Author name: admin

Burcu YILDIZ İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir– 0531 020 5320 İZMİR Mali Müşavir Bürosu Konak / İZMİR Listesi – Mali Müşavir İzmir – Şirket Kuruluş

Serbest Çalışan Doktorların Muhasebe ve Vergi İşlemleri

Uncategorized

Serbest Çalışan Doktorların Muhasebe ve Vergi İşlemleri

Doktorların serbest çalışma şekli, vergi ve muhasebe uygulamaları açısından diğer serbest mesleklerden farklı değildir. Bir işverene bağlı olmadan; kendi bilgi, deneyim ve şahsi mesaileri ile elde ettikleri hizmet gelirleri serbest meslek kazancı olarak adlandırılır. Ortada bir kazanç söz konusu olduğu için de muhasebeleştirilmesi şarttır.

Doktorlar mesleklerini serbest şekilde farklı yollarla yapabilirler. En sık rastladığımız yöntem elbette kendi muayenehanelerini açmaları. Bunun yanında, 2015 yılında çıkan kanunla özel hastanelerin kadrolarında bulunmayan doktorlardan dış hizmet alabilmesinin önü açılmıştı. Böylelikle artık doktorlar hastanelere dışarıdan hizmet sunar hale geldiler. Bu durum muayenehanesi olmayan doktorları da yoğun şekilde şirket kurmaya yönlendirdi.

Peki serbest çalışmak isteyen doktorlar ne yapmalı? Doktorların şirket kurma zorunluluğu var mı? Hangi belgeleri düzenlemeleri gerekiyor.

Bu sayfada mesleğini gerek özel muayenehanesinde gerekse de bir hastane bünyesinde serbest şekilde icra eden doktorların muhasebesel durumlarını inceleyip merak edilenleri yanıtlayacağız.

Doktorların muhasebesel sorumlulukları

Giriş bölümünde bahsettiğimiz gibi muhasebe ve vergisel açıdan doktorların diğer serbest mesleklerden farkı yoktur. Fakat burda bir noktayı aydınlatmalıyız. Doktorluk serbest meslekler listesinde yer alsa da, hizmetin icra edilme şekline göre serbest meslek sayılmaktan çıkabilir. Buna en iyi örnek; hastane bünyesinde düzenli çalışan doktorlar.

Fiili olarak kadrolu doktor gibi çalışan, belirli mesai saatlerinde hizmet veren ve başka bir mesleki faaliyeti olmayan doktorlar bazı konularda zorluk yaşayabiliyorlar. Bu çalışma şeklinin esasında maaşlı çalışma gibi olması uygulamada engeller çıkartabiliyor. Örneğin serbest meslek erbapları için sağlanan vergi avantajlarından yararlanmak istediklerinde reddedilebiliyorlar.

Doktor olarak sunacağınız hizmetin serbest meslek kapsamı dışına çıkmasına neden olan bir diğer etmen de şirket kurarak faaliyet göstermeniz. Şirket kurmanız durumunda ticari faaliyet gerçekleştiriyor olarak değerlendirilirsiniz.

Peki doktorlar şirket kurmalı mı? Hangi durumlarda serbest meslek erbabı olarak hizmet vermeli?

Doktorlar için şirket kurma zorunluluğu var mı?

Bir doktor olarak bir yere bağlı kalmadan kendi kendinize çalışma kararı aldınız. Bunun için muhasebesel tarafta iki seçeneğiniz var. Serbest meslek açılışı yapmak veya şirket kurmak.

Hangisini seçeceğiniz konusunda bir zorunluluk bulunmuyor. Dilerseniz serbest meslek erbabı olarak, dilerseniz de şirket kurarak muayenahane açabilir veya bir hastaneye dışardan hizmet sunabilirsiniz.

Bu iki seçenek arasında işinizi yapma şekliyle herhangi bir farklılık bulunmuyor. Fark gelir gider kayıtlarının tutulmasında, yani muhasebeleştirmede ve daha önemlisi vergilendirme aşamasında kendini gösteriyor.

Bu farkları “Serbest meslek erbabı şirket kurabilir mi?” yazımızda detaylı şekilde bulabilirsiniz. Kısaca söylemek gerekirse; gider gösterme, şirketten para çekme, vergi istisnaları gibi konularda önemli farklılıklar görülebiliyor.

Doktorlar fatura kesebilir mi?

Bir üst başlıkta açıkladığımız üzere doktor olarak faaliyetinizi bir şirket kurarak sürdürecekseniz; evet, fatura kesebilirsiniz.

Eğer şirket kurmayıp serbest meslek erbabı olarak faaliyet gösterecekseniz de ücretinizi serbest meslek makbuzu düzenleyerek tahsil edebilirsiniz.

Doktorların serbest meslek makbuzlarıyla ilgili merak edilen birkaç soruyu aşağıda cevaplayacağız. Fatura kesmek ve serbest meslek makbuzu düzenlemek arasındaki farkları detaylıca incelemek için ilgili yazımıza ulaşabilirsiniz.

Doktor serbest meslek makbuzu KDV oranı: %8

Doktor serbest meslek makbuzu stopaj oranı: Hastaneye kesilen makbuzlarda stopaj oranı %20’dir. Şahıslara kesilen makbuzlarda stopaj yoktur.

Doktorların tutmak zorunda oldukları defterler

Doktorların tutması gereken muhasebe defterleri yine aynı ayrıma, yani hangi resmi statüde hizmet verildiğine göre değişir. İlgili defterlerin listesini çalışma tipine göre aşağıda listeliyoruz.

Serbest meslek erbabı olarak faaliyet gösteren doktorların tutması gereken defterler: Serbest meslek kazanç defteri (fiili olarak tasdik edilmez).

Limited şirket altında faaliyet gösteren doktorların tutması gereken defterler: Yevmiye, kebir ve envanter defteri.

Serbest çalışan doktorların vergi mükellefiyeti

Her türlü mesleki gelirde olduğu gibi, doktorların sundukları hizmet karşılığında aldıkları ücretler de vergiye tabidir. Bu vergi oranı yine faaliyet tipine göre belirlenir.

Sıklıkla muayenehane vergileri olarak da sorulduğu için kısa bir notu aktarmakta fayda var. Doktorluk hizmeti karşılığında ödeyeceğiniz vergi, hizmeti nasıl ve nerde sunduğunuza göre değişmez. Özel muayenehanenizde, evinizde veya bir özel hastane çatısı altında hizmetinizi sunabilirsiniz. Vergiler hesaplanırken yalnızca ticari statünüz dikkate alınır.

Doktorlar ne kadar vergi öder

Serbest meslek erbabı olarak faaliyet gösteren doktorların ödeyeceği vergiler: KDV, muhtasar, geçici vergi ve yıllık gelir vergisi.

Limited şirket altında faaliyet gösteren doktorların ödeyeceği vergiler: KDV, muhtasar, geçici vergi ve yıllık gelir vergisi.

 

Uğraş Denetim Serbest Muhasebe & Mali Müşavirlik

https://ugrasdenetim.com/serbest-meslek/serbest-calisan-doktorlarin-muhasebe-ve-vergi-islemleri/

 

Avans Kâr Payları Ne Zaman Beyan Edilir?

Uncategorized

Avans Kâr Payları Ne Zaman Beyan Edilir?

Bu yazımda kendine mahsus bazı özellikleri dolayısıyla, avans kâr dağıtımı yoluyla elde edilen kâr paylarının beyanı üzerinde durmak istiyorum.

Ticaret Kanunu’nun 509. maddesi ile Sermaye Piyasası Kanunu’na tabi olmayan sermaye şirketlerine de avans kâr payı dağıtma olanağı getirilmiş, ancak konunun ayrıntılarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığının çıkartacağı bir Tebliğle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Nitekim söz konusu Bakanlık 9.8.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Kâr Payı Avansı Dağıtımı Hakkında Tebliğ” ile konuyu düzenlemiştir (Bu Tebliğ’de daha sonra 1.9.2018, 5.1.2019 ve 18.1.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan tebliğler ile bazı değişiklikler yapılmıştır).

Anılan tebliğ’de kâr payı avansı, kâr payından mahsup edilmek üzere ara dönem finansal tablolara göre hesaplanan tutar” olarak tanımlanmıştır. Şirketlerin kâr payı avansı dağıtabilmeleri için, şirket genel kurulunca kâr payı avansı dağıtılmasına ilişkin karar alınması ve kâr payı avansı dağıtılacak hesap döneminde hazırlanan üç, altı veya dokuz aylık ara dönem finansal tablolara göre kâr edilmiş olması gereklidir.

Anonim ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde, genel kurulca bu yönde karar alınabilmesi için sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin toplantıda hazır olması, bu nisabın toplantı süresince korunması ve toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğunun kâr payı avansı dağıtılması yönünde kullanılmış olması, limited şirketlerde ise toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğunun kâr payı avansı dağıtılması yönünde olması gereklidir.

İlgili hesap dönemi öncesinde ödenen kâr payı avanslarının, ilgili olduğu yılın net dönem kârından mahsup edilmesi şarttır. Bu işlem yapılmadan, şirket genel kurulunca kâr payı dağıtılmasına ve kâr payı avansı ödenmesine karar verilemez.

Aynı hesap dönemi içinde izleyen ara dönemlerde de kâr oluşması halinde dağıtılacak kâr payı avansı tutarı yukarıda belirtilenlerin yanı sıra önceki ara dönem veya dönemlerde ödenmiş olan kâr payı avansı tutarları da indirilerek hesaplanır. Ödenecek kâr payı avansı, bu şekilde hesaplanan tutarın yarısını geçemez.

Avans kâr payı konusu 1 sayılı Kurumlar Vergisi Uygulama Genel Tebliği’nde de ele alınmıştır. Anılan tebliğde önce stopaj konusu ele alınmış ve “Kurumlar vergisi mükelleflerince avans kâr payı dağıtımı yapılması halinde, dağıtılan kâr payları üzerinden elde edenin hukuki niteliğine göre vergi kesintisi yapılacaktır. Kesilen vergiler, avans kâr payı dağıtımının yapıldığı aya ait muhtasar beyanname ile beyan edilecektir” düzenlemesine yer verilmiştir.

Öte yandan aynı Genel Tebliğ’de; “avans kâr payı dağıtımında kurum ortakları açısından elde etme, kurumun yıllık safi kazancının kesinleşip, kârın nakden veya hesaben dağıtıldığı, diğer bir ifadeyle avansın kâr dağıtım kararı uyarınca dağıtılan kârdan mahsup edildiği tarihte gerçekleşecektir. Şu kadar ki; bu süre, ilgili hesap dönemine ilişkin beyannamenin verilmesi gereken tarihi içeren hesap döneminin sonunu geçemeyecektir.” düzenlemesine yer verilerek avans kâr payını alanlar için menkul sermaye iradı açısından elde etmenin, avans kâr payının dağıtıldığı tarihte değil, avans kâr payının kurumun yıllık safi kazancının kesinleşip, kârın nakden veya hesaben dağıtıldığı, diğer bir ifadeyle avansın kâr dağıtım kararı uyarınca dağıtılan kârdan mahsup edildiği tarihte elde edilmiş sayılacağı ifade edilmiştir. Bu şekildeki ifade, Ticaret Bakanlığı’nca yayınlanmış Kâr Payı Avansı Dağıtımı Hakkında Tebliğ ile de uyumludur.

Bu açıklamalara göre 2023 yılında avans kâr payı alan bir gerçek kişinin bu kâr payını 2023 yılı geliri olarak değil, kurumun nihai kârının ve kâr payının belirlendiği ve bu kâr payından avansın mahsup edildiği 2024 yılına göre (2024 yılında elde ettiği esası ile) 2024 yılı gelirlerinin beyan edildiği 2025 yılı Mart ayında beyan edecektir. 2023 yılında avans kâr payı pay sahibine ödenirken yapılan stopaj da 2025 yılında yapılacak beyanda mahsup konusu edilecektir. Nitekim Gelir Vergisi Kanunu’nun 121. maddesi, stopajların kesildiği yılda değil, ilgili gelirin beyan edildiği yılda mahsup edileceğini hükme bağlamıştır (2025 yılında beyan yapılırken, yararlanılabilecek istisna ve yıllık beyan koşullarının oluşup oluşmadığı konusunu geçen yazımda irdelediğimden burada tekrar etmiyorum).

Nitekim avans kâr paylarının beyanı ve stopajın mahsubu konusundaki idari anlayışta İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 27.2.2013 sayı ve 280 sayılı Özelgesi ile yukarıda açıkladığımız doğrultuda oluşmuştur. Özelge’de yapılan açıklamaya göre; “2012 yılında avans kâr payı dağıtılması halinde, 2013 yılı sonuna kadar kâr dağıtımı için karar alınarak avans kâr paylarının mahsup edilmesi gerekmektedir. Kâr payı elde eden gerçek kişi ortakların elde ettikleri kazancın kanunda belirtilen istisna haddini geçmesi durumunda, 2013 takvim yılına ait gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekmekte olup, 2012 yılında avans kâr payı üzerinden kesilerek beyan edilen vergilerin gelir vergisi beyannamesinde hesaplanan vergiden mahsup edilmesi mümkün bulunmaktadır”. Bu şekilde ortaya konulan idari anlayış, Ticaret Kanunu ve bu kanuna göre çıkartılmış Tebliğ ile de uyumludur.

Bu açıklamalarımız da göstermektedir ki, avans kâr payı alanların hemen izleyen yıl beyanname vererek bir yıl öncesinden gelir vergisi ödemelerine hiç gerek yoktur.

Bumin DOĞRUSÖZ

https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/avans-kar-paylari-ne-zaman-beyan-edilir/737108

 

Enflasyon Düzeltmesi Uygulayan Şirketlerde Esas Alınacak Finansal Tablolar Ve Kâr Dağıtımı

Uncategorized

Enflasyon Düzeltmesi Uygulayan Şirketlerde Esas Alınacak Finansal Tablolar Ve Kâr Dağıtımı

Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298’inci maddesinin (A) fıkrası ile geçici 33’üncü maddesi uyarınca, 2023 hesap dönemi sonunda 31.12.2023 tarihli bilanço enflasyon düzeltmesine tabi tutulacaktır. Öte yandan, Kamu Gözetimi Kurumu (KGK) 23.11.2023 tarihli Duyurusuyla bağımsız denetime tabi veya TMS/TFRS’yi gönüllü uygulayan işletmelerin 31.12.2023 tarihli TMS/TFRS veya BOBİ FRS çerçevesinde enflasyon düzeltmesi yapacaklarını açıklamıştır. Keza, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsaya kote şirketlerin 31.12.2023 hesap dönemine ait yıllık finansal raporlarından başlamak üzere enflasyon düzeltmesine tabi olacağını açıklamıştır.

Vergi kanunları uyarınca yapılacak enflasyon düzeltmesinde; düzeltme öncesi “Geçmiş Yıllar Kârları”“Geçmiş Yıllar Zararları” ve “Dönem Net Karı (Zararı)” hesapları “Enflasyon Düzeltmesi Kâr ya da Zararı Hesabı’na aktarılacaktır. 2023 hesap dönemine ait vergi matrahı, düzeltme öncesi mali tablolara göre tespit edilen kârlar üzerinden hesaplanacaktır. 2023 hesap dönemi sonuna ait bilançonun, enflasyon düzeltmesine tabi tutulmasından kaynaklanan kâr/zarar farkı geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında gösterilecektir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tabi tutulmayacakgeçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmeyecektir.

Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, bağımsız denetime tabi şirketlerde yapılan enflasyon düzeltmesinde oluşacak finansal tablolar ile vergi kanunları uyarınca yapılan enflasyon düzeltmesi sonucu oluşacak finansal tablolar farklı olacak ve buna bağlı olarak gerek dönem karı gerekse geçmiş yıl kâr/zararları farklı olacaktır. Bu durumda gerek dönem karının gerekse varsa geçmiş yıl karlarının dağıtımında ya da yedek akçelerin belirlenmesinde hangi finansal tabloların ve hangi karların dikkate alınacağı belirsizlik taşımaktadır.

Karların dağıtımı ya da yedek akçelerin belirlenmesine ilişkin düzenlemeler Türk Ticaret Kanunu’nda yer almış olup, dağıtılacak kar paylarıyla ilgili ödenmesi gerekecek vergi düzenlemeleri ise vergi kanunlarında yer almıştır. Bu nedenle, vergi idaresince bugüne kadar gerek tebliğ gerekse sirküler bazında enflasyon düzeltmesine ilişkin yapılan açıklamalarda; kâr dağıtımının hangi kara göre (enflasyon düzeltmesi öncesi mi yoksa enflasyon düzeltmesi sonrası mı?) yapılacağı konusuna yer verilmemiş, ancak kar dağıtımı yapılırsa vergisel yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğine ilişkin açıklamalarda bulunulmuştur.

Ticaret Bakanlığı, henüz tebliğ olarak yayımlanmamış olmasına rağmen, konuya ilişkin olarak hazırladığı Tebliğ Taslağı’nda gerek 2023 yılı hesap dönemi finansal tablolarında uygulanacak enflasyon düzeltmesine ilişkin olarak genel kurul ve yönetim organınca esas alınacak finansal tabloların belirlenmesi gerekse dağıtıma esas alınacak karlar konusunda açıklamalarda bulunmuştur. Anılan açıklamalara göre uygulama şöyle olacaktır: 

Esas alınacak finansal tablolar ve kâr dağıtımı

(1) Finansal tablolarını Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından belirlenen standartlara uygun hazırlamak zorunda olan şirketler tarafından Kanunun 88 inci maddesine göre hazırlanan (bağımsız denetim standartlarına göre hazırlanan) enflasyon düzeltmesi uygulanmış finansal tablolar esas alınacaktır.

(2) Birinci fıkra kapsamı dışında kalan şirketlerde, Vergi Usul Kanunu’nun geçici 33’üncü maddesi ile 555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği hükümleri uyarınca enflasyon düzeltmesine tabi tutulan finansal tablolar ile enflasyon düzeltmesine tabi tutulmamış olan finansal tablolar birlikte dikkate alınacaktır. Bu kapsamda; 

  1. a) Kanun veya şirket sözleşmesine göre net dönem kârının esas alındığı;

– kâr ve kazanç payı dağıtımlarında,

– yedek akçe ayrılmasında,

– intifa senedi sahiplerine ödeme yapılması ile

– dönem içerisinde dağıtılmış olan kâr payı avansına ilişkin hesaplamalarda

enflasyon düzeltmesi uygulanmamış finansal tablolar,

  1. b) Serbest yedek akçelerden ve dağıtılabilir diğer kaynaklardan zarar mahsubu sonrasında kalan değerlerden;

– Kâr payı dağıtımı yapılması,

– Sermaye artırımı ve azaltımı,

– Birleşme,

– Bölünme,

– Tür değişikliği,

– Sermaye kaybı ve

– Borca batık olma,

durumlarının tespitinde enflasyon düzeltmesi uygulanmış finansal tablolar, esas alınacaktır.

Ancak, birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki şirketlerde, dağıtılması öngörülen kâr payı tutarı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nu hükümlerine göre enflasyon düzeltmesi uygulanmış finansal tablolarda bulunan kâr dağıtımına konu kaynakların toplamını aşamayacaktır.

(Serbest yedek akçe; kanuni yedek akçelerin sermayenin veya çıkarılmış sermayenin yarısını aşan kısmı ile kanun ve sözleşme gereği ayrılanlar dışında genel kurulca ayrılmasına karar verilen yedek akçeleri ifade etmektedir.

Kâr payı ise: net dönem kârı veya serbest yedek akçeler üzerinden ortaklara ve kâra katılan diğer kimselere genel kurulca dağıtılmasına karar verilen tutarı ifade etmektedir.)

Başka bir deyişle, gerek bağımsız denetime tabi gerekse tabi olmayan şirketlerde;

– Yedek akçe ayrılmasında, enflasyon düzeltmesi uygulanmamış finansal tablolardaki net dönem kârı,

– Kâr payı dağıtımında ise, enflasyon düzeltmesi uygulanmış finansal tablolarda bulunan kâr dağıtımına konu kaynakların toplamını (net dönem karı ve serbest yedek akçeler toplamını) aşmamak kaydıyla, enflasyon düzeltmesi uygulanmamış finansal tablolardaki net dönem kârı ve/veya serbest yedek akçeler esas alınacaktır.

Yapılan bu açıklamalardan; şayet enflasyon düzeltmesi sonucunda zarar oluşmuşsa ve enflasyon düzeltmesi öncesinde finansal tabloda yer alan geçmiş yıl karları veya dönem kârı bu zarar sonucu yok olmuşsakar payı dağıtılamayacak anlamı çıkmaktadır.

Kâr payı dağıtımı konusu, bu düzenleme tebliğ olarak yayımlansa bile, halen tartışmaya açık olup, gerek 2023 yılı içinde geçmiş yıl karlarını dağıtanlar ve gerekse 2024 yılında henüz bu tebliğ yürürlüğe girmeden geçmiş yıl karlarını ve/veya 2023 yılı karlarını dağıtanlarla henüz dağıtmamış olanlar arasında farklı uygulama yaratmış olacaktır. Kanımızca, Gelir İdaresinin Sirkülerinde açıklandığı gibi, enflasyon düzeltmesi öncesi finansal tablolara göre ortaya çıkan 2023 yılı dönem karı ya da geçmiş yıl kârları dağıtılmak istenirse, yapılacak dağıtımla ilgili vergisel yükümlülükler yerine getirilmek kaydıyla, bu dağıtım yapılabilmelidir.

Akif AKARCA / Dr.Mehmet ŞAFAK

https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/enflasyon-duzeltmesi-uygulayan-sirketlerde-esas-alinacak-finansal-tablolar-ve-kar-dagitimi/737109

 

Enflasyon Düzeltmesinde Yeni Dönem Başladı.

Uncategorized

Enflasyon Düzeltmesinde Yeni Dönem Başladı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart 2024 ayı için Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksini (Yİ-ÜFE) ilan etti. Bununla birlikte, uzun süreden sonra ilk defa yapılan 2023 yıl sonu enflasyon düzeltmesinin devamında, 01.01.2024-31.03.2024 dönemi için yeni dönem başladı.

İçinde bulunduğumuz şu zaman diliminde, uzun süreden sonra şartları olgunlaşan ilk defa enflasyon düzeltmesini ve hem de bu işlemin peşi sıra olgunlaşması beklenen sürekli enflasyon düzeltmesini yapacağız. Süreç dikenli, bu yüzden iyi bir yol haritasına ihtiyacımız var. Sürekli enflasyon düzeltmesi olarak da ifade ettiğimiz bu yeni dönemde yapılacak işlemler, ilk defa yapılan enflasyon düzeltmesine göre önemli farklılıklar içeriyor. Bunlara yazımızın devamında değineceğiz ama önce yeni dönemde kullanılacak katsayılara kısaca bir göz atalım.

Kullanılacak Katsayılar

Basit Ortalama Katsayısı1,05476
Mart 2024 Yİ-ÜFE / {(Mart 2024 Yİ-ÜFE + Aralık 2023 Yİ-ÜFE) / 2} formülüyle hesaplanır.

Taşıma Katsayısı1,11587
Mart 2024 Yİ-ÜFE / Aralık 2023 Yİ-ÜFE formülüyle hesaplanır.

Düzeltme Katsayısı:
Mart 2024 Yİ-ÜFE / İlgili Ay Yİ-ÜFE formülüyle hesaplanır.

Buna göre;
 Ocak 2024 Düzeltme Katsayısı: Mart 2024 Yİ-ÜFE / Ocak 2024 Yİ-ÜFE = 1,07155
 Şubat 2024 Düzeltme Katsayısı: Mart 2024 Yİ-ÜFE / Şubat 2024 Yİ-ÜFE = 1,03295
 Mart 2024 Düzeltme Katsayısı: Mart 2024 Yİ-ÜFE / Mart 2024 Yİ-ÜFE = 1
Olarak hesaplanmaktadır.

Sürekli Enflasyon Düzeltmesinde Neler Değişiyor?

Esasen kuyumcular 2024 yılından bu yana her üç ayda bir sürekli enflasyon düzeltmesi yapıyorlar. Şimdi geri kalan geniş kesim de tıpkı kuyumcular gibi sürekli enflasyon düzeltmesi yapacaklar.

Kuyumculara çok benzemekle beraber arada hiç fark yok diyemeyiz bazı farklar var. Bu farkları kısaca 2023 yıl sonu enflasyon düzeltmesinin vergisiz olmasından kaynaklanan farklar olarak adlandırabiliriz. (Örneğin; amortismana tabi olmayan kıymetlerin zararına satışı, geçmiş yıl kârlarının dağıtılması, geçmiş yıl zararlarının mahsubu gibi özel konular farklı uygulanacak)

Şimdi ilk defa (2023 yıl sonu) yapılan enflasyon düzeltmesiyle, sürekli (2024/I. Geçici Vergi) yapılan enflasyon düzeltmesi arasındaki farklara değinelim.

1- Ön Bilançonun Hazırlanması

Ön bilanço: Düzeltme öncesi bilançodur. 2023 yıl sonu bilançolarının düzeltilmesinde kullanılan yöntem değişecek bu kez ön bilanço farklı hazırlanacaktır.

Üçer aylık dönemler halinde sürekli yapılan enflasyon düzeltmesinde ön bilanço; dönem sonu işlemleri (dönem amortismanları hariç) yapıldıktan sonra üretilen ve dönem kâr/zararı geçici olarak hesaplanmış ama enflasyon düzeltmesi uygulanmamış bilançoya denir.

Dönem amortismanları, enflasyon düzeltmesi yapıldıktan sonra yeni değerler üzerinden hesaplanacaktır. Dönem kâr/zararı da enflasyon düzeltmesi yapıldıktan sonra 698 hesabın bakiyesinde göre, dönem amortismanları yeni değeri üzerinden ayrılıp gider yazıldıktan sonra yeniden hesaplanacaktır.

2- Taşıma Katsayısının Kullanılması

İlk yapılan enflasyon düzeltmesinde, Yİ-ÜFE endeksi, Aralık 2004 dönemine kadar gidebilir, sürekli yapılan enflasyon düzeltmesinde ise en fazla üç ay öncesine gidebilecektir.

İlk defa yapılan enflasyon düzeltmesinde kullanılan popüler katsayı düzeltme katsayısıydı. Bir işletmenin bilançosunda görülen kıymetlerin çoğunlukla üç ay önceden değişmeden geldikleri düşünüldüğünde, sürekli yapılan enflasyon düzeltmesinin popüler katsayısı taşıma katsayısı olacaktır.

Taşıma katsayısı; kıymetleri bir önceki (üç ay önceki 31.12.2023 tarihli) bilançodan, günümüz (31.03.2024 tarihli) bilançosuna taşımak için kullanılan bir katsayıdır.

Sadece son üç ayda yaşanan değişiklikler için ise düzeltme katsayısı kullanılacaktır. Düzeltme katsayısı sadece bu ay veya bir ya da iki ay önceki aylarda yapılan kıymet girişleri için kullanılacağı için taşıma katsayısına eşit veya ondan büyük olamayacaktır.

3- Birikmiş Amortismanların Hesaplanması

Birikmiş amortismanlar iki işlemde hesaplanacaktır:
1) Önceki bilançoda yer alan birikmiş amortismanların taşınması (A),
2) Bu dönem amortismanlarının, enflasyon düzeltmesi uygulanmış yeni değer üzerinden hesaplanması (B).

İlk defa yapılacak enflasyon düzeltmesinde «698 Enflasyon Düzeltme Hesabı» bakiyesi geçmiş yıl kar/zarar hesabına atılmaktaydı. Sürekli yapılan enflasyon düzeltmesinde ise 648/658 Hs. kanalıyla dönem kar/zarar hesabına atılacaktır.

Yukarıda sayılan (A) işlemi 698 hesaba, (B) işlemi ise dönem kâr/zarar hesabına aktarılacaktır. Enflasyon düzeltmesi uygulanmış bilançoda yer alacak olan birikmiş amortismanlar; yukarıdaki (A) ve (B) işlem sonuçlarının toplamıyla oluşacaktır.

4- Sıfırlanmış Kalemler

İlk yapılan enflasyon düzeltmesinde sıfırlanacak birçok kalem bulunmaktaydı. Bunlar:
522 Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışları (Varsa 523 de dahil)
526 Demirbaş Makine ve Teçhizat Özel Karşılık Hesabı (31.12.2023 veya öncesinde B. Amortismanlara atılmalıydı)
570 Geçmiş Yıl Kârları
580 Geçmiş Yıl Zararları (-)
590 Dönem Net Kârı
591 Dönem Net Zararı (-)

Şimdi bu kalemlerin sürekli yapılacak enflasyon düzeltmesindeki durumuna bakalım:
Bilançoda olmayacak kalemler:

Sürekli yapılacak enflasyon düzeltmesi ön bilançosunda aşağıdaki kalemler zaten bulunmayacaktır:
522 Maddi Duran Varlık Yeniden Değerleme Artışları (ve 523 Hs.)
526 Demirbaş Makine ve Teçhizat Özel Karşılık Hesabı

Bilançoda olacak ve sıfırlanmayacak kalemler:

Aşağıdaki diğer hesaplar da enflasyon düzeltmesi sırasında sıfırlanmayacaktır.
570 Geçmiş Yıl Kârları
580 Geçmiş Yıl Zararları (-)
590 Dönem Net Kârı
591 Dönem Net Zararı (-)

5- Geçmiş Dönem Kârları/Zararları Tutarının Düzeltilmesi

Bu hesaplardan geçmiş yıl kârları/zararları hesabı, ilk sürekli enflasyon düzeltmesinde tek (ya geçmiş kârları ya da geçmiş yıl zararları) olacaktır. İlerleyen yıllarda yine geçmiş yıl kârları ve geçmiş zararları aynı bilançoda aynı anda yer bulabilir.

Geçmiş yıl kâr/zararı 31.02.2023-31.03.2024 arası dönem için taşıma katsayısıyla çarpılarak enflasyon düzeltmesine tabi tutulacaktır.

Örneğin: İşletmenin 2023 yıl sonu enflasyon düzeltmesi öncesinde “570 Geçmiş Yıl Kârları” hesabında 150.000.-TL var ve yapılan enflasyon düzeltmesi sonrasında bu rakam 200.000.-TL olarak hesaplanmış ise yeni değer olan bu 200.000.-TL, üç ay sonraki 31.03.2024 tarihli bilançonun enflasyon düzeltilmesinde taşıma katsayısıyla çarpılacak rakam olacaktır.

6- Dönem Net Kârı/Zararının Hesaplanması

Bu hesaplardan dönem net kâr/zarar hesabı zaten yapısı gereği öteden beri bir dönemde tek (ya kâr ya zarar) oluşmaktadır.

Bu hesabın enflasyon düzeltmesi işlemleri dört aşamada gerçekleşecektir:
Birinci aşama: Enflasyon düzeltmesine başlamadan evvel dönem sonu işlemleri (dönem amortismanları hariç) yapılacak ve dönem kâr/zararı bulunacaktır.
İkinci aşama: Enflasyon düzeltmesi yapıldıktan sonra “698 Enflasyon Düzeltme Hesabı” bakiyesi “648 Enflasyon Düzeltmesi Kârları” veya “658 Enflasyon Düzeltmesi Zararları (-)” hesabından dolaşarak dönem kâr/zarar hesabına atılacaktır.
Üçüncü aşama: Enflasyon düzeltmesi yapıldıktan sonra, amortismana tabi kıymetlerin, düzeltilmiş yeni değerleri üzerinden dönem amortismanları ayrılacak ve bunlar da amortisman gider (740-760-770) hesaplarını dolaşarak dönem kâr/zarar hesabına atılacaktır.
Dördüncü aşama: Bulunan yeni dönem dönem kârı üzerinden vergi karşılığı ayrılacak ve böylece dönem net kârı bulunacaktır.

7- Toplulaştırılmış Yöntemler

Stokların çeşitliliği, işlem hareketlerinin yoğunluğu dikkate alındığında gerçek yönteme göre daha pratik sayılabilecek toplulaştırılmış yöntemlere ihtiyaç duyulmuştu. Bu yöntem sadece stoklara uygulanmaktaydı. Bu yöntemler biraz değişiklikle uygulanmaya yine devam edecektir. Bu değişikliklerde biri; seçilen yöntemlerden üç yıllık dönüş yasağı başlıyor.

İlk enflasyon düzeltmesinde toplulaştırılmış yöntem olarak «Dönem Ortalama Düzeltme Katsayısı (Basit Ortalama Yöntemi)» veya «Stok Devir Hızı Yöntemi» kullanılmaktaydı.

Stok Devir Hızı Yöntemi Artık Yok!

«Stok Devir Hızı Yöntemi»; Stok devir hızına göre ortalama stokta kalma süresi, buna göre 31/12/2023 tarihli bilançoda görünen stokların hangi aydan kaldığı ve bu aya ilişkin düzeltme katsayısı ile 31/12/2023 tarihli bilançoda görünen stoklara ait tutarın çarpılması suretiyle düzeltmedir.

Stok devir hızı yöntemi kullanıldığında, düzeltilecek bilançoda görünen stokların çok eski aylardan kaldığı sonucu ile karşılaşılabilmektedir. Örneğin dönem başı ve dönem sonu stoku 100.000.-TL, dönem içinde satılan malın maliyeti 200.000.-TL olan stoğun 182 gün (6 ay) önceden kaldığı hesaplanmaktadır.

Bu durumda, 31.03.2024 tarihli bilançoyu düzeltilirken stoğun Eylül 2023 ayından kaldığını varsaymak gerekir. Oysa 31.12.2023 tarihinde zaten düzeltme yapmış olacağımıza göre Eylül-Aralık 2023 arasındaki süre için mükerrer düzeltme söz konusu olacaktır. Bu nedenle, uzun süre sonra ilk kez yapılan enflasyon düzeltmesinde kullanılan bu yöntemi üç ayda bir yapılan sürekli enflasyon düzeltmesinde kullanamayız.

Hareketli Ağırlıklı Ortalama Yöntemi Geldi

Sürekli yapılacak düzeltmelerde, «Stok Devir Hızı Yöntemi» yerine, «Hareketli Ağırlıklı Ortalama Yöntemi» kullanılır.

Hareketli ağırlıklı ortalama düzeltme katsayısı; enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş dönem başı stoğun ilgili dönemin sonuna taşınmış değeri ile dönem içi alış ve giderlerin enflasyon düzeltmesine tâbi tutulmuş değerleri toplamının, dönem başı stok ile dönem içi alış ve giderlerin enflasyon düzeltmesine esas alınacak tutarlarının toplamına bölünmesi ile bulunan katsayıyı ifade eder. (Mükerrer Madde 298/A-2-h-ab)

Stokların düzeltilmesinde mümkün olduğunca alt ayrıma giderek düzeltme işleminin gerçekleştirilmesi esastır. Ancak, hareketli ağırlıklı ortalama düzeltme katsayısı kullanarak düzeltme işlemini gerçekleştirecek olan mükellefler, diledikleri takdirde defteri kebir hesabı bazında da anılan düzeltme işlemini gerçekleştirebilirler. Düzeltme işleminde alt ayrım yerine defteri kebir hesabı bazında düzeltme yapmayı tercih edenler, seçtikleri bu yöntemden de 3 yıl boyunca dönemeyeceklerdir.

8- E-Beyannamelere Eklenecek Bilanço

Uzun süreden sonra ilk defa (31.12.2023 tarihli bilançolarda) yapılacak enflasyon düzeltmesinde verilecek e-beyanname ekinde “Önceki Dönem” ve “Cari Dönem” bilançolarının yanında bir tane de “Enflasyon Düzeltmesi Sonrası Cari Dönem” bilançosu verilecektir.

Öteden beri enflasyon düzeltmesi yapan kuyumcular (bu dönemde ilk defa değil de sürekli enflasyon düzeltmesi yaptıkları için) her üç bilançoyu da “Enflasyon Düzeltmesi Sonrası” olarak vereceklerdir. Bir başka ifade ile kuyumcularda “Cari Dönem” bilançosu ile “Enflasyon Düzeltmesi Sonrası Cari Dönem” bilançosu birbirinin aynı olacaktır.

Takip eden yıllarda verilecek e-beyanname ekinde sadece “Önceki Dönem” ve “Cari Dönem” bilançoları olacak ve bunlar “Enflasyon Düzeltmesi Sonrası” olarak verilecektir.

Sürekli (31.03.2024 tarihli bilançolarda) yapılacak enflasyon düzeltmesinde ise verilecek e-beyanname ekinde sadece “Cari Dönem” bilançosu olacak ve bu “Enflasyon Düzeltmesi Sonrası” bilanço olarak verilecektir.

İşletme Defterinden Bilançoya Geçiş

Sosyal medya platformlarında; “İşletme defterinden 2024 yıl başı itibarıyla bilanço usulüne geçen mükelleflerin enflasyon düzeltmesi yapmasına gerek yoktur, haliyle ilk geçici de enflasyon muhasebesi ile karşılaşacaktır.” şeklinde paylaşımlar gözlenmektedir.

Bu yanılgıyı da bu vesile ile düzeltmek isteriz.

İşletme defteri esasında iken satışlarından dolayı 2024 yılı başından bilanço esasına geçen mükellefler, 2023 yılı gelir vergisi beyanlarını normal defter beyan sistemi (DBS) üzerinden gönderecek olup burada problem yoktur.

İşletme defterinden 2024 yıl başı itibarıyla bilanço usulüne geçen mükelleflerin durumuyla ilgili olarak V.U.K. 555 Seri No.lu Tebliğin Madde 8/(8) hükmünde; “Ancak, 31/12/2023 tarihi itibarıyla faal olup, 2024 takvim yılı veya sonrasında ilk defa bilanço esasına geçen mükellefler ilk düzeltme işlemlerini bilanço esasına geçtikleri tarih itibarıyla geçici 33 üncü madde ve bu Tebliğin üçüncü bölümüne göre; daha sonraki düzeltme işlemlerini de mükerrer 298 inci maddenin (A) fıkrası ve bu Tebliğin dördüncü bölümüne göre yapacaklardır. denilmektedir.

Bu hükme göre bilanço esasına geçilen tarih olan 01.01.2024 tarihi itibarıyla enflasyon düzeltmesi yapılacak ve bu düzeltme işleminde uzun süreden sonra ilk defa yapılacak enflasyon düzeltmesi hükümleri uygulanacaktır.

Örneğin; işletme defteri esasında iken satışlarından dolayı bilanço esasına geçen mükellef ilk açılış bilançosunda, mevcut stoğun maliyeti 100.000.-TL ise bu bilançoyu enflasyon düzeltmesi uygulayarak düzeltme sonucu bulunan 125.000.-TL üzerinden 01.01.2024 tarihli açılış bilançosunda gösterecektir. Örneğe devam edelim; bu malı 5 Ocak 2024 tarihinde 145.000.-TL’na satarsa, yaptığı bu satışın kârını (145.000-100.000=) 45.000.-TL değil, bu yeni rakamı maliyet kabul ederek (145.000-125.000=) 20.000.-TL olarak hesaplayacaktır.

İlk geçici vergi beyannamesinde ise yapılacak enflasyon düzeltmesini sürekli yapılan enflasyon düzeltmesi hükümlerine göre yapacaklardır. Yukarıdaki örnekte sözü edilen stok satılmamış ise taşıma katsayısının uygulanacağı düzeltmeye esas tutarı eski 100.000.-TL değil, açılış bilançosunda yapılan enflasyon düzeltmesi sonucu bulunan 125.000.-TL olacaktır.

Sonuç

2023 Yılı Gelir vergisi beyannamesi 05.04.2024 günü sonuna kadar uzatılmıştır. 2023 Takvim yılı hesap dönemine ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi uzatma olmazsa 30.04.2024 günü sonuna kadar verilecektir.

Yıllık gelir-kurumlar vergisi beyannamelerinde, ilk defa enflasyon düzeltmesi uygulanacak, ancak vergileme enflasyon düzeltmesi öncesi bilançoya göre yapılacaktır.

Öte yandan 2024/I. Geçici vergi beyannameleri uzatma olmazsa 17.05.2024 günü sonuna kadar beyan edilmiş ve ödenmiş olacaktır. Bu beyannamelerde, sürekli enflasyon düzeltmesi uygulanacak, vergileme ise enflasyon düzeltmesi uygulanmış bilançoya göre yapılacaktır.

Sürekli olarak yapılacak enflasyon düzeltmesi sadece üç aylık dönemi kapsadığı için ve tüm veriler ilk defa yapılan enflasyon düzeltmesinde zaten temin edilip bilgisayara girildiği için nispeten daha kolay olacaktır.

Diğer yandan araya Ramazan Bayramı tatili de girmektedir. Kamu çalışanları, bayramda 6 Nisan Cumartesi günü başlayıp 14 Nisan Pazar sona eren 9 günlük tatil yapabilecektir.

Dolayısıyla; serbest meslek mensupları nezdinde, ilk geçici vergi beyannamesinin verileceği son süreye kadar, enflasyon düzeltmesi konusu popülerliğini koruyacaktır.

Gürol DEMİR

https://atcuniverse.com/blog-single/3071/Enflasyon_Duzeltmesinde_Yeni_Donem_Basladi

Kurumlar Vergisi Beyannamesi ve Kurum Geçici Vergi Beyannamesi Değişiklikleri

Uncategorized

Kurumlar Vergisi Beyannamesi ve Kurum Geçici Vergi Beyannamesi Değişiklikleri

Numara : 39
Tarih : 2.4.2024

VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2024/39

KONU: Kurumlar Vergisi Beyannamesi ve Kurum Geçici Vergi Beyannamesi Değişiklikleri

Gelir İdaresi Başkanlığınca, 2023 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilmesi gereken “Kurumlar Vergisi Beyannamesi” ve 2024/1. dönem kurum geçici vergi beyannamesi uygulamaya açılmıştır.

Güncellenen beyannamelerde yapılan değişiklikler aşağıdaki gibidir:

  1. A) KURUMLAR VERGİSİ BEYANNAMESİ DEĞİŞİKLİKLERİ

2023 Yılı kazançlarının beyan edileceği Kurumlar Vergisi Beyannamesinde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.

  1. “Kazanç ve İlaveler” kulakçığının “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
İstisna/İndirim Kodu Eski Açıklama Yeni Açıklama
298 İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-3) (GSYF ve GSYO’lardan) İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-3) (GSYO’ların hisse senetlerinden elde ettikleri kar payları ve katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler ile bu fonların katılma paylarının değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları)
300 İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-5) (GSYF, GYO’lar ve diğer yatırım fonlarına katılma paylarının değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları) İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-5) (Diğer yatırım fonlarına katılma paylarının değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları)
385 (YENİ) Yurtdışı İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-b) (Ödenmiş sermayenin en az %50’sine sahip olunmak suretiyle iştirak edilen yurt dışı kurumlardan elde edilen ve yarısı istisna kapsamında olan kazançlar)
386 (YENİ) ÇVÖA kapsamında istisna olarak beyan edilen iştirak kazançları
  1. “Kazanç ve İlaveler” kulakçığının “Kazancın Bulunması Halinde İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümüne aşağıdaki istisna/indirim kodları eklenmiştir.
İstisna/İndirim Kodu Açıklama
460 Sponsorluk Harcamaları (K.V.K. Mad. 10/1-b) (Profesyonel spor dalları)
461 Sponsorluk Harcamaları (K.V.K. Mad. 10/1-b) (Amatör spor dalları)
462 Türkiye Kızılay Derneğine Yapılan Nakdi Bağış ve Yardımlar (KVK Mad.10/1-f)
463 Türkiye Yeşilay Cemiyetine Yapılan Nakdi Bağış ve Yardımlar (KVK Mad.10/1-f)
464 Aile ve Gençlik Fonuna yapılan bağış ve yardımlar (7474 s. Kanun Mad. 6)
465 Afet Yeniden İmar Fonuna yapılan bağış ve yardımlar (7441 s. Kanun Mad. 7)
466 Uludağ Alan Başkanlığına yapılan bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamaları (7432 s. Kanun Mad.8)
467 İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumların elde ettikleri kazançlarda indirim (10/1-i)
  1. Vergi Bildirimi” kulakçığında bulunan

– 7440 sayılı Kanunun Geçici 1 inci Maddesi Kapsamında Kurumlar Vergisine Yönelik Artırılan Matrah

– Toplam Kurumlar Vergisi Matrahı

– Ödenmesi Gereken Ek Vergi

kaldırılmıştır.

  1. Ek Vergi Bildirimi” kulakçığı kaldırılmıştır.
  2. Enflasyon düzeltmesine tabi tutulacak mali tablolar ve yapılacak düzeltme işlemlerinin usul ve esasları 30/12/2023 tarihli ve ikinci mükerrer 32415 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 555 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile belirlenmiştir. 20.02.2024 tarihinde ise 165 No.lu Sirküler ile uygulamaya yönelik açıklamalar yapılmıştır. Buna istinaden:
  3. “Ekler” kulakçığında yer alan “Ayrıntılı Bilanço ve Ayrıntılı Gelir Tablosu”, “Tek Düzen Hesap Planı” bölümündeki “Aktif” ve “Pasif” tablolarına, “Enflasyon Düzeltmesi Sonrası Cari Dönem” sütunu eklenmiştir.
  4. “Ekler” kulakçığına “Farklı Muhasebe Tekniği Kullanan Kurumlarda Enflasyon Düzeltmesi” tablosu eklenmiştir.
  5. “Ekler” kulakçığında yer alan “Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Elde Edilen Kazançlar” tablosunda aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
İstisna/İndirim Kodu Kodu Açıklama Açıklama
88 Çankırı Teknoloji Geliştirme Bölgesi
89 Giresun Teknoloji Geliştirme Bölgesi
90 İTÜ Teknopark Teknoloji Geliştirme Bölgesi
91 Kadir Has Üniversitesi Silivri Teknoloji Geliştirme Bölgesi

“55” kodlu Muallimköy Teknoloji Geliştirme Bölgesi”, “Bilişim Vadisi Teknoloji Geliştirme Bölgesi” olarak güncellenmiştir.

  1. “Ekler” kulakçığında yer alan “Teknogirişim Sermaye Desteği” tablosunda bulunan “Teknoloji Bölgeleri” sütunu kaldırılmıştır.
  2. “Ekler” kulakçığına “KVK 5/1-a Maddesine Göre Yurtiçi İştirak Kazancı İstisnasına İlişkin Bilgiler” tablosu eklenmiştir. “Kazanç ve İlaveler” kulakçığının “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde yeralan 297, 298, 299, 300, 306 ve 307 no.lu satırlara bilgi girişi yapılması durumunda bu tablonun doldurulması gerekmektedir.
  3. “Ekler” kulakçığına “KVK 5/1-b Maddesine Göre Yurt Dışı İştirak Kazancı İstisnasına İlişkin Bilgiler” tablosu eklenmiştir. “Kazanç veİlaveler” kulakçığının “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde yer alan “317 kodlu Yurtdışı İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-b)” satırına bilgi girişi yapan mükelleflerin bu tabloya doldurmaları gerekmektedir.
  4. “Ekler” kulakçığına “KVK 5/1-c Maddesine Göre Yurt Dışı İştirak Satış Kazancı İstisnasına İlişkin Bilgiler” tablosu eklenmiştir. “Kazanç ve İlaveler” kulakçığının “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde yer alan “318 kodlu Tam Mükellef Anonim Şirketlerin Yurtdışı İştirak Hisseleri Satış Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-c)” satırına bilgi girişi yapan mükelleflerin bu tabloya doldurmaları gerekmektedir.
  5. “Ekler” kulakçığına “KVK 5/1-g maddesine Göre Şube Kazancı İstisnasına İlişkin Bilgiler” tablosu eklemiştir. “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde yer alan “322 kodlu Yurtdışı Şube Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-g)” satırına bilgi girişi yapan mükelleflerin bu tabloya doldurmaları gerekmektedir.
  6. “Kazanç ve İlaveler” kulakçığının “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde yer alan318 kodlu Tam Mükellef Anonim Şirketlerin Yurtdışı İştirak Hisseleri Satış Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-c), 319 kodlu Emisyon Primi Kazancı (K.V.K. Mad. 5/1-ç), 311 kodlu Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Elde Edilen Kazançlar (Yönetici Şirketler) istisnalarındananonim şirketler dışındaki mükelleflerin yararlanması engellenmiştir.
  7. B) 2024/1 VERGİLENDİRME DÖNEMİNE İLİŞKİN KURUM GEÇİCİ VERGİ BEYANNAMESİ DEĞİŞİKLİKLERİ

2024/1 Kurum Geçici Vergi Beyannamesinde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.

  1. “Kazanç ve İlaveler” kulakçığının “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümünde aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
İstisna/İndirim Kodu Eski Açıklama Yeni Açıklama
298 İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-3) (GSYF ve GSYO’lardan) İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-3) (GSYO’ların hisse senetlerinden elde ettikleri kar payları ve katılma paylarının fona iadesinden doğan gelirler ile bu fonların katılma paylarının değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları)
300 İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-5) (GSYF, GYO’lar ve diğer yatırım fonlarına katılma paylarının değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları) İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-a-5) (Diğer yatırım fonlarına katılma paylarının değerlenmesinden kaynaklanan değer artış kazançları)
388 (YENİ) Yurtdışı İştirak Kazançları (K.V.K. Mad. 5/1-b) (Ödenmiş sermayenin en az %50’sine sahip olunmak suretiyle iştirak edilen yurt dışı kurumlardan elde edilen ve %50’si istisna kapsamında olan kazançlar)

Diğer taraftan

– “361 kodlu Yurt dışı iştirak hissesi satış kazancı (7143 sayılı Kanun 10/13 md.)”

– “362 kodlu Yurt dışı iştirak kazançları (7143 sayılı Kanun 10/13 md.)”

– “363 kodlu Yurt dışı şube kazançları (7143 sayılı Kanun 10/13 md.)”

– “364 kodlu Yurt dışı tasfiye kazançları (7143 sayılı Kanun 10/13 md.)”

satırları kaldırılmıştır.

  1. “Kazanç ve İlaveler” kulakçığının “Kazancın Bulunması Halinde İndirilecek İstisna ve İndirimler” bölümüne aşağıdaki istisna/indirim kodları eklenmiştir.
İstisna/İndirim Kodu Açıklama
460 Aile ve Gençlik Fonuna yapılan bağış ve yardımlar (7474 s. Kanun Mad. 6)
461 Afet Yeniden İmar Fonuna yapılan bağış ve yardımlar (7441 s. Kanun Mad. 7)
462 Uludağ Alan Başkanlığına yapılan bağış ve yardımlar ile sponsorluk harcamaları (7432 s. Kanun Mad. 8)

Diğer taraftan, “111 kodlu VUK 325/A’ya Göre Girişim Sermayesi Fonu Olarak Ayrılan Tutarlar(KVK Mad. 10/1-g)” satırı kaldırılmıştır.

  1. “Ekler” kulakçığında yer alan “Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Elde Edilen Kazançlar” tablosunda aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır.
İstisna/İndirim Kodu Kodu Açıklama Açıklama
191 Çankırı Teknoloji Geliştirme Bölgesi
192 Giresun Teknoloji Geliştirme Bölgesi
193 İTÜ Teknopark Teknoloji Geliştirme Bölgesi
194 Kadir Has Üniversitesi Silivri Teknoloji Geliştirme Bölgesi
  1. “Ekler” kulakçığındaki “Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler” tablosunda bulunan

– “6736 s.K. kapsamında oluşan KKEG”

– “7143 s.K. kapsamında oluşan KKEG”

satırları kaldırılmıştır.

  1. 2024 yılı vergilendirme döneminden itibaren geçici vergi beyanlarındaTek Düzen Hesap Planı kullanan mükelleflerin cari döneme ilişkin bilanço bilgilerini beyan etmelerigerekmektedir. Buna istinaden “Ekler” kulakçığına “ Bilanço ” başlığı altına “Aktif” ve “Pasif” tabloları eklenmiştir.

https://www.verginet.net/dtt/11/Vergi-Sirkuleri-2024-39.aspx

 

Seçim sonrası yoğun bir Nisan ayı bizi bekliyor

Uncategorized

Seçim sonrası yoğun bir Nisan ayı bizi bekliyor, bayram öncesi iyi çalışıp bayramda bayram yapabilmek en güzeli olur.
Vergide enflasyon çalışmaları devam ediyor. Gelir vergisi beyannamesinin uzaması, kurumlar vergisi beyannamesi ve enflasyon muhasebesi için beklentilere yol açtı. Ancak, son güne bırakmamak önemli çünkü teknik konular var. Ayrıca, vergi yargısı alanında Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’ın aldığı kararlar da önemli başlıklar altında bulunmaktadır.
Bu bültenimizde ayrıca aşağıdaki konulardan bahsettik:
-GİB Kurumlar Vergisi için Beyan Rehberini yayımladı,
-SPK halka açılacak şirketlere ilişkin limitlere Ar-Ge ve Teknoloji ayarı yapmıştır,
-TCMB, faizleri 5 puan daha artırdı,
-Batı Anadolu Serbest Bölgesi açılmıştır,
-EPDK, elektronik teminat sistemine ilişkin takvimi belirledi,
-Ticaret Bakanlığı enflasyon düzeltmesinin bilançolara etkisi ve dikkate alınacak finansal tablolar hakkında bir Tebliğ Taslağı hazırlamıştır,
-TCMB, 1 Nisan 2024’te iskonto ve avans faiz oranını artırmıştır,
-Devlet yeşil çimento uygulamasına geçiyor,
-Kripto Varlıklar Hakkında KGK düzenleme taslağı yayımlandı.

https://www.linkedin.com/posts/saban-kucuk-6802b911_nisan-2024-mali-geli%C5%9Fmeler-activity-7180813411117645824-zhEf/?utm_source=share&utm_medium=member_android

Sanayi İşletmelerinin 2023 Yılına Ait “Yıllık İşletme Cetvellerini” Nisan Ayı Sonuna Kadar Elektronik Ortamda Bildirmeleri Gerekiyor

Uncategorized

BBDAS/2024-51-Sanayi İşletmelerinin 2023 Yılına Ait “Yıllık İşletme Cetvellerini” Nisan Ayı Sonuna Kadar Elektronik Ortamda Bildirmeleri Gerekiyor

Tarih   : 01.04.2024

Sayı    : BBDAS/2024-51

Konu  : Sanayi İşletmelerinin 2023 Yılına Ait “Yıllık İşletme Cetvellerini” Nisan Ayı Sonuna Kadar Elektronik Ortamda Bildirmeleri Gerekiyor


1- Yasal Düzenleme Ve Bildirim Zorunluluğunun Kapsamı:

 
Bilindiği üzere; 6948 Sayılı Kanun’un;
  • 2. Maddesi gereği, sanayi işletmelerinin üretim faaliyetlerine başladıktan sonra 2 ay içinde Sanayi Sicil Bilgi Sistemi’ne kayıt olması zorunludur. Her üretim yapılan yerin ayrı ayrı kaydedilmesi gerekmektedir.
  • Sanayi Sicil Bilgi Sistemi’ne kayıt yapılan her işletme adına Sanayi Sicil Belgesi düzenlenir. Veriliş tarihi itibariyle Sanayi Sicil Belgesi 2 yılda bir vize yapılır.
  • 4. Maddesi gereği sanayi işletmelerinin faaliyetlerine son vermeleri, ara vermeleri, yeniden üretime başlaması ve verilen bilgilerde değişiklik olması durumlarında 1 ay içinde Bakanlığa (il Müdürlüğüne) bilgi verilmesi zorunludur.
  • 5. Maddesi gereği; sanayi sicile kayıtlı işletmelerin bir önceki yıla ait faaliyetlerini içeren bilgilerin yer aldığı “Yıllık İşletme Cetvelini” her yılın ilk dört ayı içerisinde; 1 Ocak-30 Nisan tarihleri arasında vermeleri zorunluluğu bulunmaktadır.
  • 9. Maddesi gereğince; 2. ,4. ve 5. maddesinde yer alan yükümlülükleri yerine getirmeyen sanayi işletmeleri hakkında idari para cezası uygulanmaktadır.
  • 11. Madde uyarınca; yanlış beyanda bulunanlara idari para cezası uygulanmaktadır.
2- 2023 Yılına Ait Yıllık İşletme Cetvellerinin Elektronik Ortamda Sisteme Girilmesi:
  • Sanayi Sicil Belgesine sahip işletmelerin; 2023 yılına ait Yıllık İşletme Cetvelini 30 Nisan 2024 tarihine kadar Sanayi Sicil Bilgi Sistemi üzerinden elektronik ortamda vermeleri gerekmektedir.
  • Konu ile ilgili olarak Ekim 2014 tarihli ve 29156 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sanayi Sicil Tebliği’nin (SGM 2014/11) 11. Maddesinin 1. Fıkrasında Yıllık İşletme Cetveli bildiriminin; e-devlet kapısı veya Bakanlık web sayfası Sanayi Sicil Bilgi Sistemi üzerinden elektronik ortamda yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
  • Buna göre; e-Devlet kapısı veya Bakanlık web sayfasındaki e-Hizmetler – İl Müdürlükleri – Sanayi Sicil İşlemleri bağlantısından Sanayi Sicil Bilgi Sistemine e-Devlet şifresi ile (http://sanayisicil.sanayi.gov.tr) giriş yapılması gerekmektedir.
  • Yıllık İşletme Cetveli girişine başlandığı halde “İl Müdürlüğüne Gönder” butonuna basılmayarak gönderme işlemi tamamlanmayan cetveller Kanun’un 5 inci maddesi gereği gönderilmemiş sayılacaktır.
3- Bildirim Zorunluluğunu Yerine Getirmeyenlere Uygulanacak Müeyyideler:
6948 sayılı Sanayi Sicil Kanununun 5. maddesi gereğince, yıllık faaliyetlerini içeren Yıllık İşletme Cetvelini (Sansic-B) her yılın ilk dört ayı içerisinde https://sanayisicil.sanayi.gov.tr adresinden doldurma ve Sanayi Sicil Belgelerindeki bilgilerde meydana gelen değişiklikleri bildirme zorunluluğu olan sanayi işletmeleri için;
Beyannamelerde meydana gelen değişiklikleri, kapanma ve faaliyete geçme hallerini müddetinde bildirmeyenlere ve 2023 yılına ait Yıllık İşletme Cetvellerini 30 Nisan 2024 tarihine kadar vermeyenlere, 6948 Sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince 8.322,00 TL idari para cezası uygulanacaktır.

4- Sanayi Sicil Belgesinin İşletmelere Sağladığı Bazı Avantajlar:
  • KDV Muafiyeti (Makina ve teçhizat alımı) ve İhracat Kredilerinden Yararlanma
  • İhraç Kayıtlı Mal Tesliminde KDV Terkin/İade Uygulaması
  • Kambiyo Satışlarında BSMV Oranı Sıfır
  • Sanayi Abonesi Tarifesinden Elektrik Faturası Ödeme
  • Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Desteklerinden Faydalanma
  • Kamu ihale kanunu kapsamında yerli istekli lehine fiyat avantajı
Sanayi Sicil Belgesine sahip işletmelerin Yıllık İşletme Cetveli bildirimlerini oluşabilecek yoğunluklar sebebiyle son günlere bırakmadan yerine getirmeleri tavsiye edilmektedir.
Saygılarımızla.
                
                  BOĞAZİÇİ BAĞIMSIZ DENETİM VE YMM A.Ş.
 
(!) Sirkülerlerimizde yer verilen açıklamalar sadece bilgilendirme amaçlı olup, vergiyi doğuran olay ve diğer yükümlülüklerin özelliğine göre farklılıklar oluşabileceğinden tereddüt edilen hususlarda konusunda uzman bir danışmandan veya yetkili kurumlardan görüş alınması gerekmekte olup, sadece sirkülerimiz esas alınarak yapılacak işlemler sonucunda doğabilecek zararlardan müşavirliğimiz sorumlu tutulamaz.  

Kurumların 2023 Hesap Dönemi Taşınmaz Satışlarının Vergilendirilmesi

Uncategorized

Kurumların 2023 Hesap Dönemi Taşınmaz Satışlarının Vergilendirilmesi

Giriş

2023 hesap dönemine ilişkin olarak Kurumlar Vergisi Beyannamesi verme işlemleri 01 Nisan tarihi itibarıyla başladı. Bilindiği üzere Kurumlar Vergisi Kanununun 5. maddesinde istisnalar düzenlenmektedir. Bu istisnalar arasında da en çok uygulama alanı bulanlardan bir tanesi kurumların, taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazançlarına ilişkin istisnaları düzenleyen 5/1-e bendi. Her ne kadar söz konusu bent ilk haliyle taşınmazlar ile başlasa da, taşınmaz satış kazançlarına yönelik %75 olarak uygulanan istisna oranı 05.12.2017 tarihinden itibaren yapılan taşınmaz satışlarından elde edilen kazancın %50’lik kısmı için uygulanmaya başlanmıştı. Daha sonrasında 7456 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile 15.07.2023 tarihinden itibaren yapılan taşınmaz satışlarından elde edilen kazançlar için istisna uygulamasına son verildi.

Kurumların 2023 hesap döneminde yapmış oldukları taşınmaz satışlarından elde ettikleri kazançlara istisna uygulanıp uygulanmayacağı, istisna uygulanacak ise hangi şartlarda uygulanacağı ile bunların verilecek beyannamelerde ne şekilde dikkate alınacağı da yazımızın konusunu oluşturmaktadır. KVK 5/1-e istisnası tabi ki sadece taşınmaz satışları için düzenlenmiş bir istisna değil. Taşınmaz satışlarından elde edilen kazançlar dışında, kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri, rüçhan hakları ve kurumların iştirak kazançları istisnası kapsamında istisna kazançlarına kaynak oluşturan yatırım fonlarının katılma paylarının satışından doğan kazançları da kapsamaktadır. Ancak biz konunun daha iyi anlaşılması açısından yazımızın bundan sonraki bölümlerinde sadece kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından elde edilen kazançlarını dikkate alacağız.

Taşınmaz Satış Kazançları

Taşınmazlar Türk Medeni Kanununun 704’üncü maddesinde; arazi, tapu siciline ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar ile kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler olarak sayılmıştır. Taşınmaz tanımına, taşınmazın bütünleyici parçası niteliğinde olan unsurları da girecektir.

Elden çıkarılacak taşınmazlardan doğacak kazancın, bu istisna uygulamasına konu olabilmesi için taşınmazın kurum adına tapuya tescil edilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle, ilgili kurum adına tapuya tescili yapılmamış bir binanın satışından doğan kazanca bu istisna uygulanmayacaktır. Bütünleyici parça ise Türk Medeni Kanunu’nda yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parça olarak tanımlanmıştır. Ancak, taşınmazın zeminine veya duvara sabitlenmiş olmakla birlikte münferiden veya toplu olarak sökülüp satılması mümkün olan ve bu takdirde işletmenin sınai olma vasfını değiştirmeyen ve üretimi de aksatmayan makine ve benzeri aletler bütünleyici parça niteliğinde değerlendirilemeyeceğinden bunların satışından doğan kazanç, istisnadan yararlanamayacaktır.

İstisna uygulamasına konu olacak taşınmazların en az iki tam yıl (730 gün) süreyle kurumun aktifinde yer alması gerekmektedir. Ancak fiiliyatta cins tashihinin kurum adına tapuya tescilinin yapılmasında çeşitli nedenlerle gecikmeler olabilmektedir. Bu gibi durumlarda, taşınmazın işletme aktifinde iki yıl süreyle bulunup bulunmadığının, tespitinde, işletmede iki yıldan fazla süreyle sahip olunarak fiilen kullanıldığının, yapı inşaatı ruhsatı, vergi dairesi tespiti veya resmi kurum kayıtlarından birisi ile tevsik edilebilmesi mümkün olabilecektir. Burası şu açıdan büyük bir önem arz etmektedir, kurumlar tarafından satışı yapılacak taşınmazların en iki tam yıl süreyle tapuda kurum adına tescilli bir şekilde olma şartı aranmamakta, en az iki tam yıldır aktifinde yer almış olması şartıyla satış anında kurum adına tapuya tescilli olması diğer şartların da varlığı halinde istisna uygulaması açısından yeterli olmaktadır. Bununla birlikte inşa halindeki binalarda ise durum biraz farklılık arz etmektedir. Şöyle ki, kurumlar tarafından inşaatı henüz tamamlanmayan, fiilen kullanma imkanı da bulunmayan binaların satılması halinde; kurum aktifinde iki tam yıl kayıtlı olması koşuluyla, sadece binanın arsasının satış kazancına tekabül eden kısmı kurumlar vergisinden istisna olacaktır. İnşaatı tamamlanıp aktife kaydedilen binanın kurum adına tapuya tescil edilerek satılması halinde, satılan binanın iki yıllık aktifte bulundurulma süresinin başlangıç tarihi olarak, inşaatın tamamlandığı ve bina olarak kullanılmaya başlandığı tarihin esas alınacağı unutulmamalıdır.

Taşınmazların satışında kazanç, satış işlemi ile birlikte doğacağından, satış işlemi ister peşin isterse vadeli olarak yapılmış olsun istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanacak olup elde edilecek kazancın istisnadan yararlanan kısmının, pasifte özel bir fon hesabına alınması ve satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar söz konusu fon hesabında tutulması gerekmektedir. Bu çerçevede, fon hesabına alınma işleminin, satışın yapıldığı yılı izleyen hesap döneminin başından itibaren kazancın beyan edildiği döneme ait kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar yapılması gerekmektedir.

Fon hesabına alınan kazanç tutarının mükelleflerce sermayeye ilavesi mümkün bulunmaktadır. Ancak, fon hesabına alınan kazanç tutarının sermayeye ilave dışında, beş yıl içinde başka bir hesaba nakledilmesi, işletmeden çekilmesi veya dar mükellef kurumlarca ana merkeze aktarılması ya da kurumun tasfiyesi halinde, istisna uygulanması nedeniyle zamanında tahakkuk etmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.

İstisna, satış kazancının tamamına uygulanmayacağından, kazancın tamamının fon hesabına alınma şartı bulunmayıp, sadece istisnadan yararlanan kazanç kısmının söz konusu fon hesabına alınması yeterli bulunmuştur.

Peşin satışlarda olduğu gibi vadeli satış halinde de satıştan doğan kazancın istisnaya isabet eden kısmı, beş yıl süreyle özel bir fon hesabında tutulmak şartıyla satışın yapıldığı dönemde istisnadan yaralanabilecektir. Ancak, satış bedelinin tamamının, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir. Bu nedenle, mükelleflerin istisna uygulayabilecekleri kazanç tutarını doğru olarak belirlemeleri gerekmektedir.

Taşınmaz satış kazançlarına yönelik istisna uygulaması esas itibarıyla bütün kurumlar için geçerlidir. Ancak, faaliyet konusu taşınmaz ticareti ve kiralanması olan kurumların bu amaçla iktisap ettikleri ve ellerinde tuttukları kıymetlerin satışından elde ettikleri kazançlar için istisnadan yararlanmaları mümkün değildir. Aynı durum, satmak üzere taşınmaz inşaatı ile uğraşan mükellefler açısından da geçerlidir.

İstisna uygulanabilmesi için taşınmazların satılması ve bu işlemden bir kazanç elde edilerek, satan kurumun mali yapısında bir iyileşmenin olması gerekmektedir. Bu nedenle, söz konusu taşınmazların para karşılığı olmaksızın devir ve temliki, trampası gibi işlemler istisna kapsamına girmemektedir.

Kat karşılığında arsa devrinde olduğu gibi, bir mal veya hakkın başka bir mal veya hak ile değiştirilmesini ifade eden trampa işlemlerinde de söz konusu istisna hükmü uygulanmayacaktır. Bununla birlikte, taşınmazların mevcut borçlar karşılığında rızaen veya icra yoluyla devredilmesi işlemleri ile kamulaştırma işlemleri ise kurumların finansman olanaklarını artıracağından istisna uygulaması kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği açıktır. Ayrıca taşınmazlar satış vaadi sözleşmesi suretiyle ileride alım satıma konu olabilmektedir. Taşınmazlarda, mülkiyetin devri tapuya tescil ile gerçekleşeceğinden satış vaadi sözleşmeleri ile tahsil olunan bedeller dolayısıyla istisnanın uygulanmasının mümkün olmadığını da belirtelim.

Taşınmaz Satış Tarihlerinin Kurumlar Vergisi ve KDV İstisnalarına Etkisi

Kurumların aktiflerinde en az iki tam yıl süredir bulunan taşınmaz satışlarından elde edilen kazancın hangi şartlar altında istisna olduğunu genel hatlarıyla anlattıktan sonra taşınmazların satış tarihlerine göre kazancın ne kadarlık kısmının istisna kapsamına girdiğinden bahsedelim. Yazımıza başlarken belirttiğimiz üzere kurumların taşınmaz satışlarından elde ettikleri kazançların diğer şartlarında varlığı halinde %75’lik kısmı istisna kapsamındaydı. Daha sonrasında ise bu oran %50 olarak uygulanmaya başladı. Son olarak ise 15.07.2023 tarihinden itibaren yapılan taşınmaz satışlarından elde edilen kazançlar için istisna uygulamasına son verildi. Taşınmaz satış kazançlarına istisna uygulamasına son verilirken de KVK Geç.16 madde ile 15.07.2023 tarihinden önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazlar için 5/1-e bendinin değiştirilmeden önceki hükümlerinin uygulanacağı ancak uygulanmakta olan %50 oranı yerine 15.07.2023 tarihinden sonra yapılacak taşınmaz satış kazançları için bu oranın %25 olarak uygulanacağı da hüküm altına alındı.

Kurumların aktiflerinde en az iki tam yıl süredir bulunan taşınmaz satışları KDVK 17/4-r bendi gereği KDV’den istisna idi. Ancak 15.07.2023 tarihinden itibaren kurumların bu kapsamda yapacakları taşınmaz satışları için istisna uygulamasına son verildi. Bununla birlikte Kurumlar Vergisi Kanuna paralel olarak KDVK Geç. 43 madde ile 15.07.2023 tarihinden önce kurumların aktifinde yer alan taşınmazlar için 17/4-r bendinin değiştirilmeden önceki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Sonuç

2023 hesap döneminde kurumların satış tarihi itibari ile aktiflerinde en az iki tam yıldır bulunan taşınmazların satışı özelinde konuyu toplayacak olursak, 01.01.2023 ile 15.07.2023 tarihleri arasında kurumlar tarafından yapılmış olan taşınmaz satışlarından elde edilen kazançların diğer şartların da varlığı halinde %50’si, 15.07.2023 ile 31.12.2023 tarihleri arasında kurumlar tarafından yapılmış olan taşınmaz satışlarından elde edilen kazançların diğer şartların da varlığı halinde %25’i kurumlar vergisinden istisna olacaktır. Aynı şekilde söz konusu taşınmazların satışı KDVK yer alan diğer şartların varlığı halinde KDV’den de istisna olacaktır.

2023 hesap döneminden sonra da kurumların 15.07.2023 tarihinden önce aktiflerinde yer alan taşınmazların satışından elde ettikleri kazancın %25’i diğer şartların da varlığı halinde kurumlar vergisinden istisna olmaya devam edecek. Ancak 15.07.2023 tarihinden sonra kurumların aktiflerine girecek olan taşınmazların satışından elde edilen kazançlar istisna uygulamasının dışında kalacak. Burada yeri gelmişken belirtmek de fayda var, yapmış olduğumuz değerlendirme KVK 5/1-e bendi özelinde kurumların aktiflerinde yer alan taşınmazlar ile ilgili yoksa KVK 5/1-f bendi ile bankalara borçları nedeniyle kanuni takibe alınmış veya TMSF’ye borçlu durumda olan kurumlar ile bunların kefillerinin ve ipotek verenlerin sahip oldukları taşınmazların bu borçlara karşılık bankalara veya TMSF’ye devrinden sağlanan hasılatın bu borçların tasfiyesinde kullanılan kısmına isabet eden kazançların tamamı kurumlar vergisinden istisna olmaya devam etmektedir.

Ayrıca KVK 5/3 fıkrasında kurumların istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilmesinin kabul edilmeyeceği hükmü yer almaktadır. Yapılan son değişiklik sonrasında ise 15.07.2023 öncesi kurumların aktifinde yer alıp en az iki tam yıl süreyle aktifte yer alma şartını taşımayan taşınmazlar ile 15.07.2023 tarihi sonrasında kurumların aktifine giren taşınmazların satışından doğacak zararların istisna dışı kurum kazancından indirilebilmesi mümkün olacaktır.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise bu kapsamda 2024 hesap dönemi ve sonrasında yapılacak istisna dışı taşınmaz satışlarından doğacak zararların hesabında taşınmazlar içerisinde yer alan ve amortismana tabi olmayan arazi ve arsalarla ilgili olarak 2023 hesap dönemi sonunda yapılacak enflasyon düzeltmesi sonrasında söz konusu kıymetlerin düzeltilmiş değerlerinin altında bir bedelle satılması halinde, düzeltme sonrası değerle, düzeltme öncesi değer arasındaki farka isabet eden zararın, kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmayacağını da ayrıca hatırlatarak yazımızı sonlandıralım.

Fatih KAYA
Vergi Müfettişi
fatihkaya006@gmail.com

Kaynakça:

— Kurumlar Vergisi Kanunu

— 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği

— 7456 sayılı Kanun

— Katma Değer Vergisi Kanunu

— Vergi Usul Kanunu

— 555 sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

https://www.alomaliye.com/2024/04/01/kurumlarin-2023-hesap-donemi-tasinmaz-satislarinin-vergilendirilmesi/

Enflasyon düzeltmesine ilişkin tereddütler ve öneriler

Uncategorized

 

Enflasyon düzeltmesine ilişkin tereddütler ve öneriler

Son zamanlarda verginin ana gündemi enflasyon düzeltmesi. İlk olarak 2003 ve 2004 yıllarında uygulanan enflasyon düzeltmesi, yaklaşık yirmi yıl sonra istenmeyen bir misafir gibi görkemli bir sessizlik ve sorgusuz bir kabullenişle hayatımıza tekrar dâhil olmuştur.

Enflasyon düzeltmesi, paranın satın alma gücündeki değişmeler nedeniyle gerçek durumu ifade edemeyen mali tabloların, gerçek durumu ifade eder hale gelmelerini sağlamak üzere düzeltme işlemine tabi tutulması şeklinde tanımlanmaktadır. Enflasyon düzeltmesinin amacı ise; mali tabloların yüksek enflasyonun etkisinden arındırılması ve böylece vergileme üzerindeki enflasyondan kaynaklanan olumsuzlukların giderilmesini temin etmektir. Konuya ilişkin açıklamalar 555 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu (VUK) Genel Tebliğinde yapılmış, 165 Sayılı VUK Sirkülerinde ise örneklere yer verilmiştir. Her vergisel konuda olduğu gibi, bu konu da detaylara girilmeden önce;  düzenlemenin temel esaslarının, konuluş amacı ile doğuracağı muhtemel sonuçların tartışılması önemli ve gereklidir.

VUK’un geçici 33’üncü maddesi uyarınca; 31/12/2023 tarihli mali tablolar, enflasyon düzeltmesi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılmaksızın enflasyon düzeltmesine tabi tutulur. Yapılan enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kâr/zarar farkı geçmiş yıllar kâr/zararı hesabında gösterilir. Bu şekilde tespit edilen geçmiş yıl kârı vergiye tabi tutulmaz, geçmiş yıl zararı zarar olarak kabul edilmez. Bu düzenlemelerin anlamı; 2023 yılına ilişkin enflasyon düzeltmesinin vergisiz olacağı,  bir başka ifadeyle vergisel etki meydana getirmeyeceğidir.

Esasen mesele de bu noktadan sonra başlamaktadır. Zira enflasyon düzeltmesi, 2024 ve müteakip dönemlerde (geçici vergilendirme dönemleri dâhil olmak üzere) gelir veya kurumlar vergisi matrahlarını etkileyerek vergisel sonuç meydana getirecektir. Bahsedilen vergisel etki her mükellefin bilançosuna göre farklılık arz edecektir. Bununla birlikte enflasyon düzeltmesi genel olarak; parasal olmayan aktif varlıkları (stok, bina, makine gibi), parasal olmayan pasif varlıkları ile öz kaynaklarına göre nispeten güçlü olanlar için matrah artırıcı, tersi durumda ise matrah azaltıcı etki doğuracaktır.

Bu açıklamalara göre; enflasyon düzeltmesi örnekteki gibi durumlarda, bir nevi peşin vergiye dönüşmektedir. Hatta bu vergiyi, enflasyon vergisi şeklinde adlandırmak mümkündür. Zira aktifte bulunan; stok, arsa, arazi, fabrika binası, makine, tesis, demirbaş gibi iktisadi kıymetlerin enflasyon nedeniyle artan değerleri üzerinden vergi salınmaktadır.

Böylesi bir durumda; bir verginin kaynağının enflasyon olup olamayacağı, bu verginin Anayasanın mali güce göre vergilendirme, mülkiyet hakkı gibi ilkelerine uygunluğu, evrensel vergilendirme ilkeleri ve konuluşundaki amaç ile örtüşüp örtüşmediği hususları öncelikli tartışma konusu olmalıdır. Bu tartışma konularını olumlu bir sonuçla bitirmek mümkün görülmüyor. Ayrıca ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik konjonktürün, vergili enflasyon düzeltmesine uygun olmadığı da izahtan varestedir. Diğer yandan bu tartışma konularının genişletilmesi mümkün ve memnuniyet vericidir.  Tenkit eden çözüm sunmakla da mükellefse, bizim önerilerimiz şu şekildedir:

1-2023 yılına ilişkin vergisiz enflasyon düzeltmesi yapılmalı, 2024 ve müteakip dönemlerde vergili enflasyon düzeltmesi yapılmamalıdır.

2-Vergili enflasyon düzeltmesi mutlaka yapılacaksa, mükellefin tercihine bırakılmalıdır. İsteyen enflasyon düzeltmesini yapar ve çıkması halinde vergisini öder, istemeyen yapmaz.

3-Vergili enflasyon düzeltmesi mutlaka yapılacak ve mükellefin tercihine bırakılmayacaksa; bu işlemden kaynaklanan vergi için indirimli bir oran belirlenmelidir. Nasıl ki Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32’nci maddesi uyarınca;  ihracatçılara % 5, imalatçılara % 1 oranında indirim yapılıyorsa, enflasyon düzeltmesinden kaynaklanan kazançlar için de bu yönde bir uygulama yapılmalıdır.

Diğer yandan enflasyon düzeltmesi mutlaka yapılacaksa, geçici vergi dönemlerinde değil, bir kez olmak üzere sadece yılsonlarında yapılmalıdır.

4-Yazının ilk kısmında belirtildiği üzere, enflasyon düzeltmesine ilişkin açıklamalar 555 Sıra No’lu VUK Genel Tebliğinde yapılmıştır. Tebliğ aşırı derece yorucu, uzun ve detay içermektedir. Sahadan yansıyan en önemli tepki ise anlamakta çekilen güçlükle ilgilidir. Konu hakkında en azından bundan sonraki düzenlemeler basit ve anlaşılır bir şekilde kaleme alınmalıdır.

2024 yılının birinci geçici vergi beyan dönemi olan Mayıs 2024 döneminde vergili enflasyon düzeltmesinin başlamasıyla birlikte, yazının ilk kısmında zikredilen görkemli sessizliğin çok hızlı bir şekilde bozulması muhtemeldir. Umarız ki enflasyon düzeltmesi “kırk satır mı, kırk katır mı?”  hikayesine dönüşmez.

Dr. İsmail PAMUK-Yeminli Mali Müşavir

https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/enflasyon-duzeltmesine-iliskin-tereddutler-ve-oneriler/736799

NE ZAMAN HANGİ DÖVİZ KURUNU KULLANACAĞIZ?

Uncategorized

NE ZAMAN HANGİ DÖVİZ KURUNU KULLANACAĞIZ?

Ne zaman hangi döviz kurunu kullanacağız, hap bilgileri sizin için özetledik.
TCMB, 4 döviz kuru için (USD, EURO, GBP ve CHF) günlük saat başı (10.00-15:00 arası), 22 yabancı para birimi için çalışma günlerinde saat 15:30’da günlük olarak, 21 para birimi için ise USD’ye karşı çapraz kur ilan etmektedir. Ayrıca, reel efektif döviz kurları ile TCMB tarafından alım satıma konu olmayan 48 adet para birimi için de bilgi amaçlı kur yayımlanmaktadır. Bu para otoritesinin kurları.
Hazine ve Maliye Bakanlığı ise her yıl VUK ve GVK açısından uygulanacak kurları yayımlamaktadır. En son 2 Şubat 2024 tarihli 559 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2023 yıl sonu için yapılacak değerlemelerde esas alınacak kurlar yayımlanmıştır. Bakanlık her yıl, biri efektif diğeri de döviz alış olmak üzere iki kur ilan etmektedir. Peki nedir bu kavramlar?
Detayları, dövizli kağıtlarda damga vergisini, dövizli ithalatta esas alınacak matrahı, taraflarca serbestçe belirlenen ücret ve fiyatlarda dikkate alınacak kurları sizin için irdeledik.
Kurumlar vergisi beyan döneminde işinize yaraması ümidiyle.
Taxia Türkiye ve Taxademy sevdiği konularda yazan çizen fikir beyan eden hocalarımıza, üstadlara ve müelliflere kapılarını açıyor, ilginizi çeken konuları ve talepleri bize iletebilirsiniz. Şule KAYHAN Bengi Ayrancı Aslan

Şaban KÜÇÜK

Yeminli Mali Müşavir, Bağımsız Denetçi, Taxademy & Taxia Kurucusu, Girişimci, Meraklı

news@taxademy.com.tr
tax@taxia.com.tr

https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7180493245888479233/

Scroll to Top
Burcu YILDIZ İzmir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir– 0531 020 5320 İZMİR Mali Müşavir Bürosu Konak / İZMİR Listesi – Mali Müşavir İzmir – Şirket Kuruluş İşlemleri
MENÜ