h-ab)

Stokların düzeltilmesinde mümkün olduğunca alt ayrıma giderek düzeltme işleminin gerçekleştirilmesi esastır. Ancak, hareketli ağırlıklı ortalama düzeltme katsayısı kullanarak düzeltme işlemini gerçekleştirecek olan mükellefler, diledikleri takdirde defteri kebir hesabı bazında da anılan düzeltme işlemini gerçekleştirebilirler. Düzeltme işleminde alt ayrım yerine defteri kebir hesabı bazında düzeltme yapmayı tercih edenler, seçtikleri bu yöntemden de 3 yıl boyunca dönemeyeceklerdir.

8- E-Beyannamelere Eklenecek Bilanço

Uzun süreden sonra ilk defa (31.12.2023 tarihli bilançolarda) yapılacak enflasyon düzeltmesinde verilecek e-beyanname ekinde “Önceki Dönem” ve “Cari Dönem” bilançolarının yanında bir tane de “Enflasyon Düzeltmesi Sonrası Cari Dönem” bilançosu verilecektir.

Öteden beri enflasyon düzeltmesi yapan kuyumcular (bu dönemde ilk defa değil de sürekli enflasyon düzeltmesi yaptıkları için) her üç bilançoyu da “Enflasyon Düzeltmesi Sonrası” olarak vereceklerdir. Bir başka ifade ile kuyumcularda “Cari Dönem” bilançosu ile “Enflasyon Düzeltmesi Sonrası Cari Dönem” bilançosu birbirinin aynı olacaktır.

Takip eden yıllarda verilecek e-beyanname ekinde sadece “Önceki Dönem” ve “Cari Dönem” bilançoları olacak ve bunlar “Enflasyon Düzeltmesi Sonrası” olarak verilecektir.

Sürekli (31.03.2024 tarihli bilançolarda) yapılacak enflasyon düzeltmesinde ise verilecek e-beyanname ekinde sadece “Cari Dönem” bilançosu olacak ve bu “Enflasyon Düzeltmesi Sonrası” bilanço olarak verilecektir.

İşletme Defterinden Bilançoya Geçiş

Sosyal medya platformlarında; “İşletme defterinden 2024 yıl başı itibarıyla bilanço usulüne geçen mükelleflerin enflasyon düzeltmesi yapmasına gerek yoktur, haliyle ilk geçici de enflasyon muhasebesi ile karşılaşacaktır.” şeklinde paylaşımlar gözlenmektedir.

Bu yanılgıyı da bu vesile ile düzeltmek isteriz.

İşletme defteri esasında iken satışlarından dolayı 2024 yılı başından bilanço esasına geçen mükellefler, 2023 yılı gelir vergisi beyanlarını normal defter beyan sistemi (DBS) üzerinden gönderecek olup burada problem yoktur.

İşletme defterinden 2024 yıl başı itibarıyla bilanço usulüne geçen mükelleflerin durumuyla ilgili olarak V.U.K. 555 Seri No.lu Tebliğin Madde 8/(8) hükmünde; “Ancak, 31/12/2023 tarihi itibarıyla faal olup, 2024 takvim yılı veya sonrasında ilk defa bilanço esasına geçen mükellefler ilk düzeltme işlemlerini bilanço esasına geçtikleri tarih itibarıyla geçici 33 üncü madde ve bu Tebliğin üçüncü bölümüne göre; daha sonraki düzeltme işlemlerini de mükerrer 298 inci maddenin (A) fıkrası ve bu Tebliğin dördüncü bölümüne göre yapacaklardır. denilmektedir.

Bu hükme göre bilanço esasına geçilen tarih olan 01.01.2024 tarihi itibarıyla enflasyon düzeltmesi yapılacak ve bu düzeltme işleminde uzun süreden sonra ilk defa yapılacak enflasyon düzeltmesi hükümleri uygulanacaktır.

Örneğin; işletme defteri esasında iken satışlarından dolayı bilanço esasına geçen mükellef ilk açılış bilançosunda, mevcut stoğun maliyeti 100.000.-TL ise bu bilançoyu enflasyon düzeltmesi uygulayarak düzeltme sonucu bulunan 125.000.-TL üzerinden 01.01.2024 tarihli açılış bilançosunda gösterecektir. Örneğe devam edelim; bu malı 5 Ocak 2024 tarihinde 145.000.-TL’na satarsa, yaptığı bu satışın kârını (145.000-100.000=) 45.000.-TL değil, bu yeni rakamı maliyet kabul ederek (145.000-125.000=) 20.000.-TL olarak hesaplayacaktır.

İlk geçici vergi beyannamesinde ise yapılacak enflasyon düzeltmesini sürekli yapılan enflasyon düzeltmesi hükümlerine göre yapacaklardır. Yukarıdaki örnekte sözü edilen stok satılmamış ise taşıma katsayısının uygulanacağı düzeltmeye esas tutarı eski 100.000.-TL değil, açılış bilançosunda yapılan enflasyon düzeltmesi sonucu bulunan 125.000.-TL olacaktır.

Sonuç

2023 Yılı Gelir vergisi beyannamesi 05.04.2024 günü sonuna kadar uzatılmıştır. 2023 Takvim yılı hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi uzatma olmazsa 30.04.2024 günü sonuna kadar verilecektir.

Yıllık gelir-kurumlar vergisi beyannamelerinde, ilk defa enflasyon düzeltmesi uygulanacak, ancak vergileme enflasyon düzeltmesi öncesi bilançoya göre yapılacaktır.

Öte yandan 2024/I. Geçici vergi beyannameleri uzatma olmazsa 17.05.2024 günü sonuna kadar beyan edilmiş ve ödenmiş olacaktır. Bu beyannamelerde, sürekli enflasyon düzeltmesi uygulanacak, vergileme ise enflasyon düzeltmesi uygulanmış bilançoya göre yapılacaktır.

Sürekli olarak yapılacak enflasyon düzeltmesi sadece üç aylık dönemi kapsadığı için ve tüm veriler ilk defa yapılan enflasyon düzeltmesinde zaten temin edilip bilgisayara girildiği için nispeten daha kolay olacaktır.

Diğer yandan araya Ramazan Bayramı tatili de girmektedir. Kamu çalışanları, bayramda 6 Nisan Cumartesi günü başlayıp 14 Nisan Pazar sona eren 9 günlük tatil yapabilecektir.

Dolayısıyla; serbest meslek mensupları nezdinde, ilk geçici vergi beyannamesinin verileceği son süreye kadar, enflasyon düzeltmesi konusu popülerliğini koruyacaktır.

Gürol DEMİR

https://atcuniverse.com/blog-single/3071/Enflasyon_Duzeltmesinde_Yeni_Donem_Basladi

Kurumlar Vergisi Beyannamesi ve Kurum Geçici Vergi Beyannamesi Değişiklikleri

Uncategorized

Kurumlar Vergisi Beyannamesi ve Kurum Geçici Vergi Beyannamesi Değişiklikleri

Numara : 39
Tarih : 2.4.2024

VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2024/39

KONU: Kurumlar Vergisi Beyannamesi ve Kurum Geçici Vergi Beyannamesi Değişiklikleri

Gelir İdaresi Başkanlığınca, 2023 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilmesi gereken “Kurumlar Vergisi Beyannamesi” ve 2024/1. dönem kurum geçici vergi beyannamesi uygulamaya açılmıştır.

Güncellenen beyannamelerde yapılan değişiklikler aşağıdaki gibidir:

  1. A) KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMESİ DEĞİŞİKLİKLERİ

2023 Yılı kazançlarının beyan edileceği Kurumlar Vergisi Beyannamesinde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.

  1. “Kazanç ve İlaveler” kulakçığının “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
İstisna/İndirim Kodu Eski Açıklama Yeni Açıklama
298 İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-3) (GSYF ve GSYO’lardan) İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-3) (GSYO’ların hisse senetlerinden elde ettikleri kar payları ve katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler ile bu fonların katılma paylarının değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları)
300 İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-5) (GSYF, GYO’lar ve diğer yatırım fonlarına katılma paylarının değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları) İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-5) (Diğer yatırım fonlarına katılma paylarının değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları)
385 (YENİ) Yurtdışı İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-b) (Ödenmiş sermayenin en az %50’sine sahip olunmak suretiyle iştirak edilen yurt dışı kurumlardan elde edilen ve yarısı istisna kapsamında olan kazançlar)
386 (YENİ) ÇVÖA kapsamında istisna olarak beyan edilen iştirak kazançları
  1. “Kazanç ve İlaveler” kulakçığının “Kazancın Bulunması Halinde İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümüne aşağıdaki istisna/indirim kodları eklenmiştir.
İstisna/İndirim Kodu Açıklama
460 Sponsorluk Harcamaları (K.V.K. Mad. 10/1-b) (Profesyonel spor dalları)
461 Sponsorluk Harcamaları (K.V.K. Mad. 10/1-b) (Amatör spor dalları)
462 Türkiye Kızılay Derneğine Yapılan Nakdi Bağış ve Yardımlar (KVK Mad.10/1-f)
463 Türkiye Yeşilay Cemiyetine Yapılan Nakdi Bağış ve Yardımlar (KVK Mad.10/1-f)
464 Aile ve Gençlik Fonuna yapılan bağış ve yardımlar (7474 s. Kanun Mad. 6)
465 Afet Yeniden İmar Fonuna yapılan bağış ve yardımlar (7441 s. Kanun Mad. 7)
466 Uludağ Alan Başkanlığına yapılan bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamaları (7432 s. Kanun Mad.8)
467 İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumların elde ettikleri kazançlarda indirim (10/1-i)
  1. Vergi Bildirimi” kulakçığında bulunan

– 7440 sayılı Kanunun Geçici 1 inci Maddesi Kapsamında Kurumlar Vergisine Yönelik Artırılan Matrah

– Toplam Kurumlar Vergisi Matrahı

– Ödenmesi Gereken Ek Vergi

kaldırılmıştır.

  1. Ek Vergi Bildirimi” kulakçığı kaldırılmıştır.
  2. Enflasyon düzeltmesine tabi tutulacak mali tablolar ve yapılacak düzeltme işlemlerinin usul ve esasları 30/12/2023 tarihli ve ikinci mükerrer 32415 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile belirlenmiştir. 20.02.2024 tarihinde ise 165 No.lu Sirküler ile uygulamaya yönelik açıklamalar yapılmıştır. Buna istinaden:
  3. “Ekler” kulakçığında yer alan “Ayrıntılı Bilanço ve Ayrıntılı Gelir Tablosu”, “Tek Düzen Hesap Planı” bölümündeki “Aktif” ve “Pasif” tablolarına, “Enflasyon Düzeltmesi Sonrası Cari Dönem” sütunu eklenmiştir.
  4. “Ekler” kulakçığına “Farklı Muhasebe Tekniği Kullanan Kurumlarda Enflasyon Düzeltmesi” tablosu eklenmiştir.
  5. “Ekler” kulakçığında yer alan “Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Elde Edilen Kazançlar” tablosunda aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
İstisna/İndirim Kodu Kodu Açıklama Açıklama
88 Çankırı Teknoloji Geliştirme Bölgesi
89 Giresun Teknoloji Geliştirme Bölgesi
90 İTÜ Teknopark Teknoloji Geliştirme Bölgesi
91 Kadir Has Üniversitesi Silivri Teknoloji Geliştirme Bölgesi

“55” kodlu Muallimköy Teknoloji Geliştirme Bölgesi”, “Bilişim Vadisi Teknoloji Geliştirme Bölgesi” olarak güncellenmiştir.

  1. “Ekler” kulakçığında yer alan “Teknogirişim Sermaye Desteği” tablosunda bulunan “Teknoloji Bölgeleri” sütunu kaldırılmıştır.
  2. “Ekler” kulakçığına “KVK 5/1-a Maddesine Göre Yurtiçi İştirak Kazancı İstisnasına İlişkin Bilgiler” tablosu eklenmiştir. “Kazanç ve İlaveler” kulakçığının “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde yeralan 297, 298, 299, 300, 306 ve 307 no.lu satırlara bilgi girişi yapılması durumunda bu tablonun doldurulması gerekmektedir.
  3. “Ekler” kulakçığına “KVK 5/1-b Maddesine Göre Yurt Dışı İştirak Kazancı İstisnasına İlişkin Bilgiler” tablosu eklenmiştir. “Kazanç veİlaveler” kulakçığının “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde yer alan “317 kodlu Yurtdışı İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-b)” satırına bilgi girişi yapan mükelleflerin bu tabloya doldurmaları gerekmektedir.
  4. “Ekler” kulakçığına “KVK 5/1-c Maddesine Göre Yurt Dışı İştirak Satış Kazancı İstisnasına İlişkin Bilgiler” tablosu eklenmiştir. “Kazanç ve İlaveler” kulakçığının “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde yer alan “318 kodlu Tam Mükellef Anonim Şirketlerin Yurtdışı İştirak Hisseleri Satış Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-c)” satırına bilgi girişi yapan mükelleflerin bu tabloya doldurmaları gerekmektedir.
  5. “Ekler” kulakçığına “KVK 5/1-g maddesine Göre Şube Kazancı İstisnasına İlişkin Bilgiler” tablosu eklemiştir. “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde yer alan “322 kodlu Yurtdışı Şube Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-g)” satırına bilgi girişi yapan mükelleflerin bu tabloya doldurmaları gerekmektedir.
  6. “Kazanç ve İlaveler” kulakçığının “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde yer alan318 kodlu Tam Mükellef Anonim Şirketlerin Yurtdışı İştirak Hisseleri Satış Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-c), 319 kodlu Emisyon Primi Kazancı (K.V.K. Mad. 5/1-ç), 311 kodlu Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Elde Edilen Kazançlar (Yönetici Şirketler) istisnalarındananonim şirketler dışındaki mükelleflerin yararlanması engellenmiştir.
  7. B) 2024/1 VERGİLENDİRME DÖNEMİNE İLİŞKİN KURUM GEÇİCİ VERGİ BEYANNAMESİ DEĞİŞİKLİKLERİ

2024/1 Kurum Geçici Vergi Beyannamesinde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.

  1. “Kazanç ve İlaveler” kulakçığının “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
İstisna/İndirim Kodu Eski Açıklama Yeni Açıklama
298 İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-3) (GSYF ve GSYO’lardan) İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-3) (GSYO’ların hisse senetlerinden elde ettikleri kar payları ve katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler ile bu fonların katılma paylarının değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları)
300 İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-5) (GSYF, GYO’lar ve diğer yatırım fonlarına katılma paylarının değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları) İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-5) (Diğer yatırım fonlarına katılma paylarının değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları)
388 (YENİ) Yurtdışı İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-b) (Ödenmiş sermayenin en az %50’sine sahip olunmak suretiyle iştirak edilen yurt dışı kurumlardan elde edilen ve %50’si istisna kapsamında olan kazançlar)

Diğer taraftan

– “361 kodlu Yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı (7143 sayılı Kanun 10/13 md.)”

– “362 kodlu Yurt dışı iştirak kazançları (7143 sayılı Kanun 10/13 md.)”

– “363 kodlu Yurt dışı şube kazançları (7143 sayılı Kanun 10/13 md.)”

– “364 kodlu Yurt dışı tasfiye kazançları (7143 sayılı Kanun 10/13 md.)”

satırları kaldırılmıştır.

  1. “Kazanç ve İlaveler” kulakçığının “Kazancın Bulunması Halinde İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümüne aşağıdaki istisna/indirim kodları eklenmiştir.
İstisna/İndirim Kodu Açıklama
460 Aile ve Gençlik Fonuna yapılan bağış ve yardımlar (7474 s. Kanun Mad. 6)
461 Afet Yeniden İmar Fonuna yapılan bağış ve yardımlar (7441 s. Kanun Mad. 7)
462 Uludağ Alan Başkanlığına yapılan bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamaları (7432 s. Kanun Mad. 8)

Diğer taraftan, “111 kodlu VUK 325/A’ya Göre Girişim Sermayesi Fonu Olarak Ayrılan Tutarlar(KVK Mad. 10/1-g)” satırı kaldırılmıştır.

  1. “Ekler” kulakçığında yer alan “Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Elde Edilen Kazançlar” tablosunda aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
İstisna/İndirim Kodu Kodu Açıklama Açıklama
191 Çankırı Teknoloji Geliştirme Bölgesi
192 Giresun Teknoloji Geliştirme Bölgesi
193 İTÜ Teknopark Teknoloji Geliştirme Bölgesi
194 Kadir Has Üniversitesi Silivri Teknoloji Geliştirme Bölgesi
  1. “Ekler” kulakçığındaki “Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler” tablosunda bulunan

– “6736 s.K. kapsamında oluşan KKEG”

– “7143 s.K. kapsamında oluşan KKEG”

satırları kaldırılmıştır.

  1. 2024 yılı vergilendirme döneminden itibaren geçici vergi beyanlarındaTek Düzen Hesap Planı kullanan mükelleflerin cari döneme ilişkin bilanço bilgilerini beyan etmelerigerekmektedir. Buna istinaden “Ekler” kulakçığına “ Bilanço ” başlığı altına “Aktif” ve “Pasif” tabloları eklenmiştir.

https://www.verginet.net/dtt/11/Vergi-Sirkuleri-2024-39.aspx

 

Seçim sonrası yoğun bir Nisan ayı bizi bekliyor

Uncategorized

Seçim sonrası yoğun bir Nisan ayı bizi bekliyor, bayram öncesi iyi çalışıp bayramda bayram yapabilmek en güzeli olur.
Vergide enflasyon çalışmaları devam ediyor. Gelir vergisi beyannamesinin uzaması, kurumlar vergisi beyannamesi ve enflasyon muhasebesi için beklentilere yol açtı. Ancak, son güne bırakmamak önemli çünkü teknik konular var. Ayrıca, vergi yargısı alanında Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın aldığı kararlar da önemli başlıklar altında bulunmaktadır.
Bu bültenimizde ayrıca aşağıdaki konulardan bahsettik:
-GİB Kurumlar Vergisi için Beyan Rehberini yayımladı,
-SPK halka açılacak şirketlere ilişkin limitlere Ar-Ge ve Teknoloji ayarı yapmıştır,
-TCMB, faizleri 5 puan daha artırdı,
-Batı Anadolu Serbest Bölgesi açılmıştır,
-EPDK, elektronik teminat sistemine ilişkin takvimi belirledi,
-Ticaret Bakanlığı enflasyon düzeltmesinin bilançolara etkisi ve dikkate alınacak finansal tablolar hakkında bir Tebliğ Taslağı hazırlamıştır,
-TCMB, 1 Nisan 2024’te iskonto ve avans faiz oranını artırmıştır,
-Devlet yeşil çimento uygulamasına geçiyor,
-Kripto Varlıklar Hakkında KGK düzenleme taslağı yayımlandı.

https://www.linkedin.com/posts/saban-kucuk-6802b911_nisan-2024-mali-geli%C5%9Fmeler-activity-7180813411117645824-zhEf/?utm_source=share&utm_medium=member_android

Scroll to Top
Burcu YILDIZ İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir– 0531 020 5320 İZMİR Mali Müşavir Bürosu Konak / İZMİR Listesi – Mali Müşavir İzmir – Şirket Kuruluş İşlemleri
MENÜ