Mayıs 2024

FİNANSMAN GİDER KISITLAMASINDA DANIŞTAY’DAN 3 RET KARARI

Uncategorized

FİNANSMAN GİDER KISITLAMASINDA DANIŞTAY’DAN 3. RET KARARI

Finansman gider kısıtlaması şirketlerin öz kaynak kullanımını teşvik etmek için getirilmiş bir nev’i cezadır. Şirketlerin kullandıkları yabancı kaynaklar öz kaynaklarını aşıyorsa, kullandıkları yabancı kaynakların öz kaynağı aşan kısmına ilişkin faiz, kur farkı vb giderlerin %10 ‘u gider olarak kabul edilmemekte, dolayısıyla üzerinden vergi alınması anlamına gelmektedir.

Finansman gider kısıtlaması üç açıdan yargıya taşınmıştı.

1. Kısıtlamanın Cumhurbaşkanlığı kararı öncesindeki borçlanmalara da uygulanıp uygulanmayacağı hususu,

2. İşletmede kullanılan yabancı kaynak tanımının finansman gideri taşımayan unsurları da içerip içermediği(veya öz kaynak mukayesesi için ayrı, kısıtlamaya tabi tutulacak olan giderler için ayrı “işletmede kullanılan yabancı kaynak tanımı” mı olduğu),

3. Aynı zamanda finansman geliri de varsa netleştirme yapılıp yapılmayacağı hususu.Danıştay 3.Dairesi ihtirazi kayıtla açılan ilk mahkeme olarak baktığı davalarda üç konuda da tebliğ iptali taleplerini oy çokluğu ile reddetti. Kararların kendi içinde çelişkiler taşıdığını ve konunun tartışılmasında esaslı unsurlarda eksiklik olduğunu, Danıştayın geçmişte verdiği kararlardaki yaklaşımlarına ters düşüldüğünü, düşünüyoruz.

1. Yabancı kaynak tanımı konusunda

Tebliğdeki yapılan yabancı kaynak tanımının Maliye Bakanlığına verilen usul ve esasları belirleme yetkisi sınırları içinde yapılmış bir tanım olduğuna, bu nedenle de yetki aşımından veya fonksiyon gaspından söz edilemeyeceğinden hareketle ilk talebi reddedildi.Finansman gideri yaratmayan kalemlerin, örneğin bankada karşılığı olan, henüz vadesi gelmemiş vergi borcunun veya kayıtlara alınmış ancak henüz vadesi gelmemiş ( belki bir ay gibi piyasada vadesiz sayılacak, içinde hiç bir vade farkı unsuru taşımayan) hiç bir finansman gideri yaratmamış ticari borcun öz kaynak mukayesesinde dikkate alınması, yasanın hem amacına hem de lafzına açık aykırılık teşkil etmektedir. Yasada iki ayrı yabancı kaynaktan(biri öz kaynak mukayesesi diğeri de finansman gider kısıtlaması için)söz edilmemektedir. Tebliğ açıklamaları ve verilen örneklerde öz kaynak mukayesesi yapılırken finansman gideri yaratsın yaratmasın tüm yabancı kaynaklar dikkate alınmaktadır. Finansman gider kısıtlamasına tabi tutulacak yabancı kaynak tutarı belirlenirken ise sadece finansman gideri yaratan yabancı kaynaklar dikkate alınmaktadır. Dolayısıyla tebliğ iki ayrı yabancı kaynak tanımına yol açmış ve hayati değerlendirme hatası oluşmuştur. Öz kaynak mukayesesi yapılırken de aynı tanım dikkate alınsa belki öz kaynak aşılmayacak veya aşılan kısım daha küçük olacakken bu hatalı uygulama nedeniyle fazladan vergi ödenir hale gelinmektedir.

2. Geçmişe etkili uygulanmasının yasaya aykırılığına ilişkin değerlendirme

Finansman gider kısıtlamasını düzenleyen yasa maddeleri 31.5.2012 tarihinde kabul edilmiş, 15.6.2012 tarihli Resmî Gazetede yayınlanmış,1.1.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ancak,3.2.2021 tarihli,4.2.2021 tarihinde Resmî Gazetede yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararına kadar, uygulanabilmesi için Cumhurbaşkanlığınca bir oran belirlenmesi gerektiğinden ve bu belirleme ilk defa 3.2.2021 tarihinde yapıldığından, uygulanamamıştır. 25.5.2021 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan tebliğde, kısıtlamanın 1.1.2013 tarihinden itibaren alınan krediler için kullanılabileceği açıklaması yapılmıştır ki bu yaklaşım yapılan düzenlemenin geriye dönük uygulanması iddiasını beraberinde getirmiştir. Ancak, Danıştay 3.Dairesi önüne gelen davada geriye yürümenin olmadığına hükmetmiştir. Oysa, Danıştay, bir önceki finansman gider kısıtlaması düzenlemesinde, düzenlemenin yürürlüğe girdikten sonra alınan kredilere uygulanabileceği yaklaşımıyla tebliği iptal etmişti.Danıştay kararının bu zamana kadar ki yaklaşımlarına uygun olmadığını düşünüyoruz.

3. Netleştirilemeden dikkate alınması

Sadece finansman giderlerinin dikkate alınması, gelirlerinin dikkate alınmaması da bir başka dava konusunu oluşturuyordu. Bu konuda da Danıştay iptal taleplerini kabul etmedi.

Temyizde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca bakılacak

Tebliğin iptaline ilişkin bu kararlar ilk merci kararı olduğundan temyizi kabil olup, temyiz yeri Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu olacaktır. Kurulda verilecek kararda tüm bu hususların da ele alınmasını temenni ediyoruz. Öte yandan, aynı konular Danıştay 3.Dairesinin önüne temyiz mercii olarak da gelmiştir. Daire önüne gelen konularda görüşü doğrultusunda karar vermeye devam edebilecektir.

Zeki GÜNDÜZ
VERGİ POLEMİKLERİ

SEÇİLMİŞ YENİ ÖZELGELER

Uncategorized

SEÇİLMİŞ YENİ ÖZELGELER

Gelir İdaresi özelgeleri, vergi cezası ve gecikme faizine karşı koruma sağlıyor. Aynı nitelikli özelgeler sadece özelgenin verildiği değil bütün mükellefler için aynı sonuçları doğuruyor. Bu nedenle özelgeler oldukça önemli ve izlenmesi gereken kaynaklar.

Gelir İdaresi’nce verilen özelgelerden seçilmiş bazılarının özetine, yorum yapmadan zaman zaman bu köşede yer vermeye çalışıyorum.

İşte son zamanlarda verilen özelgelerden seçtiğim bazılarının özeti. Özelgelerin tam metinlerine Gelir İdaresi’nin internet sitesinden ulaşmak mümkün.

(29.03.2024 tarih ve 438074 sayılı özelge)

Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilebilmesi için yapılan genel giderlerin matrahtan indirilebilmesi için giderle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında illiyet bağının bulunması, giderin keyfi olmaması, yani kazancın elde edilmesi için mecburi olarak yapılması, yapılan gider karşılığında gayri maddi bir kıymet iktisap edilmemiş olması gerekir. Ayrıca, bu giderlerin tevsik edici belgelere dayanması (fatura, fatura yerine geçen vesikalar gibi) ve yasal kayıtlarda izlenmesi gerekmektedir.

Buna göre, satıcı firmanın mailinin şüpheli şahıslarca (hacker) ele geçirilmesinden dolayı sahte banka hesabına yapılan ödemelerin, gelir ve kurumlar vergisi kanunlarında indirilebilecek giderler arasında sayılmadığından, kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün değildir.

– İLAVE TASARIM İNDİRİMİ GEÇİCİ VERGİ DÖNEMLERİNDE KULLANILABİLİR Mİ?

(12.03.2024 tarih ve 152373 sayılı özelge)

6652 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nda belirtilen göstergelerden herhangi birinde bir önceki yıla göre en az yüzde yirmi artış sağlayan tasarım merkezlerinde, ilgili yılda gerçekleştirilen tasarım harcamalarının toplam tutarının, bir önceki yıl gerçekleştirilen tasarım harcamalarının toplam tutarı ile kıyaslanması sonucu ortaya çıkan artışın yarısının ilave tasarım indirimi olarak dikkate alınması mümkündür.

Diğer taraftan, ilave tasarım indirimiyle ilgili söz konusu kararda belirtilen göstergeler yıllık olarak dikkate alınıp, tasarım merkezleri birlikte hesaplamaya dahil edilecek olup, ilave tasarım indiriminin geçici vergi dönemleri itibariyle uygulanması mümkün değildir.

— SERBEST BÖLGEYE VERİLEN YAZILIM HİZMETİNDEN ELDE EDİLEN KAZANÇ İÇİN GELİR VERGİSİ KANUNU’NUN 89. MADDESİ KAPSAMINDA İNDİRİM YAPILABİLİR Mİ?

(03.01.2024 tarih ve 3211 sayılı özelge)

Bilgisayar programlama faaliyeti kapsamında, serbest bölgeye verilen yazılım veya yazılım güncellemesi hizmeti nedeniyle elde edilen kazancın genel hükümlere göre vergilendirilmesi gerekir. Gelir Vergisi Kanunu uygulaması bakımından hizmetin Türkiye’de yerleşmiş olmayanlarla, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlara verilmesi ve hizmetten münhasıran yurtdışında yararlanılması şartlarının sağlanmaması nedeniyle, söz konusu kazancın %50’sinin anılan adı geçen kanunun 89. maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendi kapsamında beyanname üzerinden indirim konusu yapılması mümkün değildir.

– MÜKELLEFİYET TESİSİ ÖNCESİNDE YAPILAN FAALİYETE İLİŞKİN EĞİTİM GİDERLERİ, SERBEST MESLEK KAZANCININ TESPİTİNDE DİKKATE ALINABİLİR Mİ?

(05.03.2024 tarih ve 134083 sayılı özelge)

Aynı takvim yılı içerisinde mükellefiyet tesis ettirilmeden önce alınan hukuk uyuşmazlıkları ve arabuluculuk eğitimine ait giderlerin, işe başlanılmasını müteakip Vergi Usul Kanunu’nda yer alan süreler içerisinde yasal defterlere kaydedilmesi halinde, söz konusu eğitime ait giderlerin serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkündür.

Öte yandan, söz konusu giderlere ilişkin belgelerde yer alan katma değer vergisi tutarları, genel esaslar çerçevesinde hesaplanan katma değer vergisi tutarından indirim konusu yapılabilir.

– NOTERLİKTE YAPILAN TAHSİLATLARA İLİŞKİN KREDİ KARTI KOMİSYON ÖDEMELERİ GİDER YAZILABİLİR Mİ?

(19.03.2024 tarih ve 77291 sayılı özelge)

Noterlikçe POS cihazı ile yapılan tahsilatlara ilişkin olarak bankalar tarafından kesilen komisyon ödemelerinin; mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderler kapsamında değerlendirilmesi ve mesleki kazancın tespitinde gider olarak indirilmesi mümkündür.

ÇOCUĞUN TİYATRO EĞİTİMİ İÇİN YAPILAN HARCAMA EĞİTİM GİDERİ KAPSAMINDA BEYAN EDİLEN GELİRDEN İNDİRİLEBİLİR Mİ?

(04.03.2024 tarih ve 134718 sayılı özelge)

18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış olan çocukların eğitimleri için, Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında Millî Eğitim Bakanlığı’nın izin ve denetimine tabi olarak eğitim ve öğretim kurumu kapsamında faaliyet gösteren eğitim kursuna ödenen ücretlerin, beyan edilen gelirin %10’unu aşmaması kaydıyla eğitim harcaması olarak yıllık gelir vergisi beyannamesinde indirim konusu yapılabilmesi mümkündür.

Buna göre, çocuğun tiyatro eğitimi hizmeti almış olduğu Şirketin, Özel Öğretim Kurumları Kanunu uyarınca Millî Eğitim Bakanlığı’nın izin ve denetimine tabi olarak faaliyet gösteren eğitim ve öğretim kurumu kapsamındaki bir kurs olması halinde, söz konusu kursa çocuğun tiyatro eğitimi için ödenen tutarların, beyan edilecek gelirin %10’unu aşmaması kaydıyla eğitim harcaması kapsamında yıllık gelir vergisi beyannamesinde indirim konusu yapılabilir.

– İŞTİRAK AMACIYLA ELDE TUTULAN AYNI KURUMA AİT İŞTİRAK HİSSELERİNİN BİR KISMININ SATILMASI DURUMUNDA 2 YILLIK SÜRE NASIL TESPİT EDİLİR?

(02.02.2024 tarih ve 2798 sayılı özelge)

Aynı kuruma ait değişik tarihlerde iktisap edilen iştirak hisselerinin bir kısmının satılması durumunda, elden çıkarılan hisse senetlerinin maliyet bedelinin ilk giren ilk çıkar (FİFO) yöntemine göre belirlenmesi gerekir.

– İNTİFA SENEDİ ALIMI İÇİN ÖDENEN BEDEL KURUM KAZANCININ TESPİTİNDE İNDİRİM KONUSU YAPILABİLİR Mİ? 

(16.02.2024 tarih ve 4021 sayılı özelge)

Birleşme hallerinde devralan şirketin, intifa senetlerini birleşme sözleşmesinin yapıldığı tarihteki gerçek değeriyle satın alması durumunda, söz konusu intifa senetlerinin kaynağa dönüşü söz konusu olup, herhangi bir sermaye payını temsil etmeyen ve sahiplerine kardan pay alma dışında pay sahipliği hakkı tanımayan intifa senetlerinin, birleşme durumunda ihraç eden şirkete iade edilerek imha veya itfasından doğan gelirlerin kar payı olarak değerlendirilmesi, gelir vergisi tevkifatı yapılması ve gerçek kişilerce elde edilen söz konusu kâr paylarının vergilendirilmesi gerekmektedir.

Buna göre, Türk Ticaret Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19 ve 20. maddelerinde belirtilen şartlar dahilinde devrolan şirketin intifa senedi sahiplerine Türk Ticaret Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca intifa senetlerinin satın alınması nedeniyle yapılan kâr payı niteliğindeki ödemelerin, Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesi veya Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması mümkün değildir.

Recep BIYIK
VERGİ PORTALI

İHRACAT REESKONT KREDİSİNDE BİR DURUM

Uncategorized


İhracat Reeskont Kredisinde Bir Durum

Bugünlerde gündemde bir konu var; bankalar mütemadiyen firmalardan bilgiler ve açıklamalar istiyor. Bunca sıkıntılar arasında şirketler de gelen bu soruların cevabını oluşturmak için geçmiş tarihli işlemlerini araştırıyor. Nedir bu durum izah edelim;

Bildiğiniz gibi, döviz kazandırıcı mal ve hizmet ihracatında bulunan firmalar için uygun maliyetli finansman sağlamak amacıyla Eximbank, TCMB ile iş birliği içerisinde ve belli limitler dahilinde kredi kullandırmaktadır.

İhracatçı firmalara tanınan bu imkan piyasa şartlarına göre avantajlı maliyetlerle ihracat finansmanı sağlamasını amaçlamıştır.

Cari açığımızın kapatılması, üretim ve istidamın artıp döviz kazandırıcı faaliyetlere çok önemli bir katkı sağlayan bu kredi için bankanın şart koştuğu belli kriterlerde mevcuttur.

Banka, firmalara sağladığı bu imkân ile firmaların ihracatlarının finansmanında kullanmayı amaçlamaktadır. Hatta bu kredilerin yalnızca nerelerde kullanılacağını da tek tek sıralamıştır;

  • Çalışanların ücret ödemelerinde,
  • Hammadde ve mal tedarikçilerine olan borçlar, nakliyat, sigorta ve navlun gibi ihracata ilişiklin hizmet alımları yatırım mal ve makine alımları kapsamında yapılacak ödemeler,
  • İthalat ödemelerine ilişkin transferler,
  • Elektrik, su ve doğalgaz faturası ödemeleri,
  • Vergi ödemeleri ve SGK prim ödemeleri,

için kullanacağını aksi taktirde kredinin erken çağırma ve geçici süreli kredi kullandırmama durumu ile karşı karşıya kalabileceği hususu firmaların verdiği taahhütlerde kendilerine bildirilmektedir.

Bankanın, sağladığı bu kaynağın bu belirlenen yerlerde kullanılmaması halinde cezai müeyyidenin uygulanacağını da belirtmektedir.

Diğer yandan gerekli şartlardan birisi de toplamda en az kredi tutarına karşılık gelen tutarda ihracat bedeli döviz satışının da yapılmasıdır. Burada bozdurulması zorunlu kısım ise %40’tır.

Uygulamada, kullanılan kredi ilgili muhatap bankaya aktarılmakta, bu kredinin kullanıldığı yerlere ilişkin dekontlar ve faturalar ilgili bankaya sunulmaktadır.

Taahhüdün yerine getirildiğinin tespiti de meslek mensubu arkadaşlar tarafından yapılan çalışmalar ile düzenlenen raporlar ile yapılıp bankaya ibraz edilmektedir.

Yani bir firma reeskont kredi kullandı, onu taahhütnamede belirtilen yerlere ve belirtilen şekilde kullandı ve bunların belgelerini ibraz etti, kullanım nedeni olan ihracatı gerçekleştirdi ve ilgili dövizleri getirip en az %40’nı da Merkez Bankasında bozdurdu. Çember kapandı ve amaç hasıl oldu.

Diyelim ki bu işlemlerin tamamlanmasından 3 ay sonra şirketin bir şekilde 1-10-100 veya daha fazla dolara ihtiyacı oldu veya ihtiyacı olmadığı halde dahi dolarları o günkü bankasından bulunan TL’si ile satın aldı.

Hatta bu alımların belli bir bölümü ihracat bedeli olarak gelen euroları bozdurup bir kısmını hesapta mevcut TL ile aldı. Ve hatta o tarihlerde çok fazla miktarda euro bozdurup daha az miktarda dolar aldı. Bunu yapabilir mi, bu işlem için herhangi bir sorun var mıdır?

Hepinizin “Ne alakası var şirketlerin genel olarak döviz alışı yasaklandı mı ki?” dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Ama gelin görün ki taahhütnamede yer alan bir cümle kafa karışıklığına neden olmaktadır.

O da nedir; “Finansman vadesi boyunca ithalat ödemeleri için yapılacak döviz alımları haricinde döviz satın alınmayacaktır.”

Her ne kadar alınan kredinin tamamı ile ihracat finanse edilmiş, ihracat gerçekleştirilmiş, döviz getirilmiş ve mevzuata uygun şekilde bozdurulmuş olsa da kredi henüz kapatılmadığı için sanki 1 USD dahi alamazsınız gibi bir sonuca ulaşılmaktadır ki bu elbette ciddi bir kısıtlama anlamı taşır. Şirketlerin döviz alma yasağı gibi bir anlam taşır.

İşin ruhuna göre kredinin kullanım amacı hasıl olmuş, kredi amacına ulaşmıştır. Bu ibare olsa olsa “Ey firma ben senin ihracatını piyasa şartlarına göre uygun oranlarda finanse ediyorum ama sen verdiğim TL ile döviz alma” demek için kullanılmış bir ibareden öte değildir.

Aksi taktirde söylediğimiz gibi reeskont kredisi ile finansman sağlayan bir firmanın hiçbir şekilde 1 USD bile döviz alması, döviz yasağı anlamına gelir ki 32 sayılı kararın mantığına ve ruhuna aykırı olduğu gibi tüm dünya ile entegre olmuş ekonomimizi ticari hayatı ile de uyuşmayacaktır.

İlgili birimlerimizin konuya açıklık getirmesi ve konunun netleşmesi kurlar ve döviz üzerinde belirsiz etkilere sebep olan bu ve benzeri düzenleme ve kısıtlamaların da bir an önce kaldırılmasının gündeme alınması gerektiğini belirtmek isteriz.

09.05.2024

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Dr.Hayrullah Doğan
Yeminli Mali Müşavir
E. Hesap Uzmanı
DT Denetim Turkey
hdogan@denetimturkey.com

KASA HESABININ DÖNEM İÇİNDE EKSİ BAKİYEYE DÜŞMESİ

Uncategorized

Kasa Hesabının Dönem İçinde Eksi Bakiyeye Düşmesi

Değerli okurlar, bilindiği üzere, firmaların kasa hesabının alacak bakiyesi vermesi,  muhasebesel işleyişin aksadığına yönelik karine teşkil etmektedir. Esasında kasanın alacak bakiyesi vermesi demek kasada olmayan bir paranın muhasebe kayıtlarına işlenmesi demektir.

Diğer taraftan, kasa hesabı alacak bakiyesi veriyor ise bu durum, işletme kayıtlarının, noksan, karışık veya usulsüz olduğunun bir karinesi olarak kabul edilecektir. Bu ise, şirket aleyhine re’sen tarhiyat nedeni sayılacak ve işletmenin dönem ticari kazanıcının takdir komisyonlarınca veya yapılacak vergi incelemesi sonucuna göre yeniden belirlenmesini gerektirecektir.

Kısacası kasa hesabının ALACAK bakiyesi vermesinin hiç de masum bir yaptırımı yoktur. Öyle ki; Danıştay 4. Dairesinin, 15.04.1987 Tarihli, 1986/1546 Esas No, 1987/1382 Karar No’lu bir başka kararında, “Kasa giriş ve çıkışlarının sıhhatli olmadığının tesbit edilmesi halinde olayda re’sen takdir sebebinin varlığının kabul edilmesi gerekir.” şeklinde bir yoruma gidilerek, söz konusu durumun re’sen takdir nedeni olduğu ifade edilmiştir.

Uygulama: ABC A.Ş.’nin kasadan yapması gereken 7.000 TL tahsilatı ortak doğrudan kendisi yapmıştır. Aynı gün Betül Ltd. Şti’ye 5.000 TL ödemede bulunmuştur.

——————————————————/——————————————-

320 SATICILAR   5.000
100 KASA  5.000

————————————————————————————————–

Yukarıda firma 5.000 TL borcunu ödediği anda kasada 2.000 TL para olduğu varsayılmıştır. Ancak, ortak bu parayı kendisine kullandığı için kasa bakiyesi eksi vermiştir.

Zira, ortak kasadan para çekmemiş olsaydı 7.000 TL tahsilat doğrudan kasaya girmiş olacaktı. Şöyle ki;

——————————————————-/———————————–

100 KASA  7.000
120 ALICILAR  7.000

——————————————————————————————-

Şimdi, şirket kasasına giren para ile borcu olan 5.000 TL’yi ödemiştir.

————————————————-/——————————————

320 SATICILAR   5.000
100 KASA  5.000

——————————————————————————————

Görüldüğü üzere şirket kasasına giren parayı ortak çekmemiş ve böylece de kasanın bakiyesi eksiye düşmemiştir.

Şunu da belirtmek isteriz ki, firmaların Kasa hesabının sıfır olması, kasada para olmadığını gösterir. Bu durum ticari teamüllere ve hayatın doğal akışına aykırıdır. Firmaların bu hususa dikkat etmeleri gerekmektedir.

10.05.2024

Kaynak: www.MuhasebeTR.com

Dr. Koray Ateş
korayates@muhasebetr.com

TELİF KAZANÇLARINDA İSTİSNA VE SINIRI-GVK’NIN 18’İNCİ MADDESİ

Uncategorized

Telif kazançlarında istisna ve sınırı-GVK’nın 18’inci maddesi

Eser ve buluş sahiplerinin teşviki amacıyla vergi kanunlarımızda çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Gelir Vergisi Kanunumuzun 18’inci maddesinde yer alan istisna (Serbest meslek kazançlarında istisna) düzenlemesi bu kapsamdaki önemli düzenlemelerden biridirFikri ve sınai mülkiyet sahiplerinin elde ettikleri kazançlara GVK’nın 18’inci maddesi ile tanınan vergi istisnası üzerinde duracağız

Toplumların kültürel gelişmesinde ve ekonomik kalkınmasında yeni buluşlar ve yaratılan eserler önemli rollere sahiptir. Bu buluş ve eserlerin yaratıcılarıdır toplumun gelişimine katkıda bulunan. Bu nedenle buluş ve eser sahiplerine katkılarını dikkate alarak ayrıcalıklı haklar tanınması gerektiği görüşü ortaya çıkmıştır.

Bireysel çabaları ve toplumsal ilerlemeyi teşvik etmek üzere, eser ve buluş sahiplerinin kendi ürünleri üzerindeki haklarını gerek ulusal düzeyde gerekse uluslararası düzeyde korumak üzere yasal düzenlemelere gidilmiştir. Uluslararası anlaşmalar yapılmıştır.

Fikir ve sanat eseri meydana getirmek genel olarak yaratıcılığın bir sonucudur. Bu yaratıcılık ise yalnızca insanda mevcuttur. Bunlar yaratıldığı andan itibaren insanlığın ortak kültür hazinesinin bir parçası haline gelir. Eserlerin ve buluşların çoğaltılması, uygulamaya konması ve korunması hukuki düzenleme yapılması ile mümkün olur. Bu çerçevede ülkemizde fikri mülkiyet alanında 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Sınai mülkiyet hakları alanında 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hukuki çerçeveyi oluşturmaktadır.

Eser ve buluş sahiplerinin teşviki amacıyla vergi kanunlarımızda çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Gelir Vergisi Kanunumuzun 18’inci maddesinde yer alan istisna (Serbest meslek kazançlarında istisna) düzenlemesi bu kapsamdaki önemli düzenlemelerden biridir. Bu gün yazımızda fikri ve sınai mülkiyet sahiplerinin elde ettikleri kazançlara GVK’nın 18’inci maddesi ile tanınan vergi istisnası üzerinde duracağız.

Serbest meslek kazancı Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) 65’inci maddesinde, “her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazanç serbest meslek kazancıdır denildikten sonra, serbest meslek faaliyeti; sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlanmıştır.

GVK 18’inci madde hükmü

Maddeye göre; Müellif, mütercim, heykeltıraş, hattat, bestekâr, bilgisayar programcısı ve mucitlerin ve bunların kanuni mirasçılarının şiir, hikaye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerini gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlamak veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarını satmak veya bunlar üzerindeki mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle elde ettikleri hasılat gelir vergisinden müstesnadır.

Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler istisnaya dahildir.

Yukarıda yazılı kazançların arızi olarak elde edilmesi istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmez.

Serbest meslek kazançları istisnasının, bu kanunun (GVK) (vergi tevkifatı ile ilgili) 94’üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur. Bu madde kapsamındaki kazançları toplamı 103’üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2024 yılı için 3 milyon TL) aşanlar bu istisnadan faydalanamaz. Bu durumda olanların, 94’üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur.

Serbest meslek kazançlarında istisna ve uygulanması

Kanunun 18’inci maddesinde serbest meslek kazanç istisnasından yararlanan mükellefler ve istisna kapsamında olan eserler sayılmış olup, söz konusu maddede hangi hasılatın istisna kapsamında olduğu da ayrıca belirtilmiştir. Buna göre;

  1. a) Anılan istisnadan yararlanma hakkı; müellif, mütercim, heykeltıraş, hattat, ressam, bestekâr, bilgisayar programcısı, mucitler ve bunların kanuni mirasçılarına tanınmıştır.
  2. b) İstisna kapsamına; şiir, hikâye, roman, makale, bilimsel araştırma ve incelemeleri, bilgisayar yazılımı, röportaj, karikatür, fotoğraf, film, video band, radyo ve televizyon senaryo ve oyunu gibi eserler ile ihtira beratları girmektedir.
  3. c) İstisna uygulanacak hasılat, eserlerin; gazete, dergi, bilgisayar ve internet ortamı, radyo, televizyon ve videoda yayınlanması veya kitap, CD, disket, resim, heykel ve nota halindeki eserleri ile ihtira beratlarının satılması veya bunlar üzerindeki mevcut hakların devir ve temlik edilmesi veya kiralanması karşılığında elde edilen hasılattır. Eserlerin neşir, temsil, icra ve teşhir gibi suretlerle değerlendirilmesi karşılığında alınan bedel ve ücretler de istisna kapsamındaki hasılata dahildir.

2) 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine göre bazı eserlerde kayıt ve tescil zorunlu, bazı eserlerde ise ihtiyari tutulmuştur. 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinde yer alan serbest meslek kazanç istisnasından yararlanabilmek için maddede belirtilen eserlerden kayıt ve tescili zorunlu olanların kayıt ve tescil ettirilmesi şart olup, diğer eserlerde kayıt ve tescil şartı aranmayacaktır.

3) Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca kayıt ve tescil edilen eserlerin, aynı zamanda 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinde sayılan eserler veya bu eserlere benzerlik gösteren eserlerden olması şart olup, 5846 sayılı Kanun’a göre kayıt-tescil edilen tüm eserler istisna kapsamına girmemektedir.

İSTİSNA UYGULAMASI VE SINIRLAMA

-Beyan ve tevkif suretiyle ödenen vergilerin mahsubu 

Limiti aşmayan kazançlarda durum

1) 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi kapsamında elde edilen ve aynı kanunun 103üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2023 yılı için 1 milyon 900 bin TL, 2024 yılı için 3 milyon) aşmayan kazançlar gelir vergisinden istisna olup bu kazançlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecek, diğer gelirler dolayısıyla beyanname verilmesi halinde de bu kazançlar beyannameye dahil edilmeyecektir. Bu kazançlar üzerinden tevkif suretiyle ödenen vergiler nihai vergi olacaktır.

2) 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi kapsamında elde edilen kazançların devamlı veya arızi olarak elde edilmesi istisnanın uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.

– Limiti aşan kazançlarda durum-istisna yerine beyan ve beyanname üzerinde yapılabilecek indirimler

1) 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi kapsamında elde edilen ve aynı kanunun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2023 yılı için 1 milyon 900 bin TL, 2024 yılı için 3 milyon TL) aşan kazançlar için istisnadan yararlanılması mümkün bulunmamaktadır. Söz konusu tutarın aşılıp aşılmadığı ilgili takvim yılının sonu itibarıyla belirlenecek ve 18’inci madde kapsamında elde edilen kazançlar toplamının söz konusu tutarı aşması halinde, elde edilen kazançların tamamı yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir. İstisnadan faydalanılıp faydalanılamayacağı yılsonu itibarıyla belirleneceğinden, istisnadan faydalanamayan mükelleflerin geçici vergi beyannamesi verme yükümlülükleri olmayacaktır.

2) Yıllık beyanname verilmesi durumunda, 193 sayılı Kanun’un 68’inci maddesinde sayılan mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olarak yapılan giderler, yıllık beyanname üzerinde indirim konusu yapılacaktır. Söz konusu giderlerin indirim konusu yapılabilmesi için 4 / 1 / 1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen belgelerle tevsik edilmesi şarttır.

3) Yıllık beyanname verilmesi durumunda, 193 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesinde yer alan şahıs sigorta primleri, eğitim ve sağlık harcamaları, sponsorluk harcamaları ve engellilik indirimi ile anılan madde ve ilgili kanunlarında indirim konusu yapılabileceği düzenlenmiş bağış ve yardımlar gibi bazı harcamaların da beyan edilen gelirden indirim konusu yapılması mümkündür.

4) Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden 193 sayılı Kanun’un 94’üncü maddesine göre yıl içinde kesilen vergiler mahsup edilebilecektir.

Limitin aşılıp aşılmadığının tespitinde esas

193 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesindeki tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarın aşılıp aşılmadığı, takvim yılı sonu itibarıyla her bir yıl için ayrı ayrı değerlendirilecektir. İlgili takvim yılında istisnadan yararlanılamaması sonraki yıllarda istisnadan yararlanılmasına engel teşkil etmeyecektir.

Tevkifat uygulaması

 – 193 sayılı Kanun’un 94’üncü maddesinin birinci fıkrasında vergi tevkifatı yapmak zorunda olanlar ile tevkifata tabi ödemeler belirtilmiştir. Aynı fıkranın (2) numaralı bendinde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden; 12 /1 / 2009 tarihli ve 2009 / 14592 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, 18’inci madde kapsamına giren serbest meslek işleri dolayısıyla yapılan ödemelerden %17, diğerlerinden %20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacağı düzenlemesi yer almaktadır.

– 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi kapsamında elde edilen kazançların, aynı kanunun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşması nedeniyle istisnadan faydalanılamayacak olması, yıl içinde yapılacak olan tevkifat uygulamasını etkilemeyecek ve söz konusu kazançlar üzerinden aynı kanunun 94’üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinin (a) alt bendi uyarınca tevkifat yapılacaktır.

– Serbest meslek kazancının devamlı veya arızi nitelikte olmasının tevkifat uygulamasında herhangi bir önemi bulunmamaktadır.

– 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi kapsamında serbest meslek kazanç istisnasından yararlanan mükelleflerin tevkifat yapma yükümlülüğü bulunmamaktadır.

– 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinin son fıkrasına göre, madde kapsamındaki kazançları toplamı 103’üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanların bu istisnadan faydalanamayacakları hükme bağlanmış ve bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü olmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle, 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi kapsamında kazanç elde eden ve aynı kanunun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşması nedeniyle istisnadan yararlanamayacak olan mükelleflerin, kanunun 94’üncü maddesi kapsamında ücret, kira gibi yapacağı ödemeler üzerinden tevkifat yapma yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Defter tutma ve belge düzeni

1) 213 sayılı Kanun’un 172’nci maddesinde defter tutmaya mecbur olanlar sayılmış

olup aynı kanunun 210’uncu maddesinde ise serbest meslek erbabının serbest meslek kazanç

defteri tutacağı hüküm altına alınmıştır. Yine aynı kanunun 236’ncı maddesinde de serbest meslek erbabının tahsilatları için serbest meslek makbuzu düzenlemek mecburiyetinde olduğu belirtilmiştir.

2) 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinde belirtilen türden faaliyetlerde bulunan ve eserlerini kısmen veya tamamen aynı kanunun 94’üncü maddesinde belirtilenler dışındakilere teslim eden serbest meslek erbabının; defter tasdik ettirme (defter-beyan sistemine kaydolma) ve tutma ile belge düzenleme zorunlulukları bulunmaktadır.

(3) 213 sayılı Kanun’un mükerrer 257’nci maddesinin bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden, münhasıran 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinde belirtilen türden faaliyetlerde bulunan ve eserlerini sadece aynı kanunun 94’üncü maddesinde belirtilen kişi ve kurumlara teslim eden serbest meslek erbabından isteyenlerin; yıl içindeki kazançlarının toplamının 193 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesinin dördüncü gelir diliminde yer alan (2023 yılı için 1 milyon 900 bin TL, 2024 yılı için 3 milyon TL) tutarı aşıp aşmadığına bakılmaksızın, defter tasdik ettirme (defter-beyan sistemine kaydolma) ve belge düzenleme zorunluluklarının kaldırılması uygun görülmüştür.

4) 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinde belirtilen türden faaliyetlerinin yanı sıra başkaca faaliyetleri nedeniyle serbest meslek kazancı mükellefiyeti bulunanların, defter tasdik ettirme

(defter-beyan sistemine kaydolma) ve tutma ile belge düzenleme zorunlulukları bulunmaktadır. Başkaca faaliyetleri nedeniyle serbest meslek kazancı mükellefiyeti bulunan ve serbest meslek kazanç defteri tutan mükelleflerin 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi kapsamındaki kazançlarına ilişkin kayıtlarını da aynı defterde göstermesi mümkündür.

5) 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinde belirtilen türden faaliyetleri arızi olarak yapanların, defter tasdik ettirme (defter-beyan sistemine kaydolma) ve tutma ile belge düzenleme zorunlulukları bulunmamaktadır.

6) 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi kapsamında elde edilen kazançların, aynı kanunun 103’üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşması nedeniyle istisnadan faydalanılamayacak olması, defter tutma ve belge düzenleme yükümlülüğünde bir değişiklik yaratmayacaktır.

7) 193 sayılı Kanun’un 18’inci maddesi kapsamında faaliyette bulunan ve serbest meslek makbuzu düzenleme zorunluluğu bulunmayanlardan alınan eserlere ilişkin yapılan ödemelerin gider pusulası imzalatılmak suretiyle tevsik edilmesi mümkün bulunmaktadır.

(8) 193 sayılı Kanun’un 182inci maddesi kapsamında kazanç elde eden mükelleflerin, kendilerine düzenlenen gider pusulalarını ve bu faaliyetleri ile ilgili olarak satın aldıkları mal ve giderlerine ilişkin belgelerini, Vergi Usul Kanunu’nda öngörülen süre boyunca (5 yıl) saklamaları gerekmektedir.

Akif AKARCA / Dr.Mehmet ŞAFAK
VERGİNİN GÜNDEMİ

YABANCI SERMAYELİ ŞİRKET VE İRTİBAT BÜROLARININ BİLDİRİM MÜKELLEFİYETLERİ VE MAYIS AYI YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Uncategorized

YABANCI SERMAYELİ ŞİRKET VE İRTİBAT BÜROLARININ BİLDİRİM MÜKELLEFİYETLERİ VE MAYIS AYI YÜKÜMLÜLÜKLERİ

Numara : 48
Tarih : 3.5.2024

VERGİ SİRKÜLERİ 

NO: 2024/48

KONU: Yabancı Sermayeli Şirket ve İrtibat Bürolarının Bildirim Mükellefiyetleri ve Mayıs Ayı Yükümlülükleri

Bilindiği üzere, mükelleflerce Mayıs ayında yerine getirilmesi gereken bir takım yükümlülükler mevcuttur. Bu sirkülerimizde yabancı sermayeli şirket, şube ve irtibat bürolarının bildirimleri ve vergi levhası alma zorunluluğuna ilişkin özet açıklamalar ile Mayıs ayı vergi takvimine yer verilmektedir.

  1. A) Yabancı Sermayeli Şirket ve İrtibat Bürolarının Bildirim Mükellefiyetleri

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu (Resmi Gazete: 17/06/2003; 25141) ile bu Kanun kapsamında çıkarılan ve 1 Haziran 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile değiştirilen “Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliği” (R.G: 20/08/2003; 25205) gereğince yabancı sermayeli şirket, şube ve irtibat bürolarının bildirimleri özetle aşağıdaki şekilde olacaktır.

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin;

1) Şirket ve Şubelerden İstenecek Bilgiler başlıklı 5 inci maddesi uyarınca kanun kapsamındaki şirket ve şubeler:

  • Yetkilendirmiş oldukları nitelikli elektronik sertifika sahibi kullanıcı vasıtasıyla, yetkilendirmeyi müteakip en geç 1 ay içinde, Bakanlık internet sayfasında erişim sağlanan E-TUYS’agiriş yaparak “Yatırımcı”, “Ortak Listesi” ve varsa “Bağlı İştirakleri” alanlarındaki bilgileri elektronik ortamda doldurarak kaydedilmesini sağlarlar.
  • Faaliyetlerine ilişkin E-TUYS’tayer alan EK-1 Doğrudan Yabancı Yatırımlar İçin Faaliyet Bilgi Formundaki alanları yıllıkbazdave her yıl en geç Mayıs ayı sonuna kadar kullanıcı vasıtasıyla elektronik ortamda doldurarak kaydedilmesini sağlarlar.
  • Sermaye artışı veya azalışı gerçekleşmesi durumunda en geç 1 ay içinde, E-TUYS’tayer alan “Ortaklar Listesi” alanını kullanıcı vasıtasıyla elektronik ortamda doldurarak kaydedilmesini sağlarlar.
  • Sermaye artışı veya hisse devrine istinaden yapılan ödemeler var ise E-TUYS’tayer alan EK-2 Doğrudan Yabancı Yatırımlar İçin Sermaye Bilgi Formundaki alanları ödemeyi takip eden 1 ay içinde kullanıcı vasıtasıyla elektronik ortamda doldurarak kaydedilmesini sağlarlar.
  • Mevcut yerli veya yabancı ortakların kendi aralarındaki veya şirket dışındaki herhangi bir yerli veya yabancı yatırımcıya yaptıkları hisse devirleri sonrasında, E-TUYS’tayer alan “Ortaklar Listesi” alanını, hisse devrinin gerçekleşmesini müteakip en geç 1 ay içinde, kullanıcı vasıtasıyla elektronik ortamda doldurarak kaydedilmesini sağlarlar.
  1. İrtibat Bürolarının İşleyişi Hakkında Hükümlerbaşlıklı 8 nci maddesi hükmüne göre:

İrtibat bürolarının faaliyet sürecinde aşağıdaki esaslar geçerlidir;

  • İrtibat bürolarına ilk başvurularda, azami 3 yıl süre ile beyan edilen faaliyet kapsamında izin verilir. Faaliyet sürelerini uzatmak isteyen bürolar, faaliyet süresinin sona ermesinden önce Genel Müdürlüğe müracaat ederler.
  • Genel Müdürlük süre uzatma taleplerini, büronun geçmiş yıl faaliyetleri, yabancı şirketin Türkiye’de geleceğe yönelik iş planı ve hedefleri, mevcut ve öngörülen harcama tutarı ile istihdam edilen personel sayısı çerçevesinde değerlendirerek yürütülecek faaliyetin niteliğine uygun şekilde aşağıda belirtilen sürelerle sonuçlandırabilir. Pazar araştırması veya yabancı şirketin ürünlerinin ya da hizmetlerinin tanıtımını yapmak üzere izin alan büroların faaliyet süreleri uzatılmaz.
  1. Kanun kapsamında olmayan yerli sermayeli şirketlerin bildirim yükümlülüklerinin doğmasıdurumunda verilmesi gereken formlar:

Kanun kapsamında bulunmayan tamamen yerli sermayeli şirketler;

  • Şirkete yabancı bir yatırımcının iştirak etmesi veya
  • Şirketin yaptığı sermaye artışına şirket dışındaki bir yabancı yatırımcının iştirak etmesi suretiyle

hisse devrinin gerçekleşmesi ve şirketin Kanun kapsamına girmesi halinde, E-TUYS’tayer alan “Yatırımcı”, “Ortak Listesi” ve varsa “Bağlı İştirakleri” alanlarındaki bilgileri, hisse devrinin gerçekleşmesini müteakip en geç 1 ay içinde, kullanıcı vasıtasıyla elektronik ortamda doldurarak kaydedilmesini sağlarlar.

  1. B) Vergi Levhası Alma Zorunluluğu

Bilindiği üzere, 6111 sayılı Kanunun 82 nci maddesiyle, VUK’un 5 inci maddesinde yer alan “levhayı merkezlerine, şubelerine, satış mağazalarına iş sahipleri ile mükellefler tarafından kolayca okunup görünecek şekilde asmak zorundadırlar.” ibaresi “levhayı almak zorundadırlar.” şeklinde değiştirilmiş ve bu değişiklikle vergi levhasının asılma zorunluluğu kaldırılmıştır.

Gelir/kurumlar vergisi mükellefleri tarafından gelir/kurumlar vergisi beyannamelerinin verilmesinden sonra vergi levhası, Gelir İdaresi Başkanlığı bilgi işlem sistemi tarafından söz konusu beyannamelerde yer alan bilgilere göre oluşturularak, mükellefin internet vergi dairesi hesabına aktarılmaktadır.

Vergi levhaları sistem tarafından internet vergi dairesi hesaplarına aktarıldıktan sonra mükellefler, her yıl Mayıs ayının son gününe kadar vergi levhasını almak zorundadırlar.

Buna göre, 2023 yılına ait kurumlar vergisi mükelleflerinin (Sermaye Şirketlerinin) vergi levhasını Dijital Vergi Dairesinden (İnternet Vergi Dairesi) almaları gerekmektedir.

Diğer taraftan, 408 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca, vergi levhası almak mecburiyetinde olan mükellefler bu levhaları iş yerlerinin;

  1.    a) Merkezlerinde,
  2.    b) Şubelerinde,
  3.    c) Satış mağazalarında,

ç) Çiftçilerin doğrudan doğruya zirai faaliyetleri ile ilgili alım satım işlerinin tedviri için açtıkları yazıhanelerinde,

  1.   d) Taşıt işletmeleri ayrıca taşıtlarında (taşıt işletmesi ifadesi, ücret karşılığında yolcu veya eşya taşımacılığını ifade ettiğinden, diğer iş kollarında faaliyet gösteren mükelleflerin taşıtlarında vergi levhası bulundurma mecburiyetleri bulunmamaktadır.)

yetkililerce istenildiğinde ibraz etmek üzere bulunduracaklardır. İş yerinde birden fazla kat veya reyon olması halinde her kat veya reyon için ayrı birer levha alma ve bulundurma zorunluluğu bulunmamaktadır.

  1. C) Vergi ödeme zamanları

Mays ayında gerçekleştirilmesi gereken bazı yükümlülüklere hatırlatma amacıyla aşağıda yer verilmiştir.

İlk Tarih Son Tarih VERGİLER/HARÇLAR/BİLDİRİMLER VE DİĞERLERİ
1.04.2024 6.05.2024 Mart 2024 Dönemine Ait Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba) (167 Sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri)
1.04.2024 6.05.2024 Mart 2024 Dönemine Ait Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs) (167 Sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri)
1.04.2024 6.05.2024 2023 Yılına İlişkin Kurumlar Vergisinin Beyanı ve Ödemesi (167 Sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri)
1.04.2024 6.05.2024 2023 Yılına Ait Kurumlar Vergisi Beyannamesi Ekinde Kurumlar Vergisi Mükellefleri Tarafından Gerçek Faydalanıcıya İlişkin Bildirim Formunun Verilmesi (167 Sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri)
1.01.2024 10.05.2024 Aylık Yükleme Tercihinde Bulunmuş Kurumlar Vergisi Mükelleflerinin, Aralık 2023 Dönemine Ait Elektronik Defter Beratlarının Yüklenmesi (167 Sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri)
1.05.2024 10.05.2024 16-30 Nisan 2024 Dönemine Ait Petrol ve Doğalgaz Ürünlerine İlişkin Özel Tüketim Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.02.2024 10.05.2024 Aylık Yükleme Tercihinde Bulunmuş Mükelleflerin, Ocak 2024 Dönemine Ait Elektronik Defter Beratlarının Yüklenmesi (167 Sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri)
2.05.2024 10.05.2024 16-30 Nisan 2024 Dönemine Ait Noterlerce Yapılan Makbuz Karşılığı Ödemelere Ait Beyannamenin Verilmesi ve Ödemesi
1.12.2023 10.05.2024 Geçici Vergi Dönemleri Bazında Yükleme Tercihinde Bulunmuş Kurumlar Vergisi Mükelleflerinin, Kasım 2023 Dönemine Ait Elektronik Defter Beratlarının Yüklenmesi (167 Sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri)
1.11.2023 10.05.2024 Geçici Vergi Dönemleri Bazında Yükleme Tercihinde Bulunmuş Kurumlar Vergisi Mükelleflerinin, Ekim 2023 Dönemine Ait Elektronik Defter Beratlarının Yüklenmesi (167 Sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri)
1.01.2024 10.05.2024 Geçici Vergi Dönemleri Bazında Yükleme Tercihinde Bulunmuş Kurumlar Vergisi Mükelleflerinin, Aralık 2023 Dönemine Ait Elektronik Defter Beratlarının Yüklenmesi (167 Sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri)
1.05.2024 15.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Alkollü İçecekler, Alkolsüz İçecekler, Tütün Mamulleri ve Makaronlara İlişkin Özel Tüketim Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 15.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Dayanıklı Tüketim ve Diğer Mallara İlişkin Özel Tüketim Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 15.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Motorlu Taşıt Araçlarına İlişkin Özel Tüketim Vergisinin (Tescile Tabi Olmayanlar) Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 15.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Özel İletişim Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 15.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 15.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Kesintisi Bildirimi ve Ödemesi
1.05.2024 15.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Ticaret Sicili Harçları Bildirimi Verilmesi ve Ödemesi
1.04.2024 17.05.2024 2024 I. Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) Ait Gelir Geçici Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.04.2024 17.05.2024 2024 I. Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) Ait Kurum Geçici Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.04.2024 17.05.2024 2024 I. Geçici Vergi Dönemine (Ocak-Şubat-Mart) Ait Kurum Geçici Vergi Beyannamesi Ekinde Kurumlar Vergisi Mükellefleri Tarafından Gerçek Faydalanıcıya İlişkin Bildirim Formunun Verilmesi
1.05.2024 20.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Şans Oyunları Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 20.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait 5602 Sayılı Kanunda Tanımlanan Şans Oyunlarıyla İlgili Veraset ve İntikal Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 20.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait İlan ve Reklam Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 20.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Müşterek Bahislere İlişkin Eğlence Vergisinin Beyanı ve Ödemesi ile Diğer Eğlence Vergilerine İlişkin Eğlence Vergisinin Ödemesi
1.05.2024 20.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 20.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Yangın Sigortası Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
16.05.2024 24.05.2024 1-15 Mayıs 2024 Dönemine Ait Noterlerce Yapılan Makbuz Karşılığı Ödemelere Ait Beyannamenin Verilmesi ve Ödemesi
16.05.2024 27.05.2024 1-15 Mayıs 2024 Dönemine Ait Petrol ve Doğalgaz Ürünlerine İlişkin Özel Tüketim Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 27.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Konaklama Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 27.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait GVK 94. Madde ile KVK 15. ve 30. Maddelerine Göre Yapılan Tevkifatların Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 27.05.2024 GVK Geçici 61. Madde Uyarınca Hesaplanan Yatırım İndirimi Stopajının Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 27.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait İstihkaktan Kesinti Suretiyle Tahsil Edilen Damga Vergisi ile Sürekli Mükellefiyeti Bulunanlar İçin Makbuz Karşılığı Ödenmesi Gereken Damga Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 27.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Vergi Sorumlularının Tevkif Ettikleri Katma Değer Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 28.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Katma Değer Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 31.05.2024 2023 Yılına Ait Kurumlar Vergisi Mükelleflerinin (Sermaye Şirketlerinin) Vergi Levhasının Dijital Vergi Dairesinden (İnternet Vergi Dairesi) Alınması
1.05.2024 31.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait 464 Sıra No.lu VUKGT Kapsamında Bildirimde Bulunma Zorunluluğu Getirilen Aracı Hizmet Sağlayıcıları, İnternet Reklamcılığı Hizmet Aracıları ile Kargo ve Lojistik İşletmeleri Tarafından Bildirim Verilmesi
1.02.2024 31.05.2024 Geçici Vergi Dönemleri Bazında Yükleme Tercihinde Bulunmuş Mükelleflerin, Ocak 2024 Dönemine Ait Elektronik Defter Beratlarının Yüklenmesi
1.05.2024 31.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait 538 Sıra No.lu VUKGT Kapsamında Taşınmaz (Satış/Kiralama) ve Motorlu Taşıt (Satış) İlanlarını Platformları Üzerinden Yayımlayanlar ile Günübirlik Konut Kiralama İşini Platformları Üzerinden Sağlayanlarca Bildirim Verilmesi
1.03.2024 31.05.2024 Aylık Yükleme Tercihinde Bulunmuş Mükelleflerin, Şubat 2024 Dönemine Ait Elektronik Defter Beratlarının Yüklenmesi
1.05.2024 31.05.2024 Mukimlik ve Durum Tespitine İlişkin Kılavuz Kapsamında Finansal Hesap Bilgilerinin Finansal Kuruluşlarca Elektronik Ortamda Bildirilmesi
1.03.2024 31.05.2024 Geçici Vergi Dönemleri Bazında Yükleme Tercihinde Bulunmuş Mükelleflerin, Şubat 2024 Dönemine Ait Elektronik Defter Beratlarının Yüklenmesi
1.03.2024 31.05.2024 2024 Yılı Emlak Vergisinin 1. Taksit Ödemesi
1.03.2024 31.05.2024 2024 Yılı Çevre Temizlik Vergisinin 1. Taksit Ödemesi
1.05.2024 31.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Haberleşme Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 31.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)
1.05.2024 31.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)
1.05.2024 31.05.2024 7326 Sayılı Kanun Uyarınca Ödenmesi Gereken 17. Taksit Ödemesi
1.05.2024 31.05.2024 7440 Sayılı Kanun Uyarınca Ödenmesi Gereken 12. Taksit Ödemesi
1.05.2024 31.05.2024 Veraset ve İntikal Vergisinin 1.Taksit Ödemesi
1.05.2024 31.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Dijital Hizmet Vergisinin Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 31.05.2024 Denetim Kuruluşları Yetkilendirme Belgesi Yıllık Harç Ödemesi
1.04.2024 31.05.2024 2023 Yılına Ait Gelir Vergisi Mükelleflerinin Vergi Levhasının Dijital Vergi Dairesinden (İnternet Vergi Dairesi) Alınması
1.05.2024 31.05.2024 Elektrik Üretimi Lisans Harçları Yıllık Harç Ödemesi
1.04.2024 31.05.2024 Geçici Vergi Dönemleri Bazında Yükleme Tercihinde Bulunmuş Mükelleflerin, Mart 2024 Dönemine Ait Elektronik Defter Beratlarının Yüklenmesi
1.05.2024 31.05.2024 Nisan 2024 Dönemine Ait Kurumlar Vergisi Mükellefleri İçin Turizm Payının Beyanı ve Ödemesi
1.05.2024 31.07.2024 Aylık Yükleme Tercihinde Bulunmuş Mükelleflerin, Nisan 2024 Dönemine Ait Elektronik Defter Beratlarının Yüklenmesi
1.05.2024 2.09.2024 Geçici Vergi Dönemleri Bazında Yükleme Tercihinde Bulunmuş Mükelleflerin, Nisan 2024 Dönemine Ait Elektronik Defter Beratlarının Yüklenmesi

Saygılarımızla.

Deloitte Türkiye.

https://www.verginet.net/dtt/11/Vergi-Sirkuleri-2024-48.aspx

TÜRK TİCARET KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ TBMM’YE SUNULDU

Uncategorized

TÜRK TİCARET KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ TBMM’YE SUNULDU

Numara : 49
Tarih : 6.5.2024

VERGİ SİRKÜLERİ 

NO: 2024/49

KONU: Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM’ye Sunuldu

Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi 3/5/2024 tarihinde TBMM’ye sunuldu.

Kanun Teklifinde, diğer düzenlemeler yanında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunda bazı değişikliklerin yapılması öngörülmektedir.

Bu sirkülerimizde, kanun teklifi ile yapılması öngörülen bazı düzenlemelere özetle yer verilmektedir.

Anonim ve Limited Şirketlerin Asgari Sermaye Tutarlarına İlişkin Düzenleme

Hatırlanacağı üzere, 25/11/2023 tarihli R.G’de yayımlanan 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile anonim ve limited şirketlerin asgari sermaye tutarları, 01/01/2024 tarihinden itibaren yeni kurulacak şirketler için geçerli olmak üzere;

  • Anonim şirketler için 50.000 TL’den 250.000 TL‘ye,
  • Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketler için 100.000 TL’den 500.000 TL‘ye,
  • Limited şirketler için 10.000 TL’den 50.000 TL‘ye yükseltilmiştir.

Bununla birlikte, sermayeleri güncellenen tutarların altında bulunan mevcut şirketler bakımından ise herhangi bir sermaye artırım zorunluluğu getirilmemişti.

Bu Kanun Teklifi ile 01/01/2024 tarihinden önce ticaret siciline tescil edilmiş olan ve sermayeleri yeni en az sermaye tutarının altında kalan anonim ve limited şirketlerin 31/12/2026 tarihine kadar yeni sermaye tutarlarına intibakının sağlanması ve intibakın sağlanmaması durumunda infisah etmiş sayılmaları öngörülmektedir.

Buna göre;

  • Sermayeleri en az sermaye tutarının altında olan anonim ve limited şirketler, 31/12/2026 tarihine kadar sermayelerini yeni sermaye tutarlarına yükseltmeleri gerekecektir. Bu intibakı sağlamayan şirketler infisah etmiş sayılacak ve Kanunda öngörülen tasfiye sürecini başlatarak ticaret sicili kaydının terkinini sağlamaları gerekecektir.
  • Kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerin 31/12/2026 tarihine kadar başlangıç sermayeleri ile çıkarılmış sermayelerine ilişkin intibakı sağlamaları gerekecektir. Bununla birlikte, bu şirketlerde intibak hususunda belirsizliklerin ve mağduriyetlerin yaşanmaması için düzenlemede ilave bir tedbir öngörülmektedir.Örneğin, başlangıç sermayesi 300.000 Türk Lirası, çıkarılmış sermayesi ise 1.000.000 Türk Lirası olan kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş olan bir şirket, başlangıç sermayesi 500.000 Türk Lirasından az olduğu için infisah durumuyla karşılaşmayacak, bu ve benzeri durumda bulunan şirketler intibakı sağlamadıkları takdirde çıkarılmış sermayeleri 250.000 Türk Lirası ve üzerinde olduğu müddetçe kayıtlı sermaye sisteminden çıkmış sayılacaktır.
  • Çıkarılmış sermayesi en az 250.000 Türk Lirası olan kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketler ise başlangıç sermayeleri ile çıkarılmış sermayelerini anılan tarihe kadar 500.000 Türk Lirasına yükseltmedikleri takdirde, bu sistemden çıkmış sayılacaklar.
  • Sermayenin 332 ve 580 inci maddelerde öngörülen tutarlara yükseltilmesi için yapılacak genel kurullarda toplantı nisabı aranmayacak, kararlar toplantıda mevcut oyların çoğunluğu ile alınacak ve bu kararlar aleyhine imtiyaz kullanılmayacaktır.

Ticaret Bakanlığı 31/12/2026 olarak belirlenen intibak süresini birer yıl olarak en çok iki defa uzatabilecektir.

Şirket Yönetim Kuruluna İlişkin Bazı Düzenlemeler

Yine bu Kanun Teklifi ile;

  • Anonim şirketlerde yönetim kurulu başkan ve başkan vekilinin, yönetim kurulunun görev süresine uyumlu olarak seçilebilmesine imkân tanınması,
  • Şirketin üst düzey yöneticileri dışında kalan kişilerin atanma ve görevden alınmalarına dair yetkinin yönetim kurulunca devredilebilmesinin sağlanması,
  • Yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğu tarafından yönetim kurulu başkanına yapılan toplantı istemlerinde, yönetim kurulu başkanına yönetim kurulunu toplantıya çağırma yükümlülüğü getirilmesi öngörülmektedir.

Söz konusu Kanun Teklifine aşağıdaki bağlantı yoluyla ulaşabilirsiniz.

Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

https://www.verginet.net/dtt/11/Vergi-Sirkuleri-2024-49.aspx

 

YATIRIM TEŞVİK BELGESİ KAPSAMINDA SGK PRİM TEŞVİKİ UYGULAMASI

Uncategorized

YATIRIM TEŞVİK BELGESİ KAPSAMINDA SGK PRİM TEŞVİKİ UYGULAMASI

“Teşvik” kavramı, belirli ekonomik ve sosyal faaliyetlerin diğerlerine oranla daha fazla ve hızlı gelişmesini sağlamak amacıyla, kamu tarafından çeşitli yöntemlerle verilen maddi destek, yardım ve özendirmeler olarak tanımlanmaktadır.

Teşvik sistemin amaçları

Teşvik sistemi ile genel olarak kalkınma planları ve yıllık programlarda öngörülen hedefler doğrultusunda;

– Tasarrufların katma değeri yüksek yatırımlara yönlendirilmesi,

– Üretim ve istihdamın artırılması,

– Uluslararası rekabet gücünü artıracak ve araştırma-geliştirme içeriği yüksek bölgesel ve stratejik yatırımların özendirilmesi,

– Uluslararası doğrudan yatırımların artırılması,

– Bölgesel gelişmişlik farklılıklarının azaltılması,

– Kümelenme ve çevre korumaya yönelik yatırımlar ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi,

– Cari açığın azaltılması amacıyla ithalat bağımlılığı yüksek olan ara malı ve ürünlerin üretiminin artırılması,

– Teknolojik dönüşümü sağlayacak yüksek ve orta-yüksek teknoloji içeren yatırımların desteklenmesi, Amaçlanmaktadır.

Yatırım teşvik belgesi

Teşvik belgesi, yatırımın karakteristik değerlerini ihtiva eden, yatırımın bu değerler ve tespit edilen şartlara uygun olarak gerçekleştirilmesi halinde, üzerinde kayıtlı destek unsurlarından yararlanma imkânı sağlayan bir evrak olup, teşvik sistemi ile ilgili kararın amaçlarına uygun olarak gerçekleştirilecek olan tüm yatırımlar için düzenlenmektedir.

Yatırım teşvik belgesi yatırımın yapılacağına dair bir taahhüt olup, bunun karşılığında da söz konusu yatırımın faydalanabileceği destek unsurları belirtilmektedir.

Yatırım teşvik sisteminde yer alan destek unsurları

Teşvik sistemi kapsamında yer alan destek unsurları aşağıda belirtilmiştir.

1. Katma değer vergisi istisnası

2. Gümrük vergisi muafiyeti

3. Vergi indirimi

4. Sigorta primi işveren hissesi desteği

5. Sigorta primi işçi hissesi desteği

6. Gelir vergisi stopajı desteği

7. Faiz veya kâr payı desteği

8. Yatırım yeri tahsisi

9. Katma değer vergisi iadesi

Yatırım teşvik sisteminde bölgeler 

Yatırım teşvik sisteminde bölgesel gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla illerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi verileri baz alınarak TABLO-1’de gösterildiği şekilde 6 bölge belirlenmiştir.

Yatırım teşvik belgesi kapsamında SGK prim teşviki

Yatırım teşvik sisteminde sağlanan desteklerden birisi de sigorta primi teşviki olup, buna ilişkin detaylar aşağıda belirtilmiştir.

Teşvikten yararlanabilecek olan işverenler

Sigorta primi desteğinden özel sektör işverenleri yararlanabilmektedir.

Aynı işverenin birden fazla işyeri olması halinde, teşvik belgesi hangi işyeri için alınmış ise, sigorta primi teşvikinden de o işyerinden dolayı yararlanılacaktır.

– 5335 sayılı Kanun’un 30’uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri,

– Sosyal güvenlik destek primine tabi (emekli) çalışanlar,

– Yurtdışında çalışan sigortalılar,  söz konusu destek kapsamında bulunmamaktadır.

Teşvikten yararlanma şartları

Sigorta primi teşvikinden yararlanılabilmesi için;

1)Teşvik belgesi alınmış olması

2)Teşvik belgesinin tamamlama vizesinin yapılmış olması (gemi yatırımları hariç)

3) Türkiye genelinde yasal ödeme süresi geçmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve idari para cezası borcunun bulunmaması (varsa da yapılandırılmış, tecil ve taksitlendirilmiş olması)

4) Aylık prim ve hizmet belgesinin/Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin SGK’ya yasal süresi içinde verilmesi

5) Tahakkuk eden cari ay sigorta primlerinin yasal süresi içinde ödenmesi

6) Kayıt dışı sigortalı çalıştırıldığı veya sahte sigortalı bildiriminde bulunulduğu yönünde bir tespitin bulunmaması

7) Vadesi geçmiş vergi borcunun bulunmaması

8) e-Borcu yoktur aktivasyonu için başvuruda bulunulmuş olması, gerekmektedir

Sigorta primi teşvikinden yararlanmaya başlanılacak tarih

– Bölgesel teşvik uygulamaları kapsamında veya büyük ölçekli ya da stratejik yatırımlardan dolayı, teşvik belgesinin tamamlama vizesinin yapılmasının ardından, teşvikten yararlanacak olan işyerlerine ilişkin bilgilerin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü’nce SGK’ya elektronik ortamda bildirildiği tarihi takip eden aybaşından,

– Gemi yatırımlarından dolayı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünce SGK’ya bildirilmek kaydıyla teşvik belgesinin düzenlendiği tarihi takip eden ay başından,  itibaren sigorta primi teşvikinden yararlanılabilmektedir.

Teşvikten yararlandırılacak sigortalı sayısı

Komple yeni yatırımlarda, söz konusu destekten, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü’nce tespit edilen ve teşvik belgesinde gösterilen ilave sigortalı sayısı kadar sigortalıdan dolayı; diğer yatırım cinslerinde (modernizasyon, tevsi, ürün çeşitlendirmesi yatırımlarında) ise anılan Genel Müdürlükçe tespit edilen, mevcut sigortalı sayısının üzerinde sigortalı çalıştırmak kaydıyla ilave sigortalılardan dolayı yararlanılabilecektir.

Tersanelerin gemi inşa yatırımlarında tamamlama vizesi şartı aranmaksızın belge konusu geminin yapımında istihdam edilen ve anılan Genel Müdürlükçe bildirilen sigortalı sayısı kadar teşvikten yararlanılacaktır.

Yararlanılabilecek sigorta prim teşvik tutarı

Kapsama giren sigortalıların prime esas kazanç alt sınırı (brüt asgari ücret) üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işyerinin;

– 1, 2, 3, 4 veya 5 inci bölgede kurulu olması halinde, işveren hissesi prim tutarı,

– 6’ncı bölgede kurulu olması halinde, sigortalı ve işveren hissesi prim tutarı,

– Gemi yatırımı olması halinde ise hangi bölgede kurulu olduğu üzerinde durulmaksızın işveren hissesi prim tutarının tamamı,

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca karşılanmaktadır.

Ancak, yatırım teşvik belgesi alınan proje bazlı yatırımlarda prime esas alt kazanç sınırına bağlı kalınmaksızın 10 yıla kadar sigorta primi işveren hissesi desteğinden yararlanılabilmektedir.

Yatırım teşviki kapsamındaki teşvikte %3 oranında işsizlik sigortası primi ise teşvik kapsamında değildir.

Celal ÖZCAN
VERGİ PORTALI

YURT İÇİNDEN ALINAN AMBALAJ MALZEMELERİ İÇİN GEKAP BEYANI VERİLECEK Mİ?

Uncategorized

Yurt içinden alınan ambalaj malzemeleri için GEKAP beyanı verilecek mi?

 

Şirketimiz, 2024 yılında yurt içinden plastik poşet temin etmekte ve bu poşetleri ürün ambalajlamada kullanmaktadır. Bu durumda, ambalajlar için GEKAP beyannamesi vermemiz gerekiyor mu?

Ambalajlar için GEKAP beyannamesi verilecektir.

https://www.muhasebenews.com/yurt-icinden-alinan-ambalaj-malzemeleri-icin-gekap-beyani-verilecek-mi/

2024 GEKAP tutarları

Giyim eşyası satan esnaf dükkanlarda da müşteriye verilen poşetlerde ücret alınacak ve GEKAP beyannamesinde beyan edilecek değil mi?

Evet. Uygulama değişmedi.

 

2024 YILI GEKAP tutarları;


29 Aralık 2023 CUMA Resmî Gazete Sayı : 32414
TEBLİĞ
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından:

2872 SAYILI ÇEVRE KANUNU UYARINCA ALINACAK GERİ KAZANIM KATILIM PAYI TUTARLARINA İLİŞKİN TEBLİĞ
(2024/1)

 

9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununun ek 11 inci maddesine istinaden yurt içinde piyasaya arz edilen 2872 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan ürünlerden poşetler için satış noktalarından, diğer ürünler için piyasaya sürenlerden/ithalatçılardan tahsil edilecek geri kazanım katılım payı tutarları anılan 2872 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı liste ile belirlenmiştir.

2872 sayılı Kanunun ek 11 inci maddesinde “… Bu listede yer alan tutarlar takvim yılı başından geçerli olmak üzere her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu şekilde hesaplanan tutarların %5’ini aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Cumhurbaşkanı, bu listede yer alan veya bu fıkra uyarınca yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle belirlenen tutarları iki katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanarak 25/11/2023 tarihli ve 32380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 554) uyarınca 2023 yılı için yeniden değerleme oranı % 58,46 olarak tespit ve ilan edilmiştir.

Bu duruma binaen, 2872 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı listede yer alan geri kazanım katılım payı tutarları 1/1/2024 tarihinden itibaren aşağıda belirtilen miktarlarda uygulanacaktır.

Tebliğ olunur.

Eki için tıklayınız.

https://www.muhasebenews.com/2024-gekap-tutarlari-2/

BELEDİYELER TARAFINDAN DÜZENLENEN TAHSİLAT MAKBUZU FATURA YERİNE GEÇER Mİ? KDV İNDİRİM KONUSU YAPILIR MI?

Uncategorized

Belediyeler tarafından düzenlenen tahsilat makbuzu fatura yerine geçer mi? KDV indirim konusu yapılır mı?

Belediye tarafından inşaat şirketine düzenlenen makbuzda yer alan KDV’yi indirim konusu yapabiliyor muyuz?

Belediyeler tarafından inşaat izni, denetimi vb. kapsamda düzenlenen resmi makbuzlarda yer alan KDV indirim konusu yapılabilir.

Aşağıdaki özelgenin sonuç bölümünde konuyla ilgili yer alan ifade;

Kurumlar vergisi mükellefiyetini gerektirecek bir faaliyetin bulunmaması halinde ise, adı geçen Belediyenin katma değer vergisine tabi işlemleri ile ilgili olarak fatura düzenlemesi mümkün bulunmakta olup fatura düzenlenmemesi durumunda, bu işlemlerini tabi olduğu ilgili mevzuata göre geçerli olan ve faturada bulunması gerekli asgari bilgileri ihtiva eden bir belge düzenleyerek de tevsik etmesi mümkün bulunmaktadır.

 


ÖZELGE

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

SAMSUN VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

Sayı: 97338759-105[2016-05]-302
 
03.01.2018

Konu: Belediye tarafından düzenlenen tahsilat makbuzunun fatura yerine kullanılıp kullanılmayacağı

İlgide kayıtlı özelge talep formunda, müteahhitlik işi yapmakta olduğunuz ve …Belediyesinden almış olduğunuz asfalt için tarafınıza tahsilat makbuzu verildiğinden bahisle, tarafınıza verilen söz konusu tahsilat makbuzunu fatura yerine kullanıp kullanamayacağınız hakkında Başkanlığımızdan özelge talep edilmiştir.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, iktisadi kamu kuruluşlarının kazançları verginin konusu kapsamına alınmış olup aynı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrasında da Devlete, il özel idarelerine, belediyelere, diğer kamu idarelerine ve kuruluşlarına ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve birinci ve ikinci fıkralar dışında kalan ticari, sınai ve zirai işletmelerin iktisadi kamu kuruluşu olduğu; altıncı fıkrasında ise iktisadi kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya işyerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kar edilmemesi veya karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi niteliğini değiştirmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanunun uygulanmasına ilişkin açıklamalar içeren 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin (2.3.1) bölümünde, iktisadi kamu kuruluşunun ticari, sınai veya zirai bir işletme oluşturup oluşturmadığı hususunda, bu Tebliğin “2.4. Dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler” bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.

Söz konusu Tebliğin (2.4.) bölümünde de, iktisadi işletmenin belirlenmesinde işletmenin belirgin özelliğinin bağlılık, devamlılık ve faaliyetin ticari, sınai veya zirai bir mahiyet arz etmesinin, diğer bir anlatımla iktisadi işletmenin unsurlarının ticari faaliyetin de temel özelliklerinden olan, bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde bedel karşılığı mal alım-satımı, imalatı ya da hizmet ifaları gibi faaliyetler olduğu, Kanunun bu gibi halleri tek tek saymak yerine, dernek veya vakıf tarafından piyasa ekonomisi içerisinde icra edilen tüm iktisadi faaliyetleri kapsamına aldığı, satılan mal veya hizmete ait bedelin sadece maliyeti karşılayacak kadar olmasının, kar edilmemesinin, karın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadi işletme olma vasfını değiştirmeyeceği açıklanmıştır.

Ayrıca, mezkûr Kanun uygulamasında, Belediyeler tüzel kişilikleri itibarıyla kurumlar vergisi mükellefi olmamakla birlikte, devamlılık arz eden ticari, sınai ve zirai faaliyetleri dolayısıyla Belediyelere bağlı oluşacak iktisadi kamu kuruluşu nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyeti oluşmaktadır.

Diğer taraftan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 227 nci maddesinde, “Bu kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” hükmüne yer verilmiş olup, müteakip maddelerde, vergi mükelleflerinin faaliyetleri ile ilgili kayıtlarının tevsikinde kullanılacak belgeler sayılmıştır.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde faturanın, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan, mezkûr Kanunun 230 ve müteakip maddelerinde vergi mükellefleri tarafından kullanılacak belgeler sayılmış olup, konuyla ilgili olarak yayımlanan 164 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde; “… Genel ve Katma Bütçeli idarelere, İl Özel İdarelerine, Belediyeler ve Köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde tanımı yapılan teşebbüs, teşekkül, kuruluş, müessese, bağlı ortaklık, iştirak ve işletmeler tasdik mecburiyetine tabi olmaksızın Vergi Usul Kanununun ilgili hükümlerine göre yukarıda sayılan belgeleri düzenleyeceklerdir. Ancak bu kuruluşlar kullanacakları belgelerin üzerine, “Vergi Usul Kanunu Yönetmelik Hükümlerine Tabi Değildir.” ibaresini kaşe ile basacaklar veya matbaa baskısı ile belirteceklerdir.” hükmü yer almaktadır.

Bu belgelerin düzenlenmesi sırasında Vergi Usul Kanunu Yönetmelik hükümlerine göre anlaşmalı matbaalara veya 164 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca notere tasdik ettirmeleri şartı aranmamakta ancak, düzenlenen belgede bulunması zorunlu asgari bilgilerin yer alması gerekmektedir.

Vergi Usul Kanunu Uyarınca Vergi Mükellefleri Tarafından Kullanılan Belgelerin Basım ve Dağıtımı Hakkında Yönetmeliğin verdiği izin gereği bu tür belgeleri kullanan işletmelerden kurumlar vergisinden muaf olanların, kullanacakları belgelere “Kurumlar Vergisinden Muaftır” şerhi koymaları gerektiği 206 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde açıklanmıştır.

Buna göre, … Belediyesi tarafından yürütülen asfalt satışı faaliyetinin bir organizasyona bağlı olarak piyasa ekonomisi içerisinde ve devamlılık arz edecek şekilde yapılması halinde, söz konusu belediye bünyesinde oluşacak iktisadi işletme nezdinde kurumlar vergisi mükellefiyetinin tesis edilmesi, dolayısıyla yaptığı asfalt satışlarına ilişkin olarak oluşacak iktisadi işletme tarafından yukarıda belirtilen usuller çerçevesinde fatura düzenlenmesi gerekmektedir.

Kurumlar vergisi mükellefiyetini gerektirecek bir faaliyetin bulunmaması halinde ise, adı geçen Belediyenin katma değer vergisine tabi işlemleri ile ilgili olarak fatura düzenlemesi mümkün bulunmakta olup fatura düzenlenmemesi durumunda, bu işlemlerini tabi olduğu ilgili mevzuata göre geçerli olan ve faturada bulunması gerekli asgari bilgileri ihtiva eden bir belge düzenleyerek de tevsik etmesi mümkün bulunmaktadır.

https://www.muhasebenews.com/belediyeler-tarafindan-duzenlenen-tahsilat-makbuzu-fatura-yerine-gecer-mi-kdv-indirim-konusu-yapilir-mi/

Scroll to Top
Burcu YILDIZ İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir– 0531 020 5320 İZMİR Mali Müşavir Bürosu Konak / İZMİR Listesi – Mali Müşavir İzmir – Şirket Kuruluş İşlemleri
MENÜ